Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2040 E. 2026/1214 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2040
Karar No
2026/1214
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2040

KARAR NO : 2026/1214

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/05/2022

NUMARASI : 2017/310 Esas, 2022/381 Karar

BİRLEŞEN DOSYA

İSTANBUL 6 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/1272 ESAS

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ : 22/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I. ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, çeşitli sözleşmelerle müvekkiline ait Bursa-... bölgesinde yer alan "..." in mermer yapım işini yüklenen davalı firmanın anılan projede eksik-ayıplı ve hatalı işlerin tespiti ile bu işler için hesaplanacak masrafın, davalı firmaya ödenecek bedelden indirim talebi ve sözleşme hükümleri gereğince günlük hesaplanacak cezai şartın ve geç teslim nedeniyle davacı müvekkilinin kazanç kaybından kaynaklanan toplam 3.000-TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, HMK.'nın 17. maddesi uyarınca taraflar arasındaki sözleşme gereği davaya bakmaya yetkili yerin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkilinin davacıya yaptığı işlerden dolayı ödemesini alamadığını, aylarca oyalandığını, müvekkilin bunun için Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/64 D. İş sayılı sayılı dosyalarda delil tespiti talep ettiği ve alacağının tahsili için yasal girişimlerde bulunduğu, tam bu aşamada yani işin tesliminden nerdeyse 1,5 yıl sonra davacı iş bu davayı kötü niyetle açtığından bahisle öncelikle yetki itirazlarının kabulünü ve davanın esastan reddini talep etmiştir.

III. BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle, davalı .... Ltd. Şirketi ile müvekkil arasında davalıya ait projelerdeki mermer işleri için 5 adet sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin 6. maddesinde imalatların birim fiyatlarının belirlendiğini, bedelin taraflar arasında kararlaştırıldığını, davalı tarafın işleri fiilen teslim aldığını, oteli fiilen çalıştırdığı halde hiçbir itiraz ileri sürmeksizin müvekkilinin iletişim çabalarını reddettiğini, yaklaşık iki yıl oyalandığını, bakiye bedelleri ödemediğini, davalı tarafın ödeme yapmaması nedeniyle ve yapılan işlerin miktarı ile ilgili davalıyla mutabakat sağlanamadığından müvekkili tarafından İstanbul'daki ... Otelindeki imalatlar için İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/81 D. İş Sayılı dosyasından, Bursa'daki ... otelindeki imalatlar için Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/84 D.İş Sayılı dosyasından delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve yapılan işlerin niteliği ve miktarlarının alanında uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edildiğini, müvekkilinin bakiye giderin ödenmesi için davalıya noter marifetiyle ihtarname çektiğini ancak bu rağmen davalının ödeme yapmaktan çekindiğini beyan ederek, alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

