Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4204 E. 2026/2314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4204
Karar No
2026/2314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1944 E., 2025/1271 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. Ereğli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/36 E., 2023/86 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... Mahallesinde bulunan 1 09... , 12, 14... ada 1 parsel sayılı sırasıyla 196.44 m², 462.77 m², 6.978,13 m² ve 1.892.26 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve sırasıyla 2008 yılından beri ... oğlu ...'in, 2000 yılından beri ... oğlu ...'in, 1980 yılından beri ...oğlu ...'in ve 1980 yılından beri 1/2 hissesi ...oğlu ...'in, 1/2 hissesi ise ... oğlu ...'ın kullanımında oldukları şerhleri verilerek tarla vasıflarıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 09... , 12, 14... ada 1 parsel sayılı taşınmazların babası tarafından köy senediyle alındığı ve tamamının kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların beyanlar hanesine adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1 09... , 12... numaralı parsellerin bir bütün olduğunu, bu taşınmazları müvekkili ...’ın murisi ......'in ormandan açma yaptığını, daha sonra müvekkili ...'ın çocukları ile birlikte kullandığını, 7 19... parsel sayılı taşınamazın da ... tarafından kullanıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı ...'ın dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığının, mahalli bilirkişi, tutanak tanıkları, davalı tanıkları ve hatta davacı tanıklarının beyanları ile sabit olduğu, keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarının birbirini destekler nitelikte olması ve çelişkiye yer vermemesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesince bu beyanlara itibar edildiği, davacı tarafın dosyamıza sunmuş olduğu 1963 tarihli köy senedinin dava konusu taşınmazları kapsamadığının sabit olduğu, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından uzun yıllardır kullanıldığı daha sonra kullanımının davalı oğlu ...'e bırakıldığı, taşınmaz üzerinde bulunan fındıkları davalı tarafından toplandığı, davacı ...'ın dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığı, davacı ...'ın dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığının, mahalli bilirkişi, tutanak tanıkları, davalı tanıkları ve hatta davacı tanıklarının beyanları ile sabit olduğu, davacı tarafın dosyamıza sunmuş olduğu 1963 tarihli köy senedinin dava konusu taşınmazları kapsamadığının sabit olduğu, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, kendisine atalarından kaldığı, davalının dedesi ... ...'in dava konusu taşınmazı ormandan açma yaparak kullanmaya başladığı, daha sonra kullanımının ...'in davalı oğlu ...'e bırakıldığı, taşınmaz üzerinde bulunan fındıkların davalı tarafından toplandığı, davacı ...'ın dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığı, davacı ...'ın dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığının, mahalli bilirkişi, tutanak tanıkları, davalı tanıkları ve hatta davacı tanıklarının beyanları ile sabit olduğu, davacı tarafın dosyamıza sunmuş olduğu 1963 tarihli köy senedinin dava konusu taşınmazları kapsamadığının sabit olduğu, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, kendisine atalarından kaldığı, taşınmaz üzerinde bulunan evin ve ahırın davalı ... tarafından yaptırıldığı ve evde halen kendisinin yaşadığının tanık beyanları ile sabit olduğu, fındıkların davalı tarafından toplandığı, davacı ...'ın dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığı, dava konusu 7 19... parsel hakkında mahalli bilirkişi ...ve davacı tanığı ...'in bir bilgilerinin olmaması sebebiyle beyanlarının hükme esas alınmadığı, davacı tanıklarından ... ...'in davalı ...'in abisi olması sebebiyle dava konusu taşınmazın geçmişi ile ilgili bilgi sahibi olduğu, tarafların babasının başka yerden ortak olarak kullandıkları bir tarla daha olduğu aralarında değiştirme işlemi yaptıklarını ancak yazılı bir sözleşme olmadığından davacı ...'ın hak iddia ettiğini, kendilerinin taşınmazın ortasından ip çekerek taşınmazın yarısını davacı ...'a, diğer yarısını davalı kardeşi ...'e verdiklerini, mahalli bilirkişi ...in de tarafların babasının ortak olduğunu ancak hisseleri değiştirerek taşınmazları aralarında paylaştırdığını beyan ettiği, ...in beyanındaki çelişki giderilemediğinden beyanının İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmadığı keşif mahallinde dinlenen diğer tüm tanıkların davacı ... ve davalı ...'in dava konusu taşınmazın ikisi tarafından ortak olarak kullanıldığını beyan ettikleri ve İlk Derece Mahkemesince bu beyanlara itibar edildiği, davacı ... her ne kadar dava konusu taşınmazın tamamını kendisinin kullandığını ve adına kullanım şerhinin verilmesini talep etmiş ise de iddiasını ispat edemediği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 09... , 12, 14... ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamına göre toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların benzer beyanlarında, dava konusu taşınmazlardan 1 09... , 12... parsel sayılı taşınmazların davacı tarafça kullanılmadığı, bilakis dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı, 7 19... parsel sayılı taşınmazın ise davacı ve davalılardan ... tarafından müşterek olarak kullanıldığı beyan edilmiş olmakla, İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karar da bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; köy senedinin dava konusu taşınmazlara uyduğunu, yanlı beyanda bulunan mahalli bilirkişi ve tanıkları beyanları dikkate alınarak usul ve kanuna aykırı karar tesis edildiğini, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, duruşmada hazır edilen tanıkların dinlenmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4204, K. 2026/2314, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4204-e-2026-2314-k-27bf8508e79c