Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4653 E. 2026/2891 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4653
- Karar No
- 2026/2891
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2021 E., 2025/778 K. 2. Hazine vekili Avukat ...
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 30... (2 24... ) parsel sayılı 4.641,32 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı ve 1995'ten beri 1/2 ..., 1/2 ... kullanımında olduğu" şerhi yazılmak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yaklaşık otuz yıldır babaları tarafından kullanıldığını, daha sonra müvekkili tarafından ekilip biçildiğini beyan ederek, 1/2 pay oranında davalı lehine verilen kullanıcı şerhinin iptaliyle müvekkili adına şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.08.2021 tarihli ve 2019/6 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesini18.08.2021 tarihli ve 2019/6 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/47 Esas, 2022/1431 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.04.2024 tarihli ve 2024/1897 Esas, 2024/2594 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın davacının tespit tarihi olan 2019 yılında fiili kullanımında bulunup bulunmadığı hususunda taşınmaz başında yapılan keşif sırasında yerel bilirkişiler taşınmazın zeytin ağaçları bulunan (A) harfiyle gösterilen bölümünde davacının ve babasının zeytin ağacı dikerek ve zeytinleri toplayarak kullanımının bulunduğunu belirtmiş, (B) harfiyle gösterilen kısma ilişkin olarak davalının bir dönem (tahmini 2005-2008 yılları arasında) domates fidanı ektiğini birkaç yıl kaldıktan sonra fideleri sökerek taşınmazı kullanmadığını belirtmişlerdir. Teknik bilirkişiler ise, raporlarında (A) harfiyle gösterilen alanın uzun yıllardır ekilip biçilmediğini, zeytin ağaçlarının bulunduğunu, meyvelerinin toplandığını, (B) harfiyle gösterilen alanın ise, 7-8 yıldır tarımsal amaçlı kullanılmadığına dair rapor sunmuşlardır. Dolayısıyla davacı yönünden (B) harfiyle gösterilen alana yönelik olarak tespit tarihinde ekonomik amacına uygun kullanımın bulunmadığının kabulü gerekir. Hal böyleyken, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar tanık ve mahalli bilirkişi beyanları gereği taşınmazda davacının zeytin toplayarak, davalının da domates ekerek zilyetliklerini sürdürdüğü kabul edilmiş ise de; davacının krokide (A) harfiyle gösterilen bölüm üzerinde zeytin ağaçlarının meyvelerini toplayarak tespit tarihi itibariyle zilyetliği bulunduğunun kabulü ile bu kısım yönünden davanın kabulüne, (B) harfiyle gösterilen bölüm yönünden ise, tespit tarihi itibariyle Kanunun aradığı ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığının anlaşılması karşısında bu bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraz talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazın teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide (A) harfiyle gösterilen kısmının davacı ... tarafından kullanıldığı anlaşıldığından davanın bu kısım yönünden kabulüne ve bu kısmın davacının, kullanımında olduğunun tespitine ve beyanlar hanesine şerhine, (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden davacının tek başına kullanım iddiasını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine ve bu kısımdaki mevcut kullanım şerhi ile birlikte taşınmazın Hazine adına tesciline karar vermek gerekmiş, tespit maliki davalı Hazine hukuki hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 2 30... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine ilişkin iddia bulunmadığından tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinde bulunan "...işbu parsel ... ve ... tarafından 1/2 hisse olarak kullanılmaktadır" şeklindeki kullanım şerhinin iptaliyle tutanağın beyanlar hanesine; dosyada mevcut "teknik bilirkişilerce müşterek düzenlenen 25.05.2025 düzenleme tarihli bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3.802,20 m²lik kısım ...'nın kullanımındadır." ve "(B) harfiyle gösterilen 839,12 m²lik kısım" ... ... tarafından 1/2 hisse olarak kullanılmaktadır." şeklinde şerh yazılmasına, tutanağın beyanlar hanesindeki diğer şerhlerin tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın (B) olarak krokide isimlendirilen kısmının ihtiyacı sebebiyle davalı ... tarafından ekilip dikilmesine izin verildiğini, zilyetlik iradesinin devredilmediğini, tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve hukuka uygun iken Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, hükümde dava konusu taşınmazın ada parsel numarasının infazda tereddüde mahal vermeyecek şekilde yazılması gerektiğini, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin düşük olduğu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu, taşınmazın fiili kullanımı nedeniyle müvekkilinin idari ve adli işlemlere maruz kaldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacı ... vekili, davalı ...'tan ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.