Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4030 E. 2026/1840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4030
- Karar No
- 2026/1840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/867 E., 2025/687 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/255 E., 2025/22 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 7 99... parsel sayılı, 459,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Bu parsel 2004 yılından beri ... kızı ... kullanımındadır." şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyedi ve tasarruf sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkili yerine müvekkilinin annesi adına tespit edildiğini, ayrıca yüzölçümünün de eksik yazıldığını ileri sürerek, taşınmazın tespitinin iptal edilerek müvekkili adına yazılmasını, ayrıca taşınmazın bitişiğinde doğal sınıra kadar devam eden tarla vasfındaki taşınmazın çevrili olduğu geometrik şekil ve sınırlar ile aynı konumda bırakılan Hazine adına tespitin iptal edilerek müvekkili adına yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini sehven kendi adına yazıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zaman aşımının geçtiğini, zilyetlik şartlarının oluşmadığını, davacının malik olmadığını mülkiyete ilişkin dava açamayacağını, yol olarak tescil harici bırakılan yerin gerçekte de yol olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "beyanlar hanesinde adına kullanıcı şerhi verilen davalı ...'nın 12.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde davacı tarafça açılan davayı kabul ettiğini beyan ettiği, dava konusu taşınmazın batısında kalan 52,63 metrekarelik tescil harici taşınmaz yönünden yapılan incelemede; 52,63 metrekare yüzölçümlü taşınmazla ilgili ... Kadastro Müdürlüğünce düzenlenmiş bir tespit tutanağı mevcut olmadığı, paftasında yol olarak bırakılan ve kadastro tutanağı düzenlenmeyen bu yer hakkındaki uyuşmazlığa bakmak kadastro Mahkemesinin görevi dışında olduğu, tespit dışı bırakılan taşınmazlara ilişkin davaların genel mahkemelerde görüleceği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 7 99... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin kullanıcı yönüyle iptaline, taşınmazın tutanakta yazılı yüzölçümü ve niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "1- 6831 sayılı Kanun'un 2/b maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır. 2- Bu parsel Bayram kızı ...'nın kullanımındadır." kaydının yazılmasına, 19.05.2024 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle belirtilen 52,63 metrekarelik alana ilişkin davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliği sebebiyle usulden reddine, talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı ... Belediye Başkanlığının istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı tarafça davanın kısmen kabulüne yönelik karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı Kanun'un 114/1-h maddesinde dava açmakta hukuki yararın bulunmasının öngörüldüğü ve aynı kanunun 360/1. maddesinde istinafa ilişkin bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, İlk Derece Mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesinde de uygulanacağı belirtilmiş olup davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı Hazineye yönelik olduğundan ve davalı ... aleyhine kurulan hüküm bulunmadığından davanın kabulüne ilişkin hükmü istinaf etmekte hukuki yararının olmadığı; davalı Hazinenin istinaf başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi verilen davalının kabul beyanı ile yetinmeyerek davacının, taşınmazda fiili kullanımı bulunduğunu taşınmazın maliki olan Hazineye karşı da kanıtlaması gerektiği, yapılan keşfe katılan teknik bilirkişilerce düzenlenen raporda 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan dava konusu taşınmazın evveliyatında imar-ihya ve zilyetlik emarelerinin bulunduğu, fakat uzunca bir süredir ve 2/B çalışmalarının yapıldığı tarihte toprak işlemeli tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanımı içeren zilyetliğin mevcut olmadığı tespit edildiği gibi keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve hatta davacı tanıklarının da davacının kullanımına ilişkin bilgilerinin bulunmaması, keşifte de toprak işlemesi olmadığının gözlemlenmesi karşısında; dava konusu taşınmazda tarımsal amaçlı ve ekonomik amaca uygun kullanım olmadığı, öncelerinde kullanım olduğu kabul edilse bile davacının dava konusu taşınmazda fiili hakimiyet sağlamasına yeterli olmadığı" gerekçesiyle davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmasında hukuki yararının bulunmaması nedeniyle istinaf inceleme isteminin reddine; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle davanın reddine, 7 99... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, 19.05.2024 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle belirtilen 52,63 metrekarelik alana ilişkin davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca Mahkemenin görevsizliği sebebiyle usulden reddine, talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde: Davalı ...'nın kabul beyanı sunduğunu, mahalli bilirkişiler ve tanıkların yerin müvekkilinin babası Bayram Kovancı'dan kaldığını ve çocukların kendi arasında taksim yaptığını beyan ettiklerini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı tarafın kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kabul beyanı ile yetinmeyerek davacının, taşınmazda fiili kullanımı bulunduğunu taşınmazın maliki olan Hazineye karşı da kanıtlaması gerektiği, yapılan keşfe katılan teknik bilirkişilerce düzenlenen raporda 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan dava konusu taşınmazın evveliyatında imar-ihya ve zilyetlik emarelerinin bulunduğu, fakat uzunca bir süredir ve 2/B çalışmalarının yapıldığı tarihte toprak işlemeli tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanımı içeren zilyetliğin mevcut olmadığı tespit edildiği gibi keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve hatta davacı tanıklarının da davacının kullanımına ilişkin bilgilerinin bulunmaması, keşifte de toprak işlemesi olmadığının gözlemlenmesi karşısında; dava konusu taşınmazda tarımsal amaçlı ve ekonomik amaca uygun kullanım olmadığı, öncelerinde kullanım olduğu kabul edilse bile davacının dava konusu taşınmazda fiili hakimiyet sağlamasına yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kullanım kadastrosuna ilişkin davalarda taşınmazın mülkiyeti Hazine adına olup davacı taşınmazın mülkiyetini değil, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin düzeltilmesini talep etmektedir. Somut olayda, lehine kullanıcı şerhi bulunan ...'nın davayı açıkça kabul ettiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince bu kabul beyanı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davacının ayrıca Hazineye karşı kullanım olgusunu kanıtlaması gerektiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Kullanıcı şerhine ilişkin uyuşmazlığın niteliği ve kabul beyanının usul hukuku bakımından bağlayıcılığı gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararını kaldırarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılan nedenlerle BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.