Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3202 E. 2026/3511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3202
Karar No
2026/3511
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/184 E., 2025/198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2024/45 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve tapuda 1 88... parsel sayılı 3.414,06 metrekare yüzölçümündeki Hazine adına kayıtlı tarla vasıflı taşınmazın 2845/56901 hissesi 08.02.2023 tarihinde davalı ... adına, 2845/56901 hissesi 20.02.2023 tarihinde davalı ... adına ve 8536/170703 hissesi ise 14.12.2022 tarihinde dava dışı ... adına 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış sonucunda tescil edilmiş; bilahare, dava dışı ... adına olan 8536/170703 hisse kayden yapılan satış sonunda 17.02.2023 tarihinde asli müdahil ... adına intikal ettirilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 88... parsel sayılı taşınmazın bir kısım hisselerinin 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca davalılara satıldığını ancak sadece ... adına olan hissesinin satın alınması için ... tarafından satın alma başvurusunda bulunulmasına rağmen davalıların satın alma başvuruları bulunmamasına rağmen sehven davalılar adına satış işleminin işleminin gerçekleştiğini ileri sürerek, davalılar adına olan hisselere ilişkin tapu kayıtlarının iptal edilerek davacı Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; 1 88... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kullanıcıların haklarını noter senediyle müvekkiline devrettiğini belirterek, davalıların tapu kayıtlarındaki hisselerinin iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmaz üzerindeki hak sahipliği haklarının asli müdahile devredildiği, bu nedenlerle davalılar adına yapılan tescil işleminin yolsuz olduğu ancak bu iddia ile asli müdahilin dava açabileceği, davacı Hazinenin ise dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine, asli müdahil ...'nün açtığı davanın kabulüne, 1 88... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptaline, davalı ...'ün 2845/56901 payının ve davalı ...'ün 2845/56901 payının ayrı ayrı iptaline, asli müdahil ... kızı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın devrine esas olan hukuki işlemin, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup söz konusu satış işlemi (idari işlem) ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı İdarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, diğer taraftan 6292 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereği; işbu kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin ... faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olup taşınmazın hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gereken yerlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde bu madde kapsamında idari işlemin iptali ile satışın geri alınmasının mümkün bulunduğu, Hazinenin satışına dayanan idari işlem ortadan kaldırılmadıkça davanın dinlenmeyeceği, her ne kadar dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde satışın iadesinin istenildiği ancak kabul edilmediği iddia edilmiş ise de buna ilişkin herhangi bir belgenin, delilin ibraz edilmediği, bu nedenle hem davacı Hazine yönünden, hem de asli müdahil yönünden davanın usulden reddi gerekmekle davanın asli müdahil yönünden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kamu düzeni bakımından kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalılar adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil kapsamında olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; müdahale dilekçesindeki ve aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalıların hak sahibi olmadığını, müvekkilinin noter senedi ile taşınmazın tamamı üzerinde hak sahibi olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemi sonucunda davalı lehine doğan mülkiyet hakkının, davalının Kanun'da öngörülen hak sahipliği şartlarını taşımadığı iddiasına dayanılarak İdare tarafından geri alınıp alınamayacağı ve bu kapsamda satış işlemine dayalı tapu kaydının iptal edilmesinin mümkün olup olmadığı; bu çerçevede 6292 sayılı Kanun’un 11/4. maddesine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin 10.09.2025 tarihli ve 2024/144 Esas, 2025/188 Karar sayılı iptal kararı (Resmî Gazete: 31.12.2025, Sayı: 33124) karşısında söz konusu iptal kararının somut uyuşmazlığa etkisinin ne olacağına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin tüm, asli müdahil vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ne var ki, davalı ... yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, 1 88... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 2845/56901 payın iptali ile asli müdahil ... adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunumuş; davalı ... ise kendi adına kayıtlı payın iptali ile asli müdahil adına tesciline ilişkin hüküm bölümünü istinaf etmemiştir. 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, kamu düzenine aykırılık hâlleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden hüküm, aleyhine kanun yoluna başvuran başka bir tarafın başvurusunun kapsamına girmediği ölçüde kesinleşir ve karşı taraf lehine usulî kazanılmış hak oluşturur. Somut olayda, davalı ... adına kayıtlı 2845/56901 payın iptali ile asli müdahil adına tesciline ilişkin hüküm, davalı ... tarafından istinaf edilmemiştir. Davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusu ise kendi davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin olup, asli müdahil lehine verilen hükmün ... yönünden kaldırılmasını sağlayacak şekilde davalı yararına sonuç doğurmaz. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu da yalnızca kendi hukuki durumuna ve adına kayıtlı paya ilişkindir. Dava konusu payların birbirinden ayrılabilir nitelikte bulunması karşısında, davalı ... adına kayıtlı pay yönünden verilen hüküm, bu davalı tarafından kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle asli müdahil yararına kesinleşmiş ve bu hususta usulî kazanılmış hak doğmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni incelemesi adı altında, kanun yoluna başvurmayan davalı ...’ün hukuki durumunun iyileştirilmesi ve asli müdahil lehine kesinleşen hüküm bölümünün ortadan kaldırılması mümkün değildir. Her ne kadar 6292 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen satışa dayanak idari işlem ortadan kaldırılmadıkça, bu işleme dayalı tapu kaydının yolsuz tescil olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescili davasının dinlenme olanağı bulunmamakta ise de, bu hukuki değerlendirme, davalı ...’ün kanun yoluna başvurmaması sonucunda asli müdahil lehine oluşan usulî kazanılmış hakkı ve kesinleşen hüküm bölümünü ortadan kaldırmaz. Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... adına kayıtlı 2845/56901 payın iptali ile asli müdahil adına tesciline ilişkin İlk Derece Mahkemesi hükmünün kesinleştiği gözetilerek bu pay yönünden inceleme yapılmaması ve anılan hüküm bölümünün korunması gerekirken, davanın bu pay bakımından da usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup asli müdahil vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... adına kayıtlı 2845/56901 pay yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı Hazine vekilinin tüm, asli müdahil vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3202, K. 2026/3511, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3202-e-2026-3511-k-69acee5a91e8