Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2210 E. 2026/2165 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2210
Karar No
2026/2165
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/2210 KARAR NO : 2026/2165

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 NUMARASI : 2021/898 Esas - 2023/353 Karar DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/10/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/03/2021 tarihinde, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ait ve diğer davalının sevk ve idaersindeki.... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin olarak İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/139 D.İş. sayılı dosyası ile tespit yapıldığı, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 50,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 250,00 TL nin hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, ödemezlik, takas, mahsup, kesin hüküm, derdestlik, ve her türlü usuli itirazlarını ileri sürdüklerini, davacı araç sürücüsünün emniyet şeridinden kural ihlali yaparak seyrettiğini, kusurun davacı tarafta olduğunu, delil tespiti dosyasındaki hesaplamaları da kabul etmediklerini, kazadan 6 ay sonra delil tespiti yaptırıldığını, olay tarihinin esas alınması gerektiğini, delil tespiti, delil tespiti vekalet ücreti, arabuluculuk ücretinin bu davada talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, ödemezlik, takas, mahsup, kesin hüküm ,derdestlik, ve her türlü usuli itirazlarını ileri sürdüklerini, davacı araç sürücüsünün emniyet şeridinden kural ihlali yaparak seyrettiğini, kusurun davacı tarafta olduğunu, delil tespiti dosyasındaki hesaplamaları da kabul etmediklerini, kazadan 6 ay sonra delil tespiti yaptırıldığını, olay tarihinin esas alınması gerektiğini, delil tespiti, delil tespiti vekalet ücreti, arabuluculuk ücretinin bu davada talep edilemeyeceğini, kaza üzerine olay yerine polis memurlarının geldiğini, memurların tespit edilip dinlenmesini talep ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; hükme esas alınan 01/01/2023 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre... plakalı otomobil sürücüsü ....'ın yatay işaretlere uymayarak emniyet şeridini/banketi kullanarak seyir ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, .... plakalı kamyon sürücüsü....'nın kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı dikkate alındığında dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan zarar nedeniyle davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza mahallinde trafik bilirkişi eşliğinde keşif icra edilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, davalı sürücünün sağa dönüş için fahiş derecede sola açılarak sağa dönüş için sinyal vermediğinden kazanın meydana geldiğini, ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacıya ait araç sürücüsü ....'ın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, Tahkim başvurusunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut olayda, kazaya ilişkin sürücüler tarafından 12/03/2021 tarihli kaza tespit tutanağı düzenlediği, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan 19/11/2021 tarihli 2021.E.241852 sayılı başvuruda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. İDM'ce otomotiv ve hasar uzmanı bilirkişiden alınan 01/08/2022 tarihli raporda davalı sürücünün kazanın oluşumunda yan etken, davacıya ait araç sürücüsünün KTK 46/A-F ve 54/3-4 kural ihlalleri ile ana etken olduğu kanaatinin bildirildiği, ek raporda da aynı görüşün bildirildiği, Trafik uzmanı bilirkişiden alınan 01/01/2023 tarihli raporda ise davalı aracın çarpışma yeri olan sağ ön alt köşesinin aracın (tır) kör noktası olduğu, bu tür araçların ön sağ ve sol yan arka tarafları kör noktada iken sürücü sağa dönüş yaparken emniyet şeridi/banketi kontrol etme zorunluluğu da bulunmadığı belirtilerek davalı sürücünün kural ihlalinin bulunmadığı, davacıya ait araç sürücüsünün ise yatay işaretlere uymayarak, emniyet şeridi/banketi kullanarak seyretmesi nedeniyle etken olduğu kanaatinin bildirildiği, İDM'ce işbu rapora göre karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili 09/01/2023 tarihli dilekçesi ile kaza mahallinde keşif yapılarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması, yeniden rapor alınması, kabul edilmediği takdirde dosyanın ATK'na gönderilmesini talep etmiştir. Görüldüğü üzere, sürücüler tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenen somut olayda İDM'nce alınan 01/08/2021 tarihli ve 01/01/2023 tarihli bilirkişi raporları arasında çelişki mevcut olup; Sigorta Takim Komisyonu dosyasında da bu iki raporun da tam tersi bir kusur değerlendirmesi ile karar verilmiştir. Hal böyle olunca; öncelikle davacı vekilinin 25/04/2022 tarihli dilekçesi ile bildirdiği tanığı .... dinlerek, Sigorta Tahkim Komisyonun dosyasının getirtilmesi, ondan sonra dosyanın talep doğrultusunda İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek İDM'nce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi yerine davacı tanığı dinlenmeden ve anılan çelişki giderilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davacı vekilinin eksik incelemeye değinen istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aşağıdaki durumlar arasında; (a-6) bendinde; "mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” sayılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (davacı tanığı dinlenmeden, sigorta tahkim dosyası getirilip İDM'ce alınan kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden) karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/898 Esas - 2023/353 Karar sayılı, 11/05/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacının peşin yatırdığı 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi uyarınca 08/10/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2210, K. 2026/2165, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2210-e-2026-2165-k-0e5459ab6fa7