Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5827 E. 2026/2487 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5827
- Karar No
- 2026/2487
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1622 E., 2025/2039 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/405 E., 2025/288 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı Kurum arasında Özel Sağlık Kurum/Kuruluşlarından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde gönderilen 31.05.2022 tarihli yazı ile dava dışı G.Y. isimli hastanın 15.05.2018 tarihli tedavisiyle ilgili olarak müvekkili şirket hastanesi tarafından sadece Probing işlemi uygulandığı halde, gerçeğe aykırı şekilde göz yaşı yolları entübasyonu ve alt kona kırılması işlemleri yapıldığı bildirilerek davalı Kuruma fatura edildiği, ayrıca yapılan inceleme neticesinde gönderilen 01.06.2022 tarihli yazı ile dava dışı F.Ç. isimli hastanın 22.08.2018 tarihli tedavisiyle ilgili olarak 17.05.2018 tarihli sevk evrakı düzenlendiği gerekçesiyle kesinti işlemi/cezai işlem uygulandığının bildirildiğini belirterek; davalı Kurum tarafından 31.05.2022 tarihli davalı Kurum işlemi ile bildirilen 10.493,67 TL kesinti ve 1 yıl süre ile fesih işlemi ve 01.06.2022 tarihli yazı ile bildirilen 60.451,22 TL kesinti ve 1 yıl süre ile fesih işleminin iptalini, 70.944,89 TL kesinti bedeli yönünden müvekkilinin borçlu olunmadığının tespitini, ayrıca 70.944,89 TL kesintinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili aleyhine faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin imzalanmış olduğu, dava dışı G.Y. isimli hastanın 15.05.2018 tarihli tedavisiyle ilgili olarak davacı şirket hastanesi tarafından sadece Probing işlemi yapıldığı halde, gerçeğe aykırı olarak göz yaşı yolları entübasyonu ve alt konka kırılması işlemlerinin davalı Kuruma fatura edildiği, dava dışı F. Ç. adlı hasta ile ilgili davacı şirket hastanesinin MEDULA ek belgelerinde, dava dışı F.Ç. isimli hasta adına 22.08.2018 tarihindeki sevki ile ilgili yüklediği belgenin oluşturulmuş sahte belge olduğu, davacı şirket hastanesi tarafından faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, davalı Kurum tarafından sözleşme hükümleri gereği uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan denetime elverişli 22.04.2025 tarihi bilirkişi raporu ile davalı Kurum işleminin yerinde olduğunun tespit edildiği, Mahkeme kararında isabetsizlik olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, davalı Kurum tarafından yapılan işlemin müvekkili ile arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesinti ve fesih işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuat esas alınarak, davalı Kurumun davacı aleyhine tesisi ettiği kesinti ve fesih işlemine konu hususlarda gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.