IV. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle, ... otel işi için, 15/09/2014 tarihli sözleşme gereğince, teknik şartnamede belirtilen "genel adı ile mermer işlerinin" yapımını 15/09/2014 tarihinden itibaren 70 günde yapıp teslim etmeyi, 23/10/2014 tarihli sözleşme gereğince, teknik şartnamede belirtilen "yangın merdiveni mermer işleri" yapımını, 23/10/2014 tarihinden itibaren 30 günde yapıp teslim etmeyi, 23/12/2014 tarihli sözleşme gereğince, teknik şartnamede belirtilen "genel adı ile mermer ile kolon kaplama ve tezgah işleri" yapımını, 23/12/2014 tarihinden itibaren 30 günde yapıp teslim etmeyi, 01/01/2015 tarihli sözleşme gereğince, teknik şartnamede belirtilen "kapı pervazı mermer işleri" yapımını, 01/01/2015 tarihinden itibaren 30 günde yapıp teslim etmeyi, ... otel ve suites işi için; 29/01/2015 tarihli sözleşme gereğince "... Katı genel mermer tezgah işleri" yapımını 02/02/2015 tarihinde yapıp teslim etmeyi kabul ve taahhüt ederek yükümlülük altına girdiğini, sözleşme hükümleri gereğince işleri yapmaya başlayan davacının teslim etmesi gereken zamanlarda hiç bir işi yapıp taraflarına teslim edemediğini, davacı yüklenici tarafından, yapılan mermer işlerinin davalı müvekkili"' firmanın yetkilileri tarafından incelendiğinde, birçok eksik-hatalı ve ayıplı hususların tespit edildiğini, davacı tarafından açılan sözleşmeler gereğince ödenmeyen alacak talepli iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafa defalarca eksik-ayıplı ve hatalı işlerinin tamamlanmasının istendiğini ancak görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı müvekkili firma ve davacının taraf olduğu sözleşmelerde işlerin tespit edilmiş süreler içerisinde bitirilmemesi halinde geçecek her bir güne hiçbir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın 15/09/2014, 23/12/2014, 01/01/2015 tarihli sözleşmeler için günlük 1.000 USD 23/10/2014 ve 29/01/2015 tarihli sözleşmeler için günlük 1.000 TL gecikme cezasının yükleniciden kesileceğinin belirlendiğini, Kartal 23. Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 22/07/2016 tarihli ihtarnamesi ve Kadıköy 30. Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 06/12/2016 tarihli cevabi ihtarnamesi ile taahhüt edilen iş kalitesinin yakalanamadığının ve kararlaştırılan tarihte teslim edilemediğinin davacı tarafa ihtaren bildirildiğini, ihtarnamelere rağmen davalı müvekkilinin sonuç alamadığını ve davacı aleyhine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1231 E. Sayılı dosyası ile tazminat davasının açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin firma sözleşmeler gereğince üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin sözleşmelerde belirlenmiş olan ödemelerini vadesinden önce ve ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden yaptığını, davacı yanın iddiaları ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği hususunu haksızca bertaraf etmeye çalıştığını, dava dilekçesinde delil olarak sunulan ve davacı tarafa yaptırılan Bursa-... otel için Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/84 D. İŞ sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda dahi davalı yüklenici firmanın sözleşme gereğince eksik-hatalı ve ayıplı yapmış olduğu işlerin tespit edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla tarafların ticari kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde ve yapılan teknik değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda, esas dava yönünden davacı işverenin davalı yükleniciden ayıplı imalat nedeniyle 134.840,71-TL alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, yapılan iş bedeline göre yüklenici davacının işveren davalıdan bakiye alacağının 25.335,93-TL olduğu tespit ve rapor edildiği, asıl davada, sözleşmenin işvereni olan davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL eksik ve ayıplı işler, 1.000 TL cezai şart, 1.000 TL geç teslimden dolayı uğranılan kazanç kaybı olmak üzere 3.000 TL nın davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının eksik ve ayıplı işler yönünden talebinin yerinde olduğu, kesin kabul tutanağı mevcut olmadığından davacının gecikme cezası alacağının bulunup bulunmadığının, var ise miktarının ne kadar olduğunun hesap edilmesinin mümkün olmadığı, cezai şart talebi gibi davacının geç teslimden dolayı uğranılan kazanç kaybı talebinin de ispata muhtaç olduğu ve dosya kapsamına göre buna ilişkin bilgi, belge ve delilin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne, taleple bağlılık ilkesi gereği 1.000-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, birleşen davada, sözleşmenin yüklenici tarafı olan davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 USD ve 1.000 TL alacağının işin teslimi tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, yaptırılan inceleme neticesinde sunulan tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli 14/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile davalının davacıya 25.335,93 TL eksik ödeme yaptığı, diğer bir deyişle davacının davalıdan bu tutarda alacaklı olduğu tespit ve rapor edildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verildiği ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 4.543,50 TL nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

