Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14568 E. 2026/8121 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14568
Karar No
2026/8121
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/... Esas, 2025/2887 Karar KARAR: Kısmen kabul/ Yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme ile ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince müdahalenin meni talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzenine ilişkin olarak kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle müdahalenin meni talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 46... parsel ile aynı yer 2 60... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalıya ait bina, ekipman ve benzerlerinin bulunduğunu ileri sürerek davalının söz konusu haksız işgaline son verilmesini ve 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar üzerinde kendilerine ait herhangi bir taşınmaz ya da ekipman bulunmadığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiği, aksi hâlde, dava dışı ...Dağıtım Anonim Şirketi ile yapmış oldukları İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince sorumluluğun ...Dağıtım Anonim Şirketinde olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdahalenin meni talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ecrimisil yönünden davada taraf sıfatının bulunmadığını, davanın ...Dağıtım Anonim Şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, taşınmazı müvekkili kurumun kullanmadığından ecrimisilden sorumlu olmadıklarını, ecrimisil talep şartlarının oluşmadığını, hükmedilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazların üzeride trafo binası ve ek yapıların yer aldığı, sınırların tel örgü ile çevrildiği ve içeriye giriş çıkışın engellendiği, incelenen uydu görüntülerinden el atmanın 2002 yılı sonrasında gerçekleştirildiğinin belirlendiği, yargılama devam ederken taşınmazların müdahale edilen kısımlarının 10.01.2024 tarihinde kamulaştırılarak davalı adına tescil edildiği anlaşıldığından müdahalenin önlenmesi talebi açısından konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olduğu, ecrimisil kötü niyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarı olup, en azının kira geliri, en çoğunun ise tam kâr mahrumiyeti olduğunu, ecrimisile hükmedilebilmesi için taşınmazın ecrimisil istenilen dönemde davalı tarafından kullanılması ve bu kullanımın kötü niyetli olmasının gerekli ve yeterli olduğunu, davalı idarenin davacıya ait tapulu taşınmazlara hiçbir hakka dayalı olmaksızın yapı inşa etmek ve sınırları tel örgü ile çevirmek suretiyle yararlanmayı engelleyecek şekilde el attığının dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşıldığından davacı tarafın ecrimisil talep etme hakkının bulunmadığı, hükme esas alının bilirkişi raporunda taşınmazların otopark olarak kullanılması esas alınarak ecrimisil bedelinin tespiti usul ve kanuna uygun olduğu, ancak her ne kadar Dairelerinin kaldırma/gönderme kararında davalı idarece 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ise de 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun'da yasal düzenlemenin bulunmadığı, bu davaların yasal kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığı nazara alındığında, Mahkemece hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin olarak kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle müdahalenin meni talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14568, K. 2026/8121, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14568-e-2026-8121-k-f79678d9fcda