Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13268 E. 2026/8122 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13268
Karar No
2026/8122
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2044 Esas, 2025/1929 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisinin ...'un ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 20 37... nolu parselde kayıtlı taşınmazdan hisse satın aldığını, davalı ... tarafından 1987 yılında söz konusu parsel üzerinde 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'nun 3209 sayılı Kanun ile değişik 10/c maddesine göre ıslah-imar plan uygulaması yapıldığını, hisseye karşılık gelen 5.488,20 m²lik yerden 1.921,00 m²lik düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında 3.567,00 m² verilmesi gerekirken, ıslah-imar planı uygulaması neticesinde sadece 235 m² yer verildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şimdilik 100.000,00 TL olacak şekilde verilmeyen 3.332,00 m²lik kısma ilişkin eksik yer bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilmek suretiyle müvekkillere verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, eksik verilen yer bedelinin tazmini için açılan kamulaştırmasız el koyma niteliğinde bir tazminat davası olduğunu, davanın adli yargıda görülmesi gereken davalardan olduğunu, dava dilekçesinde ekli olarak sunduklarını, Yargıtay kararlarında da imar uygulaması sonucu başka taşınmazdan verilen taşınmazın yüz ölçümünün, hissesine isabet eden miktardan az olması nedeniyle fark bedelin tahsili davasına adli yargıda bakılacağının belirtildiğini ileri sürerek müvekkillerin adil yargılanma hakkını ihlal eden yasaya ve hukuka açıkça aykırı olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin gerekçeli kararında atıfta bulunduğu ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/9 44... /621 Karar sayılı kararının incelenmesinde, aynı davacılar murislerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkii 20 37... nolu parselde kayıtlı 484.885,25 m² taşınmazdan 600/53010 hisse satın alındığını ve murisin satın almış olduğu hissenin karşılığının 5.488,20 m²ye tekabül ediyorken Belediyece 1987 yılında taşınmaz üzerinde 2981/3290 sayılı İmar Affı Kanunu'nun 10/c maddesine göre ıslah-imar planı uygulaması yaptığını, uygulama ile müvekkillerinin murisinin taşnımazdaki 600/53010 hissesine karşılık 368 33... parselden 235/418 hisse verildiğini, müvekkillerinin murisine 20 37... parseldeki hissesine karşılık gelen 5.488,20 m²lik yerden 1.921 m²lik düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında 3.567 m² verilmesi gerekirken, ıslah-imar planı uygulaması neticesinde sadece 235 m² yer verildiğini belirterek dava açıldığı, bu davada yargılama aşamasında Uyuşmazlık Mahkemesinin 2018/52 Esas, 2018/278 Karar sayılı 28.05.2018 tarihli kararı ile uyuşmazlığın tam yargı davaları kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırıldığı ve davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin somut olaya ilişkin kararları kesin olduğundan Dairelerinin 2019/555 Esas, 2019/555 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği gözetilerek davacılar vekilinin işbu davada aynı taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucunda aynı taşınmaza şuyulanan aynı muris payına ilişkin dava açtığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; stinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13268, K. 2026/8122, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13268-e-2026-8122-k-37f8936f748a