Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5489 E. 2026/4127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5489
- Karar No
- 2026/4127
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1520 E.,2025/1366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2023/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2 54... parsel sayılı 7.200,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ''6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2006 tarihinden beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu ve üzerindeki fındık ağaçlarının ... oğlu ...'e ait olduğu'' şerhi yazılarak, 2 53... parsel sayılı 1.896,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ''6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2006 tarihinden beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu ve üzerindeki fındık ağaçlarının ... oğlu ...'e ait olduğu'' şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında 2/B olarak kabul edilen taşınmazların kullanım durumlarının doğru olarak tespit edilmediğini, davalının kullanımında olan aynı parsele yakın 2 54... parselin davalı adına yapılan tespitin doğru olduğunu, müştereken kullandıkları 2 53... parselin sadece davalı adına yapılan tespitinin hatalı olduğunu, kadastro çalışmalarında davalının diğer kardeşlerinden fazla yeri kendi adına tescil ettirdiğini, orman açması olarak bilinen dava konusu taşınmazın tamamının davalının kendi adına tespitini yaptırmasının hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile 1/2 paydaş olarak tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, Hazinenin yasal hasım olduğunu, idareye yüklenecek bir kusur olmadığını, yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda davacılarnın sınırlandırma yapılan bölümde malik olduğu hususunun tespitinde gerekli şartların oluşmaması durumunda davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitine itiraz davasının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 2 45... parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, tespitin doğru olduğu davacı tarafından da kabul edildiğini, dava konusu 2 53... parsel sayılı taşınmazın müvekkiline diğer taşınmazlar gibi babalarından kaldığını, müvekkilinin babasının açma diye tabir edilen bu arazileri kendisinin meydana getirdiğini, taşınmazları çocukları arasında taksim ettiğini, dava konusu taşınmazın 20 seneden fazla süredir müvekkili tarafından kullanıldığını, 2/B arazilerinin tescilinde esas alınan kullanım şartını yerine getirdiğini, taşınmazda davacının hiçbir zaman kullanımının olmadığını, davacının bu taşınmazda hak iddia etmesinin hiçbir haklı ve hukuki dayanağının bulunmadığını, taşınmazın müvekkili adına tesptinin yapılmasının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tutanak tanıkları, davalı tanıkları alınan ortak ve benzer beyanlarında dava konusu taşınmazın tarafların babası muris ...'den kaldığını, murisin hayattayken mirasını çocukları arasında taksim ettiğini, taksimin yaklaşık 15 sene önce yapıldığını, dava konusu taşınmazlardan 2 53... parselin davalı ...'e verildiğini, miras taksimi yapıldıktan sonra taşınmazın davalı ... tarafından kullanıldığını, fındıkları davalının topladığını, dava konusu 2 54... parsel sayılı taşınmazın ise muris ... miras taksimi yaparken çocukları ..., ... ve dava dışı kardeşleri ...'a verildiğini, ... ile ...'ın yaklaşık 10 sene önce bedelleşme yaparak ...'ın ...'a köy içinden yer vererek dava konusu taşınmazda bulunan ...'ın payını kendi üzerine aldığını, davalı ... kardeşi ...'ın hissesini aldığı için davalı ...'ın 2/3, ...'in ise 1/3 hissesi olduğunu beyan ettikleri, dava konusu olan 2 53... numaralı parselin kadastro tespit yüzölçümünün 1.896,88 metrekare olduğu, tarla vasıflı taşınmazlardan olduğu, taşınmaz üzerinde fındık ağaçları bulunduğu, dava konusu olan 2 54... numaralı parselin kadastro tespit yüzölçümünün 7.200,65 metrekare olduğu, tarla vasıflı taşınmazlardan olduğu, taşınmaz üzerinde fındık ağaçlarının bulunduğu, keşifte alınan beyanlar arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, alınan beyanların mahkeme gözlemini ve bilirkişi raporlarını destekler nitelikte olduğu, murisin hayattayken miras taksimi yaptığı hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığı, dava konusu taşınmazlardan 2 53... parselin davalı ...'e verildiği, 2 54... parselin muris ... tarafından davalı ..., davacı ... ve dava dışı çocuğu ...'a verildiği, ... ile ...'ın bedelleşerek ...'ın hissesini ...'ın aldığı ve ...'a köy içinden yer verdiği, dava konusu taşınmaz üzerinde ...'ın 2/3, ...'in 1/3 hissesinin bulunduğu" gerekçesiyle dava konusu 2 53... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili açılan davanın reddine, 2 54... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili açılan davanın kısmen kabulüne, 2 53... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 2 54... parselin kadastro tespitinin iptali ile 2 54... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ve miktarı ile aynı ada ve parsel numarası ile Hazine adına tespit ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, parselin 1/3 hissesi davacı ..., 2/3 hissesi davalı ...'in kullanımında olduğu" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların benzer beyanlarında, dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi babalarından geldiği, babalarının sağlığında taşınmazları taksim ettiği, taksim sonucu dava konusu taşınmazlardan 2 53... parsel sayılı taşınmazı davalı ...’e bıraktığı ve ... tarafından kullanıldığı, diğer dava konusu 2 54... parsel sayılı taşınmazı murisin sağlığında oğulları davacı ..., davalı ... ve dava dışı oğlu ...’a bıraktığı, ...’ın hakkını davalı ...'e devrettiği ve bu şekilde kullanıldığı, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince detaylı inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile verilen kararın İstinaf incelemesi neticesinde esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, tanıkların dava konusu taşınmazların muristen kaldığını beyan ederek müvekkilinin iddiasını ispatladığını, tanıkların miras paylaşımına dair görgüye dayalı beyanlarının olmadığını, paylaşımın ne şekilde olduğu, ne zaman ve nerede olduğuna ilişkin bilgi sahibi olmadıklarını, dava dışı diğer kardeş ...'ın kullanımı dahi yokken payını davalı ...'e devretmiş olması iddiasının dava konusuyla bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazda davalı ...'in müvekkiline nazaran daha fazla alanı kullanımında bulundurduğuna ilişkin tüm dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığını, dava konusu 2 54... parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın kısmen kabulüne, müvekkili adına 1/3 oranında tespit ve tesciline, davalı ... adına ise 2/3 oranında tespit ve tesciline karar verilmiş ise de, bu oranların hangi alan için olduğuna kararda değinilmediğini, ne şekilde tespit ve tescil edileceği hususunun belirsiz bırakıldığını, gerekçeli kararların şüpheye ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık ve anlaşılabilir olmasının gerektiğini, dava konusu 2 54... parsel sayılı taşınmazın neresinin ve kaç metrekarelik kısmının müvekkili tarafından kullanıldığını, taşınmazın neresinin davalı ... tarafından kullanıldığı hususuna hiç değinilmediğini, buna ilişkin hüküm kurulmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.