Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2305 E. 2026/1215 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2305
- Karar No
- 2026/1215
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2305
KARAR NO : 2026/1215
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (kapatılan)
TARİHİ: 06/10/2022
NUMARASI : 2020/443 Esas, 2022/841 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firma (Alt Yüklenici) ile ... A.Ş (Yüklenici-İşveren) arasında 20.03.2019 tarihinde ... merkezi ... Bloklarının Mekanik ... İşlerinin yapımı (Malzeme ve işçilik)ile ilgili "sabit birim fiyat" esasına dayanan, keşif bedeli; 2.168.733,16 TL+KDV olan bir sözleşme imzalandığı, sözleşme dahilinde yapılan tüm hesaplamalarda %10,3 tenzilat oranı uygulanacağı taraflarca kararlaştırıldığı, Müvekkilinin; işbu sözleşmenin keşif özetinde belirtilen ve sonradan verilen ek işlerle birlikte toplamda 2.408.332,29 TL+KDV ve 60.353,06 EURO + KDV tutarında imalat gerçekleştirdiği, müvekkili tarafından gerçekleştirilen işbu sözleşme kapsamındaki imalatların; 1.972.301,92 TL ve 60.353,06 EURO tutarındaki kısmına ait ara hak edişlerin kabul ve onayları davalı işverence yapıldığı, kabul ve onayı yapılan bu ara hak ediş tutarları üzerinden davalı işveren, sözleşme gereği ve hükümleri çerçevesinde % 5 oranında nakit teminat kesintisi yaparak kalan bakiyeyi müvekkil firmaya ödediği, davalının 6 Nolu hak edişe konu 351.167,93 TL+KDV imalat tutarı ile 7(Yedi) Nolu hak edişe konu 84.862,45 TL + KDV imalat tutarını Müvekkil firmaya ödemediği, Müvekkili tarafından, ilk olarak 02/12/2019 tarihinde 351.167,93 TL+KDV tutarındaki 6(Altı) nolu hak ediş, işverenin onayına sunulduğu, İşveren, hak edişlerin onayı ve ödenmesiyle ilgili işlemleri, sürüncemede bıraktığı, personelleri aracılığıyla müvekkil firmayı sürekli oyaladığı, dolayısıyla müvekkiline 351.167,93TL+KDV tutarındaki imalata ilişkin hak ediş bedelini ödemediği, Bunun üzerine Müvekkilinin, 11/03/2020 tarihinde Davalı İşveren'e, Üsküdar 22. Noterliği, ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle 02/12/2019 tarihli 6 nolu hak ediş bedelinin 15 gün içerisinde ödenmesini, aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihbar ve ihtar ettiği, taraflar arasındaki sözleşme, feshi ihbar süresinin dolmasıyla 29.03.2020 tarihinde münfesih olduğu, davalının sözleşmenin fesih tarihinden sonra, taraflarınca keşide edilen ihtarnameye cevap vererek, 6 Nolu hak edişe konu imalat tutarının 333.557,99 TL+KDV lik kısmını kabul ettiği, fakat herhangi bir ödemede bulunmadığı, işverenden kaynaklanan gecikmeler dışında, sözleşme kapsamındaki işleri %100 olarak tam ve zamanında tamamladığı, geçici kabule hazır hale getirdiği, bakiye 314.997,63TL+KDV ile 7(Yedi) nolu hak edişe konu 84.862,45 TL imalat tutarı üzerinden sözleşme gereği %10.3 iskonto bedelini düşerek bakiye 76.121,61 TL+KDV tutarındaki alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itirazdan dolayı icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 20.03.2019 tarihli ... Merkezi ... ... ... İşlerinin yapımı ile ilgili Sözleşmenin tasfiyesine,12.03.2019 tanzim tarihli 130.124,00 TL tutarındaki teminat senedinin hükümsüzlüğüne karar verilerek tarafına iadesine, Türk Lirası hak ediş bedelleri üzerinden kesilen, %5 oranında toplamda 88.457,74 TL nakit teminat kesintisinin sözleşmenin feshinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine, EURO hak ediş bedelleri üzerinden kesilen, %5 oranında toplamda 2.706,83 EURO nakit teminat kesintisinin sözleşmenin feshinden itibaren fiili ödeme günkü kur üzerinden yasal faiziyle birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki bu davanın icra dosyasına yapılan itirazın iptali talepli olduğu davacı tarafından ayrıca davacı tarafından icra takibine konu olmayan teminat kesintileri ve teminat senetlerine ilişkin talepleri bulunduğu, dava talebinde yer alan %5 nakit teminat kesintisi ile teminat senedine ilişkin taleplerin ve sözleşmenin tasfiyesi talebinin işbu davada talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı ile müvekkili şirket arasında 20.03.2019 