İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/513 E. 2020/223 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/513
Karar No
2020/223
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/513 Esas KARAR NO : 2020/223 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 30/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.06.2009 tarihinde... Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanlığı'na seçildiğini, inşaat ruhsatının alınmasından 18 ay sonra 44 adet bağımsız bölümden ibaret 2 adet konut inşaatını eksiksiz şekilde tamamlandığını, müvekkilinin başkanlığı döneminde kooperatifin yüklenici firması olan... yetkilileri kendi aralarında yaşamış oldukları anlaşmazlıklar ve ortaklıklarının feshi ile o feshi ile sonuçlanan olumsuzluklar gidişatında inşaat işlerinin aksadığını, uhdeleri altında bulunan taşeron firmalara ve malzeme aldıkları kuruluşlara ödemeleri kestiğini, kooperatif inşaatının durma noktasına geldiğini,... inşaatın borçlusu bulunduğu ve inşaatı yapmakta olan taşeron firma ve malzeme aldığı kurumlar alacaklarını kooperatif yetkililerinden istediklerini, ancak o dönemde kooperatif kasasının ödeme yapmaya uygun olmadığını, kooperatifin ciro ettiği çeklerde de karşılığı yatırılamadığından kaşelenmekte olduğunu, kooperatif başkanı ...'nin 248.500,00-TL'yi muhtelif zamanlarda... inşaat alacaklılarına nakden ödediğini ve inşaatın devamını sağladığını, müvekkilinin finans ettiği alacağın... inşaat yetkilisi tarafından tanındığını, müvekkilinin alacağı için kooperatif üyelerine müracaat etmesine fırsat verilmeden kötü niyetli şahıslar tarafından genel kurul yapılarak başkanlığının düşürüldüğünü, yeni kooperatif yönetimine başvuran müvekkil başkanlardan ... tarafından alacağının tanındığı ve... inşaat hak edişinden yapılacak ödemeden kesilmek kaydı ile alacağının ödeneceği söylendiğini, ancak bu şekilde müvekkilinin uzun süre oyalanmaya çalışıldığını, müvekkilin maddi zararlara uğradığını, yapılan ilamsız icra takibine davalı kooperatifin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, İzmir ...İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya ile ilamsız icra takibi yapılmış davalıların kötü niyetli itirazları sonrasında İzmir ....Asliye hukuk mahkemes...esas sayılı dosyası ile İtirazın iptali davası açıldığını, davanın ret edildiğini ancak verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...K. Sayılı dosyası ile bozulduğunu, 248.500,00-TL alacağın 30/09/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... İnşaat vekilinin cevap dilekçesinde; davalı şirkete yapılan tebligatların bila ikmal olduğunu, dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilemediğini, zorunlu arabuluculuğa tabi olan işbu davada dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın itirazın iptali davasıyla birlikte alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, bu yönüyle de davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkili şirkete de husumet yöneltilmişse de, MÜVEKKİLİN DAVAYA DAYANAK İCRA TAKİBİNDE BORÇLU SIFATININ BULUNMAMASI nedeniyle iş bu davada davalı olarak taraf gösterilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili tarafından davalı yana iddia edildiği gibi borcunun bulunmadığını, müvekkili ile de davacı taraf arasında doğrudan bir hukuki ilişki olmadığını, müvekkilli ile diğer davalı kooperatif şirketi arasında 29.01.2010 tarihinde "Kooperatif'in tapuda İzmir İli ...İlçesi... parsel noda kayıtlı arsa üzerinde çok katlı apartmanlardan oluşan konutların kaba ve ince inşaat işleri ile elektrik, sıhhi tesisat, asansör temini ve montaj işi" yapımına ilişkin inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından üzerine düşen yükümlülükler yerine getirildiğini ve iş tamamlanarak teslim edildiğini, müvekkilinin işi teslimine rağmen diğer davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerinde de Karşıyaka .. Noterliği'nin 18.02.2013 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek müvekkilinin hak edişlerinin ödenmesi talep edildiğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde hak ediş raporunun hazırlandığını, diğer davalı şirkete gönderildiğini, diğer davalı tarafından da İzmir.... Noterliğinin 06.08.2013 tarihli ihtarnamesiyle hak ediş raporunun incelendiği bildirildiğini, davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğu yönündeki taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faiz ve faiz oranı usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava her yönüyle haksız olan bu davanın reddi gerektiğinden yargılama giderleri ile vekalet ücreti ve arabuluculuk vekalet ücretinin davacı yandan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... KOOPERATİFİ vekilinin cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuğa tabi olan işbu davada dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerekmekte olduğunu, talep bakımından zamanaşımı süresinin çoktan geçtiğini, müvekkili kooperatifin taraf sıfatının bulunmadığını, İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davalı