Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17883 E. 2026/9468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17883
Karar No
2026/9468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4288 Esas, 2025/4275 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 154 47... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmaksızın hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ...Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve taşınmazın 23.10.2023 tarihli fen bilirkişisi raporunda "A" harfi ile gösterilen 242,43 m²lik kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Başkanlığından; "B" harfi ile gösterilen 3.748,29 m²lik kısmının bedelinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline ve tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen tazminat bedelinin oldukça düşük olduğunu, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiğini, tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarını karşılar şekilde yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ...Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi davacının kullanım hakkının da kısıtlanmadığını, kamulaştırılmasız el atıldığından söz edilemeyeceğini, tazminat talebinin reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın okul alanına dahil edilmesi için davalı idarenin bir talebi bulunmadığını, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan belediyelerin sorumlu olduğunu, maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, hüküm altına alınan tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm tesis edildiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, davacının kullanım hakkının kısıtlanmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 1988 yılından bu yana 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve lise alanı olarak ayrıldığı, taşınmaz boş arsa görünümünde olup üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve sorumluluklarına göre davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinde, dava konusunun para olması nedeniyle davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ...Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Dosya kapsamında alınan fen bilirkişisi raporundan, keşif tarihi itibarıyla taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın onaylı imar planında kısmen yol ve kısmen lise alanı olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmazın yol alanında kalan 242,43 m²lik kısmının bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi doğrudur.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ...Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.''

6. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile kısmen yol ve kısmen lise alanı olarak ayrıldığı, taşınmazda herhangi bir imar uygulaması yapılmadığı ve taşınmazın kadastral parsel niteliğini koruduğu anlaşılmıştır.

7. Bu itibarla; dava konusu taşınmazın lise alanı olarak planlanan bölümü bakımından kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığına ait olduğu gözetilmeden bu kısmın bedelinin davalı ...Bakanlığından tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

8. Kabule göre de; 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinde düzenlenen hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıkta davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı ...Bakanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı ...Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17883, K. 2026/9468, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17883-e-2026-9468-k-15fe6cca03fb