Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1373 E. 2026/1953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1373
- Karar No
- 2026/1953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/80 E., 2025/161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/509 E., 2024/615 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalıların murisi ...’in 3 13... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalıların ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/125 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtığını, müvekkillerine muhdesatın aidiyeti davası açmak için süre verildiğini ileri sürerek zemin katın ve zemin kat üzerindeki 1. katın ve 2. katın tamamının mülkiyetinin davacılara aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmediğinden, cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "eldeki davanın çekişmeye konu 3 13... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zemin kat, 1. kat ve 2. kattan oluşan binada 1. ve 2. kata yönelik açılan muhdesatın tespiti istemine ilişkin olduğu, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/125 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında eldeki, davanın davalıları tarafından sunulan dava dilekçesinde dava konusu 3 13... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binada 1. ve 2. katın davalıların murisi ... tarafından yapıldığının kabullerinde olduklarını belirttikleri, bu durumda eldeki davada zemin kat üzerindeki 1. ve 2. kata yönelik aidiyetin tespiti davası açmakta davacıların hukuki yararının bulunmadığı’’ gerekçesiyle 3 13... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binada 1. ve 2. kata yönelik açılan muhdesatın tespiti davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine "ortaklığın giderilmesi davasında davacılar vekilinin açıkça taşınmaz üzerindeki tek katlı evin üzerine sonradan çıkılan iki katın davalıların murisi tarafından yapıldığının kabullerinde olduğuna dair beyanları bulunması nedeniyle çekişme bulunmayan 1.ve 2. katlar yönünden davalılara karşı eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesinde, çekişmeli zemin kat yönünden ise muhdesat niteliğinde yapı olup olmadığının ayrıca inceleme gerektiğinden tefrik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Tefrik kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, b. Taşınmazın zemin kat ve 1. ve 2. kat olarak bir bütün hâlinde değerlendirilerek davanın kabul edilmesi gerektiğini, bildirmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Tefrik kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, b. Davanın tümü hakında hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.