Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6032 E. 2026/4079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6032
- Karar No
- 2026/4079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3301 E., 2025/1491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/370 E., 2023/675 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 53... parsel sayılı 328,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve parsel üzerindeki betonarme 1 katlı bina ve arsasının ... oğlu ...'in kullanımında olduğu şerhi verilerek, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 53... parsel sayılı taşınmazda 7143 sayılı Kanun'a göre kullanım kadastrosu yapıldığını, davacının taşınmazda 672 m² olarak kullanımının bulunduğunu ancak 328 m² olarak eksik belirlendiği iddiasına dayanarak, 672 m² alanda davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın evveliyatına ilişkin bilgi belgeler ile hava fotoğrafları incelendiğinde davacının talep etmiş olduğu kısımların davacıya ait olduğu kanaatine varılamadığı, davacının her türlü şüpheden uzak bir delil dosyaya sunamadığı, davacının taşınmazının alanının küçülmesinin talep etmiş olduğu alanlara ilişkin olduğunun somut olarak tespit edilemediği, talep edilen alanların özel mülkiyete konu olamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava 7143 sayılı Kanun'a göre yapılan kullanım kadastrosuna ilişkin olup, Mahkemece davanın Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi gereğince açılan tapusuz taşınmazın tesciline yönelik olarak değerlendirilmesi, bu doğrultuda ilanların yaptırılması ve nispi harç tamamlattırılmasının hatalı olduğu, yine mahkemece taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin de bu dava ile bağdaşmadığı mahkemece hukuki nitelendirmede hata yapılarak hatalı karar verildiği anlaşılmıştır. Dava ilk olarak İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2019/434 Esas sayılı dosyasında açılmış olup, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sırasında dosyaya sunulan 22.02.2021 tarihli bilirkişisi raporunda davacının talep ettiği alanların (A) harfiyle gösterilen 63,51m²'lik kısım ile 18 parsel olduğunun tespit edildiği, (A) harfiyle gösterilen kısmın 19 parsel tarafından kullanılan bahçe alanı ve çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu kısım olduğunun belirlendiği, Kadastro Mahkemesince (A) harfiyle gösterilen kısma yönelik kadastro tutanağı düzenlenmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve (A) harfiyle gösterilen kısım yönünden dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Davacının talebi (A) harfiyle gösterilen kısmın kendi fiili kullanımında olduğuna yöneliktir. Gerek Kadastro Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen tanık beyanlarından ve bilirkişisi raporundan, gerekse Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları ve bilirkişisi raporundan (A) harfiyle gösterilen kısmın davacı adına tespit edilen 1 53... parsel ile bir bütün olarak kullanıldığı, etrafının çevrili olduğu, davacıya ait emlak kaydının bu kısmı kapsadığı, 7143 sayılı Kanun gereğince kadastro tespit tarihinde (A) harfiyle gösterilen kısmın davacının fiili kullanımında bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Her ne kadar (A) harfiyle gösterilen kısım imar planında yeşil alanda kalmakta ise de, bu kısımların 7143 sayılı Kanun'a göre satılıp satılmayacağının belediyece değerlendirileceği, satılamayacak taşınmazların kullanıcılarının ne gibi haklarının bulunduğunun yine aynı Kanunda düzenlendiği, bu nedenle fiili kullanıcı tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısma yönelik Kadastro Mahkemesinde açılan davada bir talep olmadığı, görevsizlik kararının sadece (A) harfiyle gösterilen kısma yönelik olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında da (B) harfine yönelik açılmış bir dava veya harçlandırılmış ıslah dilekçesi bulunmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; yargılamada bir eksiklik bulunmamakla beraber Kanun'un olaya uygulanmasında hata edildiği ve bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi Turgutreis Mahallesinde bulunan ve 03.04.2023 tarihli bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 63,48 m²'lik kısmın 153 adanın son parsel numarasından sonra oluşturulacak parsel altında arsa niteliği ile Sultanbeyli Belediyesi adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine "7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükümlerine tabi tutulmuştur. Parsel Bapir oğlu ...'in kullanımındadır." şerhinin eklenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek şartı ile kabule karar verilen alanın yeşil alan niteliğinde bulunan bir kadastral boşluğa ilişkin olduğu ve bu alanda yapılmış bir kadastro çalışması olmadığını, kadastro olmayan alanlarda doğrudan kadastro tespitine itiraz davalarının dinlenemeyeceğini, özel mülkiyete konu olamayacağını, hükme dayanak raporda arazi tespit formundan bahsedilmişse de formun nereye tekabül ettiğinin irdelenmediğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazda davacı lehine kullanıcı şerhi verilip verilmeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.