VI. İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, 11/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ayıp ve eksik işlerin tespit edilmesi aşamasında, bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınan, 21/12/2015 tarihinde taraflarca imza alınan Geçici Kabul tutanağının, gecikme cezası alacağının tespiti yapılırken dikkate alınmadığı, 21/12/2015 tarihli geçici kabul tutanağı, eksik ve ayıplı işlerin tespitini yaparken, aynı tutanakta, davalı-karşı davacı firma adına ...tarafından 21/12/2015 tarihi itibariyle, bu tarihten geriye doğru yaklaşık 8 aylık bir gecikmenin olduğunu kabul ve ikrar edildiği, bu tutanağa göre ve bilirkişilerin de tespit ettiği şekilde; 3 nolu sözleşmede yüklenilen işlerden, tezgahların lavabo kesimlerinin şantiye ortamında yerinin açılması ve yapıştırılması işi, kesimlerin kara kesim yapılması işinin ayıplı yapılması, lavabo etrafı pahların elle yapılmasından dolayı olması gereken standartlara WC kalitede yapılmaması, ön alım tezgahlarında açılan ... keskin ve özensiz çıtlama şeklinde olması, zımparasız olması, ... zımpara yapılmış gibi görünmesi için vernik sürülerek yapışmaya çalışması, ayıplı ve eksik işler olarak belirlendiği, 23/12/2014 tarihli sözleşme gereğince, davalı-karşı davacı yüklenici, teknik şartnamede belirtilen "genel adı ile mermer ile kolon kaplama ve tezgah işleri" yapımını, 23/12/2014 tarihinden itibaren 30 günde yapıp teslim etmeyi taahhüt ettiği, 23/01/2015 tarihinde bitmesi gereken bu işlerin, 21/12/2015 tarihli geçici kabul tutanağında halen tamamlanmadığı ve eksik ve ayıplı yapıldığının tespit edildiği, 1 no'lu sözleşme gereğince yüklenilen işlerden, süpürgeliklerin pahlarının ön kısımlarının yapılamamış olması, suit odalarda kullanılan serpme gianta diye adlandırılan taşın sözleşmedeki kaliteden olmaması, vernikleme işleminin taşların üzerine akarak leke yapması da eksik ve ayıplı işler olarak belirlendiği, 15/09/2014 tarihli sözleşme gereğince; teknik şartnamede belirtilen "genel adı ile mermer işlerinin" yapımını, 15/09/2014 tarihinden itibaren 70 günde yapıp teslim etmeyi taahhüt ettiği, 25/11/2014 tarihinde bitmesi gereken bu işlerin de, 21/12/2015 tarihli geçici kabul tutanağında halen tamamlanmadığı, eksik ve ayıplı yapıldığı tespit edildiği, davalı-karşı davacı tarafından, ayıp ve eksik işlerle beraber, gecikmelerin kabulü de 21/12/2015 tarihli geçici kabul tutanağı ile imza altına alınarak ikrar edildiği, sözleşmelerle teslim süresi belirlendiği, 21/12/2015 tarihinde dahi halen eksik ve tamamlanmayan işlerin olduğu, sözleşme ile belirlenen teslim süresine uymadığı belli ve ikrar edilmiş iken, yüklenilen işlerin tamamlanıp tamamlanmadığı belli olmamasının mümkün olmadığı, gecikme cezası isteminin belirlenebilir ve hesaplanabilir şekilde olduğu, dava konusu işin ne zaman tamamlandığı veya tamamlanıp tamamlanmadığı, dava dosyasına ibraz ettikleri evraklarla sabit ve yazılı delillerle kanıtlanmış iken, bilirkişi heyetinin, gecikme cezası taleplerimizi hesaplanabileceği aşikar olduğu, yerel mahkemenin eksik inceleme neticesinde hükme esas teşkil edecek yeterliliğe sahip olmayan bilirkişi raporunu hükme esas aldığı, davalı taraftan kaynaklanan gecikmeler nedeniyle davacının otelinin 2015 kış sezonunda ancak açılabildiği, yine davalı tarafından işin tamamlanmamasından, eksik ve ayıplı işlerinden dolayı otel açıldıktan sonra dahi devam eden inşaat görüntüsü, müşteri şikayetlerine neden olduğu ve müvekkilini ticari itibar kaybına uğrattığı, 8 aylık gecikmenin, bizzat davalının yetkilisinin imzalamış olduğu geçici kabul tutanağında, davalı yetkilisinin kabul ve ikrar edildiği, iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemece dosyanın defalarca bilirkişiye gönderildiği ve her seferinde bazı hatalar düzeltilmişse de dava konusu uyuşmazlığı çözmeye yarayacak bir rapor tanzim edilemediği, mahkemenin adeta pes ettiği ve nihayetinde 