tarihinde İstanbul ili Büyükcekmece ilcesi ... Mevkii, ... Mah. ...Parsel, ... pafta, ... Ada da bulunan ... Merkezi ... ... ... işleri ( Malzeme+İşçilik ) nin yapılması konusunda sözleşme imzalanmış ve 22.03.2019 tarihinde davacı şirkete Yer Teslimi yapılmış olduğu, sözleşmenin 10.2 maddesi gereği davaci sözlesme konusu isleri tamamlayip 30.05.2019 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getireceği, müvekkili şirket ile davacı arasında 21.04.2019 tarihinde 178.363,97-TL ( KDV DAHİL ) bedelli... konulu fatura, 18.05.2019 tarihinde 656.125,59-TL ( KDV DAHİL ) bedelli ... konulu fatura, 26.05.2019 tarihinde 70.235,11-Euro( KDV DAHiL ) bedelli ( Özel poz birim fiyata ilişkin ) ... konulu fatura, 26.06.2019 tarihinde 741.916,77-TL ( KDV DAHİL ) bedelli 3.Hak Ediş konulu fatura 31.07.2019 tarihinde 249.968,88-TL ( KDV DAHİL ) bedelli 4.Hak Ediş konulu fatura 16.09.2019 tarihinde 261.227,47-TL(KDV DAHIL ) bedelli 5.hak ediş konulu fatura düzenlenmiş ve böylelikle 1 adet özel poza ilişkin ve 5 adet birim fiyata ilişkin olmak üzere toplam 6 hak ediş yapılmış ve bedelleri sözleşme gereği yapılması gereken kesintiler düşüldükten sonra nakden ve defaten gecikmeksizin davacıya ödenmiş olduğu, taraflar arasında yapılan bu hak edişlere konu imalatlar, hak edişler ve faturalar ile ödemeler konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı iddiasıyla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, davalı tarafından ileri sürülen, dava konusu işlerin tam ve gereği gibi yerine getirilmediği, dolayısıyla talep edilen hakkedişler nedeniyle bir ücret alacağı oluşmadığı, işlerin zamanında teslim edilmediği bu nedenle gecikme cezası ödenmesi gerektiği, yönündeki iddiaların geçerli delillerle kanıtlanamadığı, taraflar arasında 6 ve 7 nolu hak edişlerdeki işlerin belirli bir sürede yapılmasının öngörülmediği ve dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının üstlenmiş olduğu işi tam ve gereği gibi zamanında yerine getirdiği takdir ve sonucuna varıldığı, davacının altı ve yedi nolu hakkedişlerden dolayı düzenlemiş olduğu iki adet faturadan kaynaklı olarak toplam 463.764,22 TL (KDV dahil) fatura alacağının bulunduğu gerekçesiyle, asıl alacak yönünden davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi öncesi işletilen faize ilişkin yapılan incelemede ise, davacı tarafından gönderilen ihtarname ile davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğü, davalının karşı ihtarname gönderdiği tarih olan 11.05.2020 tarihinin temerrüt tarihi kabul edildiği ve re'sen yapılan hesaplama neticesinde çıkan sonucun davacının takip talebinde talep etmiş olduğu faiz miktarından fazla olduğu, taleple bağlı kalınarak davalının işlemiş faize yönelik itirazının da iptaline karar verildiği davalının icra takibine itirazı haksız olduğundan takip miktarı üzerinden %20 oranında davacı lehine İİK nun 67/2 maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacının üstlenmiş olduğu işi tam ve gereği gibi zamanında yerine getirdiği kabul edildiğinden, sözleşmenin tasfiyesi kapsamında davacının hakkediş bedelleri üzerinden kesilen, %5 oranında toplamda 88.457,74 TL nakit teminat kesintisinin ve EURO hakkediş bedelleri üzerinden kesilen % 5 oranında toplamda 2.706,83 EURO nakit teminat kesintisine ilişkin davacının talepleri yerinde görüldüğü gerekçesiyle hesaplanan bu miktarların 21/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davacının 12.03.2019 tanzim tarihli 130.124,00-TL tutarındaki teminat senedinin hükümsüzlüğüne ilişkin talebine dair yapılan incelemede; dava konusu iş bu senedin eser sözleşmesinin teminatı olarak verildiği hususunda ihtilafın bulunmadığı, iş bu senedin teminat senedi olduğuna göre ancak eksik bırakılan iş bedeli kadar lehtar olan iş sahibinin alacaklı olacağı, ancak yukarıda belirtildiği üzere davacının üstlenmiş olduğu işi tam ve gereği gibi zamanında yerine getirdiği kabul edildiğinden, bononun teminat fonksiyonu ortadan kalkmış olduğu gerekçesiyle, dava konusu iş bu senedin hükümsüzlüğünün tespitine ve davacıya iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın itirazın iptali