Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3870 E. 2026/3696 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3870
Karar No
2026/3696
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2006 E., 2025/1154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/18 E., 2023/92 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 64 53... parsel sayılı 1.328,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, tarla vasfında tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunun, dava dilekçesinde sınırları bildirilen 1.574,25 m²lik taşınmazın, müvekkili olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hazılanmış 1980 tasdik tarihli İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar planı bulunduğunu, dava konusu taşınmazın bir kısmının ... Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, davacının taşınmazı 20 yıldır kullandığını bildirdiğini ancak buna ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunmadığını ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olduğunun tespit edilmesi halinde tescil talebine yönelik davanın reddini, orman olmadığının tespit edilmesi halinde ise müvekkili idare aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın bir kısmının ... Merkez ve Çevresi Uygulama İmar Planında park alanında, bir kısmının ise plansız alanda kaldığını, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "davacı tarafından dava konusu yapılan taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 14,26 m²lik kısmının 1110 sayılı orman parseli içinde, (B) harfi ile gösterilen 241,19 m²'lik kısmınını ise yolda kaldığı, bu kısımlar yönünden açılan davanın tefrik edilerek eldeki davaya 64 53... parsel sayılı taşınmaz yönünden devam edildiği, dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropolitan alan Nazım İmar Planında "Tarım Alanı" lejantında kaldığı, taşınmazın 1980 yılında nazım imar planına alındığı ve il ilçe imar planlarının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazların, imar-ihya ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz üzerinde 1942, 19 68... yılı hava fotoğraflarında herhangi bir kullanım olmadığının tespit edildiği, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanık beyanlarında da davacının taşınmazı 1990'lı yıllardan sonra kullanmaya başladığının belirtildiği, böylece dava konusu taşınmaz üzerinde imar planına alınmadan önce zilyetlik bulunmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 64 53... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından 1991 yılında önceki zilyetlerinden satın alınarak 2012 yılına kadar tarım arazisi olarak kullanıldığını, 2012 yılında müvekkiline satıldığını ve sonrasında müvekkili tarafından kullanıldığını, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar Planının kanun koyucunun aradığı zilyetliği engelleyen bir bölgenin imara açılmasını ya da belirli bölgelerin kamuya tahsisini belirleyen gerçek manada bir imar planı olmadığını, ayrıca kadük olup hiç uygulanmadığını, bu plana dayanılarak davanın reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğunu, ancak müvekkili idarenin hak ve menfaatleri korunarak bir karar verilmesi gerekirken taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacı ... ve davalı ... Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3870, K. 2026/3696, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3870-e-2026-3696-k-51db3c9c8918