kooperatifin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespit edildiği ve davacının davasının reddine karar verildiğinin belirtildiğini, müvekkili kooperatifin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığı mahkeme kararı ile sabit olup eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın öncelikle usul itirazları dikkate alınarak reddine, aksi takdirde esasa yönelik itirazlar doğrultusunda davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde; Davalı tarafça yapılan usule karşı itirazların yerinde olmadığını, davanın konusunun zorunlu arabuluculuk kapsamında olmayacağını, zorunlu arabuluculuk için dava konusunun mutlak ticari iş kapsamında olması gerekmekte olduğunu, dava konusu dayanağı taraflar arasında mevcut icra dosyasında kaynaklanmakta olduğunu, başlatılan takibe karşılık olarak ödeme yapılmamış bu sebeple müvekkilinin alacaklarının tahsili amacıyla dava açmak zorunda kalındığını, davalı kooperatifin davada husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini iddia ettiğini, ancak müvekkilinin ödemeleri sonucu haksız kazanç sağlayan kooperatife karşı davaya konu edilmemesinin mümkün olamayacağını, Kooperatifler Kanunu gereğince; Kooperatifler kar amaçlı kuruluşlar olmadığı kanunca belirtildiğini ancak davaya konu kooperatifin haksız kazanç sağlayarak, müvekkilini zarar ettirdiğini, kendisinin de kar etmesine neden olduğunu, davalı tarafça verilmiş olan cevapları kabul etmediğini, davanın kabulüne karara verilmesini talep etmiştir. İKİNCİ CEVAP: Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılmış, arabuluculuğa başvuru dava şartı olduğundan red kararı verilmesi gerektiğini, yine davacı tarafın talebinin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davada kooperatiften habersiz ve kendisine hiçbir talimat ve yetki de verilmemişken kooperatif adına yüklenicinin taşeronuna ödeme yaptığını iddia ettiğini davacı tarafın kooperatiften sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunduğunun görüldüğünü, müvekkili kooperatife husumet yöneltilmesinin de mümkün olamayacağını, resen de görülen nedenlerle, öncelikle usulden reddine aksi takdirde esasa yönelik itirazlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU: Açılan dava, davalı... Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan davacının kooperatif yüklenicisi diğer davalı ... İnşaat Limited Şirketi ile kooperatifin yapmakta olduğu kooperatif inşaatı icrası sırasında davalı şirketin taşeron firmalara ve malzeme aldığı kuruluşlara ödemelerini kesmesi ve kooperatifin de maddi durumunun ödemeleri yapmaya uygun olmaması sebebiyle inşaatın durmaması amacıyla bu ödemelerin davacı kooperatif başkanı tarafından ödenmesi neticesinde ödenen 248.500,00-TL bedelin davalılardan tahsili talebine ilişkindir. DELİLLER: 1-İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dosyası, 2-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı, 3-İzmir... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, 4-Sair deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1.maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/12/2018-7155/22 md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin...Esas ... Karar sayılı kararı, İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın davalı... Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan davacının kooperatif yüklenicisi diğer davalı ... İnşaat Limited Şirketi ile kooperatifin yapmakta olduğu kooperatif inşaatı icrası sırasında davalı şirketin taşeron firmalara ve malzeme aldığı kuruluşlara ödemelerini kesmesi ve kooperatifin de maddi durumunun ödemeleri yapmaya uygun olmaması sebebiyle inşaatın durmaması amacıyla bu ödemelerin davacı kooperatif başkanı tarafından ödenmesi neticesinde ödenen 248.500,00-TL bedelin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları çerçevesinde davacı tarafından davalı... Kooperatifi'ne karşı açılan davanın ticari dava niteliğinde olduğu, iş bu davanın 30/09/2019 tarihinde açıldığı ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesinin 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu kapsamda davalı ... Kooperatifi'ne karşı açılan davanın arabuluculuk yoluna başvuru dava şartına uyulmaksızın açıldığı, dava şartlarının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın doğrudan dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... İnşaat Limited Şirketi yönünden; davalı ... İnşaat Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın iş bu dosyadan TEFRİKİ İLE, davalı ... İnşaat Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın mahkememizin en son esas numarasına kaydının yapılmasına, 2-Davalı...yönünden; 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 4.243,76-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.189,36-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalı...Kooperatifi'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/06/2020

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/513, K. 2020/223, T. 30.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-513-e-2020-223-k-7224459e238d