Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2397 E. 2026/3185 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2397
- Karar No
- 2026/3185
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/956 E., 2024/1868 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Digor Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/22 E., 2021/11 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacıya dedesi ve babasından kalan, eklemeli olarak elli yılı aşkın süredir zilyetliklerinde bulunan taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen ... ili, ...lçesi, ... köyü 1 20... ve 17 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde bırakıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, davacının iddialarının ispatlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Digor Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/47 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların tarla niteliğinde olduğu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunduğu ve davacının taşınmazları babasından devralarak uzun süredir malik sıfatıyla kullandığının kanıtlandığı gerekçesiyle, 1 20... parsel içerisinde (A) harfi ile gösterilen 4.663,69 m²'lik alan ile 1 20... parsel içerisinde (B) harfi ile gösterilen 4.133,87 m²'lik alan olmak üzere toplam 8.797,56 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2019/1174 Esas, 2020/1181 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti yönünden gerekli araştırma yapılmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların tarla niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu, davacının taşınmazları babasından devralarak uzun yıllardır malik sıfatıyla kullandığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk hükümde yalnızca 1 20... parsel içerisinde (A) harfi ile gösterilen 4.663,69 m²'lik alan ile 1 20... parsel içerisinde (B) harfi ile gösterilen 4.133,87 m²'lik alan yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması ve bu kararın yalnızca davalı tarafından istinaf edilmesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada bu husus gözetilmeksizin parsellerin tamamı hakkında tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak fen bilirkişisi raporunda gösterilen toplam 8.797,56 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden başlangıçta yatırılmayan aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.