Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13875 E. 2026/8123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13875
- Karar No
- 2026/8123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4379 Esas, 2025/2516 Karar KARAR : Usulden ret/ Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ... vekili, davacılar ... vd. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kamu düzeni gereğince kabulü, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ecrimisil yönünden reddine, tazminat yönünden kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı ... vekillerince tazminat ve ecrimisil talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 25.06.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan temyize konu edilen ecrimisil bedeli asıl ve birleştirilen davaların dava tarihleri itibari ile her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davacı ... ve davalı ... vekilllerinin temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Temyize konu tazminat bedeli yönünden davacılar ...,..., ..., ..., ..., ... ve ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen tazminat bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... ve davalı ... vekillerinin davacılar ...,..., ..., ..., ..., ... ve ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 12 16... (yeni 12 16... ) parsel sayılı taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el konulan ve el atma ile kullanımı imkansız hale gelen taşınmazların bedelinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 12 16... parsel sayılı taşınmazın imar planında kısmen konut, kısmen de yolda kaldığını, söz konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu hâlde, imar parseline dönüştürülmeden, imar hattına göre üzerine 16.08.1976 tarihli inşaat ruhsatlı bina inşa edildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan binaya ait mimari projede gösterildiği üzere yola terk edilecek kısım için bu güne kadar mülk sahipleri tarafından işlem yapılmadığını, müvekkili ... Belediye Başkanlığının 1984 yılında kurulduğunu, taşınmaz üzerine 1976 yılında inşaat ruhsatı verilerek bina inşa edildiğini dolayısıyla dava konusu taşınmazın yolda kalan kısmına ... Belediye Başkanlığının el atmasının söz konusu olmadığını, o tarihlerde görevde olan ... Belediye Başkanlığının halefinin ise ... olduğu, davanın müvekkili yönünden husumet nedeni ile reddi gerektiğini, 1976 yılından bu yana söz konusu yolun fiilen kullanılması nedeni ile davacının her türlü dava hakkının düştüğünü, somut herhangi bir bulguya dayanmayan ecrimisil talebini de kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada ihbar olunan birleştirilen ... 12.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/3 28... / 266 Karar, ... 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/1 94... /217 Karar sayılı dosyalarında davalı olan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili belediye tarafından gerçekleştirilmiş fiili veya hukuki el atma bulunmadığını, parsele lişkin 1/1000 ölçekli imar planının 24.01.1985 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ... İmar Planı olup anılan planda söz konusu parselin bir kısmı bitişik nizam 7 kat yapılaşma koşullar, TM1 (30.05.1983 tarihli ve 6145 sayılı yazı ile onanan karar hükümleri geçerlidir) kullanım kararında, diğer kısmı ise 4 metre genişilğinde yaya yolu kullanım kararında yer aldığını, işbu kullanım kararları halen yürürlükte olup anılan parselin bir kısmını kapsayan 4 metrelik yaya yolunun müvekkili belediyenin yetki ve sorumluluğunda bulunmadığını, ayrıca davaya konu parselin müvekkili belediyenin imar programında yer almadığını, söz konusu parselde mevcut 4 metrelik yaya yoluna ilişkin olarak sorumlu idarenin ilçe belediyesi olduğunu, ecrimisil talebinin de yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davacılar ... vd. vekilleri ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın çevresel özellikleri dikkate alındığında belirlenen değerin rayiçlerinin altında olduğunu ve taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, ayrıca lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin düşük hesaplandığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirilen ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/328 Esas, 2017/286 Karar sayılı dosyasına ilişkin verilen hükmün 7 nolu kararında ve birleştirilen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/194 Esas, 2018/217 Karar sayılı dosyasına ilişkin verilen hükmün 7 nolu kararında "Davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine karar verildiğinden 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine," şeklinde hüküm kurulduğunu, 04.10.2022 tarihli ve 31973 sayı ile Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesine ait 08.07.2022 tarihli ve ... başvuru numaralı ihlal kararında da açıklandığı üzere kamulaştırmasız el atma davalarının kısmen kabulü halinde, reddilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi mülkiyet hakkının ihlali olarak kabul edilmiş olmakla, reddedilen kısım yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, karşı taraf lehine verilmiş avukatlık ücretlerine de itiraz ettiklerini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin taraflarına yöneltilemeyeceğini, emsal taşınmazın uygun seçilmediğini karşılaştırmanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, tazminat ve ecrimisil bedellerinin yüksek belirlendiğini, el atma tarihinin 1983 öncesi olduğunu ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğini, tek vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de hangi vekilin ne kadar ücret alacağı belirlenmediğinden infazda tereddüt yaratacağını, intifa hakkı sahibine ecrimisil bedeli ödenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, hisseleri üzerinde intifa hakkı olan tapu maliklerinin payları için de ... lehine tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ecrimisil talebi açısından birleştirilen ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/315 Esas, 266 Karar sayılı dosyasında davacı ... lehine bulunan ecrimisil açısından davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, asıl dava ve birleşen diğer dava davacıları için ıslah ile artırılan ecrimisil talebi, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere İlk Derece Mahkemesinin kesinlik sınırı altında kaldığından istinaf incelemesi yapılamayacağı dikkate alınarak usulden reddine, tazminat talebi açısından yapılan incelemede ise dava konusu taşınmaz için imar düzenleme sahası içinde bulunmadığı ve planlanan bir kesinti oranının olmadığı dikkate alınarak %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken, aynı taşınmazda farklı oranların uygulanmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle %40 oranında kesinti yapılarak sonuca gidilmesinin doğru bulunmadığı, bu husus kaldırma sebebi yapıldığı hâlde, aynı gerekçe ile %40 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek resen hesaplama yapılarak bedel belirlendiği, ayrıca tapu iptaline ilişkin kararın takyidatlardan ari olarak verilmesi ve takyidatların bedele yansıtılmaması, dava konusu taşınmaz tek olup asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, asıl ve birleştirilen dava üzerinden hükmedilen toplam bedel üzerinden davacılar yararına tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl ve birleşen davalarda, hüküm altına alınan tazminat üzerinden, ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmiş olması ve hüküm altına alınan tazminat ve ecrimisil için ayrı ayrı vekâlet ücreti takdiri de doğru görülmediğinden davacı ..., davacılar ... vd. ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı ... vekillleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesilen düzenleme ortaklı payı oranının yüksek olduğunu, bedelin düşük hesaplandığını, asıl ve birleştirilen davalarda ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek birleştirilen ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/ 47... /108 Karar sayılı dosya yönünden kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili ile ecrimisil istemi hususundadır
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı ... Vekilinin ve Davalı ... Vekilinin Ecrimisil Yönünden ve Davacı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Dışındaki Davacıların Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davacı ... vekilinin ve Davalı ... Vekilinin Davacı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Lehine Hükmedilen Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminata İlişkin Temyizi Yönünden; Davacı ... ile davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.