Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6037 E. 2026/4132 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6037
- Karar No
- 2026/4132
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/56 E., 2025/1867 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/53 E., 2023/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 51... parsel sayılı 1.568,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ''3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere 3/8 hisse ... oğlu ... kullanımında olduğu, 3/18 hisse ... oğlu ... kullanımında olduğu, 3/18 hisse ... oğlu ... kullanımında olduğu, 3/18 hisse ... kızı ... kullanımında olduğu, 3/18 hisse ... kızı ... kullanımında olduğu, 1/18 hisse ... kızı ... kullanımında olduğu,1/18 hisse ... oğlu ... kullanımında olduğu, 1/18 hisse ... kızı ... kullanımında olduğu, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere krokisinde (B) harfiyle gösterilen 2 katlı kargir ev ... oğlu ...'ya ait olduğu,14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere krokisinde (C) harfiyle gösterilen 1 katlı kargir dükkan ... oğlu ...'ya ait olduğu, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere krokisinde (D) harfiyle gösterilen 1 katlı kargir dükkan ... oğlu ...'ya ait olduğu, ... oğlu ... ve ... oğlu ...'nın ölü olduğu " şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Aynı çalışma alanında bulunan 1 51... parsel sayılı 399,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, '' 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere ... kızı ...'ın kullanımında olduğu, ... kızı ...'ın ölü olduğu " şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Zonguldak ili .... ilçesi ... Mahallesi hudutları dahilinde 3303 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi kapsamında, mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazlarda, kullanıcı/muhdesat belirleme kadastro çalışmaları yapıldığını, dava konusu 1 51... ve 84 parsel numralı taşınmazların bir bütün olarak 1954 tarihlerinden itibaren muris babaları ... oğlu ..., ... evlatları ... ve ... ve ... ile ... ile ... evlatları ..., ... tarafından kullanıldığını, babalarının vefatı ile kendilerine düşen hisseyi mirasçı anneleri ... kızı ... ile kardeşler ...,... ve ...'ün kullandığını, kadastro çalışmaları sırasında 1 51... parsel sayılı taşınmazın ...kızı ... adına yazıldığını, davalı ...'ın bu taşınmazla ilgisinin olmadığını, yapılan kullanıcı/muhdesat belirleme çalışmasının iptal edilerek, 1 51... numaralı parselin 1 51... numaralı parsel ile birleştirilerek bir bütün olarak hisseler oranında kullanıcı şerhi verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde 1 51... numaralı parselin aynı kişilerin belirtilen hisseleri oranında tapu kaydına beyan verilmesi suretiyle kullanıcı/muhdesat sahibi olarak belirlenmelerini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kadastro çalışmalarının kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, Hazinenin kanuni hasım olduğunu, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini ileri sürerek, davanın esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' yapılan keşifte davacı ...'dan dava konusu ettiği alanın sınırlarını göstermesi istendiği, davacının keşifte alınan beyanında dava konusu 1 51... parsel üzerinde bulunan meşe ağacı ile müteveffa ...'a ait bulunan evin önündeki briket duvarın taşınmazlar arasındaki sınırı oluşturduğu ileri sürüldüğü, keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerinin de, 1 51... parsel üzerindeki meşe ağacı ile müteveffa ...'ın kullandığı beyaz evin önünde bulunan duvarın taşınmazlar arasındaki sınırı oluşturduğu, meşe ağacı ile duvarın altında kalan kısmı geçmişte davacının babasının kullandığı, meşe ağacının üst kısmının müteveffa ...'ın kullandığını beyan ettikleri, mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu, 10.04.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği ve taraflara tebliğ edildiği, düzenlenen bilirkişi raporuna karşı taraflarca itiraz edilmediği, ... mirasçılarından davalı ...'ın 01.06.2023 tarihli duruşmasında alınan beyanında, taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağacı ve annesinin kullanmakta olduğu evin önündeki bahçeyi ayıran briket duvarın duvarın alt kısmının davacının murislerine ait olduğunu beyan ederek davacının iddiasını doğruladığı, davalı Hazine vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunmuş olduğu, davalı Hazinenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının gerektiği '' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 51... ve 84 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu tespitlerinin iptaline, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 51... parsel sayılı 399,39 m² yüzölçümlü taşınmazın, fen bilirkişi raporu krokisinde (A) harfiyle gösterilen 192,01 m²lik kısmının ifraz edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve 207,38 m² yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tesciline, kadastro tutanağındaki diğer hususlar ve taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin aynen korunmasına, 1 51... parsel sayılı 1.568,67 m² yüzölçümlü taşınmaza, aynı yer 1 51... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen ve fen bilirkişi raporu krokisinde (A) harfiyle gösterilen 192,01 m²lik kısım eklenmek suretiyle, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve 1.760,68 m² yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tesciline, kadastro tutanağındaki diğer hususlar ve taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin aynen korunmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' davalı Hazine vekili tarafından davanın reddinin savunulmuş olduğu, kadastro hakimince 3402 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca maktu takdir edilen vekalet ücreti miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararı aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri yönünden temyiz ettiklerini, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazda bulunulmadığını, duruşmada kullanıcı tespiti bakımından takdirin Mahkemeye ait olduğunun söylendiğini, Hazinenin davada kanuni hasım olduğunu, davanın açılmasına Hazinenin sebebiyet vermediğini, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, talepleri gibi taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla lehlerine hükmedilen 2.000,00 TL vekalet ücretinin ise çok düşük olduğundan meslek kurallarıyla bağdaşmadığını, tek celsede karar verilen İcra Mahkemelerinde bile 4.200,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini ve lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin yeniden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.