14.03.2022 tarihli son ek rapora göre bir karar verdiği, bilirkişilerin çoğunun, bütün ticari davaları ticari defterler ve faturalar üzerinden değerlendirmek ve varsa bir borç ve alacakları buradan tespit etme eğiliminde oldukları, oysa davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan bir dava olduğu, taraflar arasında yapılan işin miktarı ve bedeli konusunda ihtilaf olduğu, bu davada önemli olan yapılan işin sözleşme uyarınca bedelinin belirlenmesi olduğu, bedel belirlendikten sonra davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiyenin tespiti yapılacağı, zaten taraflar arasında yapılan ödemelerin miktarı konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, ancak bilirkişiler ısrarla ticari defterlere ve faturalara odaklandığı, bu ihtilafı bunun üzerinden çözmeye çalıştıkları, bilirkişilerin kesilen faturaların hangi hizmetin bedeli olduğu hangi kura karşılık kesildiğinin belli olmadığını belirttikleri, oysa bu dava açısından kesilen faturaların bir öneminin bulunmadığı, burada odaklanılması gereken şeyin müvekkilin yaptığı işin sözleşme kapsamında toplam bedel ve davalının yaptığı ödemeler olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ile yapılacak işlerin birim fiyatlarının bir kısmı USD bir kısmı ise TL bazında kararlaştırıldığı, bilirkişi heyetinin de buna göre belirleme yaptığı ve ne kadar iş yapıldığı, hangi işin ne sözleşme uyarınca ne kadar bedelle karşılık geldiğini tespit ettiği, ancak hatalı olarak USD bazlı belirlenmiş işlerin TL karşılığını da hesapladığı, hesaplama yaparken de sözleşme tarihindeki kura göre hesapladığı, bilirkişilerin, sözleşmeler uyarınca yapılan işin tespiti ve sözleşme uyarınca bedellerini belirlemesi gerekirken, (hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde) sözleşme tarihindeki kura göre Türk Lirasına çevirmelerinin hatalı olduğu, sözleşmede sözleşme tarihindeki kurun esas alınacağına dair bir hüküm de olmadığına göre bilirkişilerin bu yöndeki yaklaşımının hatalı olduğu, asıl dava yönünden kararın 7. sayfasında, 134.840,00-TL imalat nedeniyle yükleniciden alacaklı olduğu, yüklenicinin ise yapılan işlerden dolayı bakiye alacağının 25.335,93 TL olduğu ifade edildiği, bu tespite dayalı olarak da hüküm tesis edildiği, oysa bilirkişilerin eksik ve ayıplı işler bedelinin 134.840TLolduğuna dair bir tespiti bulunmadığı, bilirkişi raporlarından birinde davacının ticari defterlerine göre alacaklı olduğu miktarı bu şekilde belirledikleri, bu miktarın ayıplı işler ile uzaktan yakından ilgisi olmadığ, mahkemenin, yanılgı sonucu bu miktarı ayıplı imalatların bedeli olarak anladığı ve hatalı sonuca vardığı, asıl davadaki davacının talebinin ticari defterlere göre alacaklı olduğu miktarın ödenmesi olmadığı, eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı alacak talebi olduğu, kaldı ki bu talep de sadece Bursa’daki imalat işleri için olduğu, yani İstanbul Ataşehir’deki proje yönünden davacının bir talebi bulunmadığı, mahkemenin bu hususları da göz ardı ettiği ve hatalı değerlendirdiği, bilirkişi incelemesi neticesine imalatta eksik ve ayıplı işlerin olduğunun tespit edildiği ve işin bedelinden kesinti yapıldığı, ayıplı işler bedeli Bursa’da miktar olarak belirlenip indirildiği, İstanbul Ataşehir projesinde ise oransal olarak indirim yapıldığı ve müvekkilin alacağı tespit edildiği, dosyadaki bütün bilirkişi raporlarında yapılan işlerin eksik ve ayıp bedeli indirilerek alacak tespiti yapıldığı halde asıl davadaki davacının eksik ve ayıplı işler nedeniyle alacak talebinin kabulü hatalı olduğu, mükerrer ödeme anlamını taşıdığı, eksik ve ayıplı işler bedeli müvekkilin alacağından indirilmişken ayrıca bunların bedelinin karşı tarafa ödenmesine karar verilmesi hatalı olduğu kararın kaldırılması gerektiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı taraf iş sahibi, asıl davada davalı birleşen davada davacı taraf ise yüklenicidir.

