Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17606 E. 2026/8130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17606
Karar No
2026/8130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1844 Esas, 2025/1338 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle;süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arta kalan alanın kamulaştırılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, arta kalan alanın tek başına yapılaşmaya veyahut civar parseller ile tevhit ile yapılaşmanın mümkün olup olmadığı hususunda ilgili birimden getirtilerek raporun denetimi yapılmadan hükme esas alındığını, emsalin uygun emsal olmadığını, kıymet takdir komisyonu bedelinin uygun olduğunu ve bu bedelin arttırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmaza göre 2,38 kat daha değerli kabul edilmesinin gerçeklik ve inandırıcılıktan uzak olduğunu, emsal taşınmaz imar planında ayrık nizam 6 kat yapılaşmaya uygun olduğunu, emsal taşınmazın dava tarihi itibari ile emlak değerinin ... Belediye Başkanlığı tarafından 124,49 TL/m² olarak takdir edildiğini ve 13.03.2015 tarihinde 350,00 TL/m² bedelle satıldığını, dava tarihi itibarıyla emsal taşınmazın metrekare birim bedeli 821,98 TL/m² olarak hesaplandığını, dava konusu taşınmazın eğimli emsal taşınmazın ise düz zemin yapısına sahip olduğunun tespit edildiğini, emsal taşınmaz dava konusu taşınmazdan daha değerli olacağını, yapılan puanlama hatası neticesinde dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, dava dört ayda sonuçlandırılamadığından, dört ayın bitiminden itibaren kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine, yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına, davalılar lehine vekâlet ücreti hükmedilmesine yönelik kararının da usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, arta kalan alanın tek başına yapılaşmak için yeterli büyüklükte ve uygun geometride olmadığından arta kalan alanın da kamulaştırılmasında ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17606, K. 2026/8130, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17606-e-2026-8130-k-c3be5ee948ba