Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1010 E. 2026/1955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1010
Karar No
2026/1955
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2326 E., 2025/2590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/20 E., 2025/173 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1 12... parsel ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazları hakkında Afyonkarahisar Valiliği Tarım İl Müdürlüğü tarafından mera tahsis kararı verildiğini, 2009 yılında kadastro işlemleri ile adına kaydedilen taşınmazları yaklaşık 15 yıldır kullandığını, arpa buğday ektiğini, tahsis işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek tahsis kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mera komisyonunun yaptığı tahsis işleminin iptalini amaçlayan davalarda hasmın, tüzel kişiliği olmayan mera komisyonu veya o komisyonu oluşturmakla yasanın görevli kıldığı ilgili valilik değil, yararına mera tahsisi yapılan köy ya da köyler veya Belediye tüzel kişilikleri oluğu davalı Hazinenin iş bu dava yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı" gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine "davacının iddia olunan tahsis kararından önceki mülkiyet hakkına dayanması göz önüne alındığında davanın konusu para ile ölçülebilen nitelikte olduğundan Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davanın usulden reddine karar verildiğini, mahkemece davalı lehine maktu vekalet ücreti takdiri gerektiğini bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1010, K. 2026/1955, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1010-e-2026-1955-k-7581bec5e302