Asıl davada davacı tarafından, davalıyla olan sözleşmelere istinaden davalı tarafından yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğu ve işin geç teslim edildiği iddiasıyla tazminat ve alacak talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, birleşen davada ise davacı tarafından, yapıldığı iddia edilen işlerin karşılığı bakiye alacağın ödenmediği iddiasıyla alacak talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı, asıl ve birleşen davalar yönünden taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında toplamda 5 adet birim fiyatlı eser sözleşmesi ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı iş sahibi asıl davada sadece ...'daki otele ait işlere dair 4 adet sözleşmeye dayalı olarak eksik ve ayıplı işler bedeli, gecikme cezası ve gecikme tazminatı talep etmektedir.

Mahkemece, sözleşmenin ilgili hükmü uyarınca kesin kabul işlemi yapılması gerektiği halde yapılmadığından bahisle işin henüz teslim edilmediği kabul edilerek iş sahibinin gecikme cezası ve gecikme tazminatı talepleri reddedilmiş ise de, taraflarca tespit edilmiş eksik ve ayıplar da belirtilmek suretiyle düzenlenen 21/12/2019 tarihli geçici kabul tutanağı tarihi itibariyle işin teslim edildiğinin kabulü gerekir. Anılan tutanak içeriğine bakıldığında, davalı yüklenicinin 8 (sekiz) aylık gecikmeyi de kabul ettiği anlaşılmaktadır. O halde davalı yüklenicinin geç teslimle ilgili bu kabulü de dikkate alınmak suretiyle davacı iş sahibinin gecikmeye bağlı alacak taleplerinin buna göre incelenip değerlendirilmesi gerekir.

Diğer yandan yüklenici, işin gecikmesinde kusurlu olması halinde sorumlu tutulabilir. Bunun için, gerekirse taraflardan açıklama istenerek buna dair iddia ve savunmaları kapsamında tanık da dahil tüm delilleri toplanıp gecikmede kimin kusurlu olduğu tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Az yukarıda da belirtildiği üzere, taraflarca yapılan geçici kabul ile işin eksik ve ayıpları da tespit edilmiş olup, gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle eksik ve ayıpların giderilip giderilmediği, giderilmişse kimin tarafından giderildiği, bedellerinin de teslim tarihindeki piyasa fiyatlarıyla belirlenmesi; ayrıca, davacı iş sahibinin geçici kabul tutanağından sonra ve fakat davadan önce delil tespiti raporuyla tespit ettirdiği geçici kabul tutağında bulunmayan gizli ayıplarla ilgili talebinin de incelemesi gerekir.

Birleşen dava ile ilgili olarak; davacı yüklenicinin tüm işlere ilişkin (5 adet sözleşme) bakiye alacak talep ettiği anlaşılmaktadır.

... işi ile ilgili olarak asıl davada yapılacak araştırmanın bu davanın (birleşen) sonucunu etkiliyeceğinden, gerekirse yeniden keşif yapılarak asıl davaya konu edilen eksik ve ayıplar yönünden orada belirtilen yol ve yönteme göre inceleme yapılıp davaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca varsa bedeline orada hükmedilmesi, birleşen davada bu bedellerin tekrar mahsup edilmemesi gerekmektedir.

Ataşehir işi ile ilgili olarak ise; davacı iş sahibi tarafından bu husus asıl davada dava konusu edilmediğine göre, yine bu konuyla ilgili olarak da gerekirse yeniden keşif yapılmak ve varsa eksik ve ayıplı işler bedeli de mahsup edilmek suretiyle davacı yüklenicinin hak edeceği bakiye iş bedeli alacağı belirlenmelidir.

Diğer yandan, taraflar arasında yapılan sözleşmeler ile yapılacak işlerin birim fiyatlarının bir kısmının Amerikan Doları, bir kısmının Türk Lirası bazında kararlaştırıldığı anlaşılmış olup, davacı yüklenicinin birleşen davadaki taleplerinin hesaplamalarında bu hususun da dikkate alınması gerekir.

Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,

2-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/05/2022 tarih, 2017/310 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2040, K. 2026/1214, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2040-e-2026-1214-k-576a18264355