davası olduğu, davacının nakit teminat kesintisi ve teminat senetlerinin hükümsüzlüğü ve iadesi ile aradaki sözleşmenin tasfiyesi konulu taleplerinin usulen iş bu davanın konusu olamayacağı, zira işbu taleplerin icra takibinde yer alan talepler olmadığı, sözleşmede teminat senetlerinin de ne şekilde iade edileceği hüküm altına alındığı, kesin hak edişler tamamlanmadan ve işlere dair garanti süreleri bitmeden bunların iadesi de sözkonusu olmadığı, davacı yanın sözleşmede belirtilen garanti süresindeki sorumluluğundan kaçmaya çalıştığı, bu talepler yönünden davanın usulden reddi gerektiği, tarafların içeriğinde mutabık kaldıkları 6 ve 7. hak ediş adı altında herhangi bir hak ediş bulunmadığı, davacı tarafından hak edişlerin sürüncemede bırakıldığı beyan edilmekteyse de bu hususun gerçeklerle bağlaşmadığı, müvekkili şirket tarafından sürüncemede bırakılan bir hak ediş alacağı olmadığı, davacı şirket tarafından geçici kabul eksikliklerinin giderilmesi gerekirken, ihtarname ile 351.167,93-TL+KDV bedelli olduğu iddia olunan 6 nolu hakedişin ödenmesi için ihtarname gönderdiği ve akabinde kendisine bildirilen geçici kabul eksiklikleri dahi gidermeden haksız ve mesnetsiz şekilde sözleşmenin feshi cihetine gittiği, sözleşme konusu işi bitirmeden bıraktığı, bununla da yetinmeyerek 7 nolu hak ediş adı altında ne olduğu dahi belli olmayan bir hak ediş alacağı talebinde bulunduğu, ihtarnameye cevap verilerek 6 nolu hak ediş kapağı ihtarname ekinde davacıya tebliğ edildiği, hak edişe uygun fatura düzenlenmesi talep edildiği ve müvekkil şirket tarafından düzenlenmesi gereken 650.619,95-TL meblağlı gecikme cezası faturası davacıya tebliğ edildiği, gecikme sebebiyle tahakkuk eden gecikme cezası hak ediş alacağını aştığından bakiye gecikme gecikme cezası alacağı olarak 312.522,23-TL'nin ödenmesi talep edildiği, davacı şirketin, müvekkili tarafından düzenlenen gecikme cezası faturasını haksız ve hukuka aykırı şekilde bir gerekçe belirtmeksizin iade ettiği, dava konusu işlerin 20/03/2019 tarihli sözleşme çerçevesinde yapıldığı, işin teslim tarihinin 30/05/2019 olduğu, buna rağmen bilirkişi raporunda işe başlama tarihi 22/03/2019 olarak tespit edilmesinin de hatalı olduğu, elektrik enerjisinin sisteme verildiği tarihten itibaren davacıya makul bir süre verildiği ve sonrasında iş tamamlanmadığı için gecikme cezası kesildiği, bu noktada 20/12/2019 tarihine kadar verilen ek sürenin makul olup olmadığı değerlendirilmeden, tutanak ile yapılacak imalatların süresinin ucunun açık olduğu sonucuna varılmasının doğru olmadığı, tutanakta dahi, derhal makul süre içinde tamamlanacağı, yazılı olduğu, verilen süre makul görülmese dahi makul sürenin ne olacağının tespit edilmesi gerektiği, davacı firmaya, hükme esas alınan raporda tespit edildiği üzere, su elektrik ve doğalgaz bağlandığının bildirildiği, ancak davacı firma tarafından hiçbir zaman işin testlerin yapıldığı seviyeye geldiği, ancak su, elektrik ve doğlagaz olmadığı için gerekli testlerin tamamlanamadığı yönünde bir bildirim yapılmadığı, bu sebeple süre talebinde bulunulmadığı, işin teslim edilmediği, teslim etmeye yeterli sahada çalışan sayısı da olmadığı, bilirkişi tarafından, imalatın geç kalıp kalmadığı hakkında kanaat oluşturacak kadar dosyada belge bulunmadığı, şeklinde açık tespit ve taraflar arasındaki sözleşme ile işin hiçbir zaman teslimin yapılmadığı göz önünde bulundurularak işin süresi içinde teslim edilmediğinin kabulü gerekli ve zorunlu olduğu, bilirkişi raporundaki dosyada geç kalındığına dair bir tutanak olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğu, zira geciken bir yüklenicinin geciktim deyip, kendisine gecikme cezası kesilmesine yol açacak bir tutanak tutturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, süresi içinde teslim edilmemiş ise gecikme olduğunun sabit olduğu, gecikme olmadığını ve/veya kendisine ek süre verildiğini ispat külfetinin davacı yanın üzeride olduğu, gecikmenin olmadığını ispat için de davacının kendisine ek süre verildiğini gösterir yazılı bir belgeyi dosyaya sunması gerektiği ya da kendisine verilen sürenin makul olmadığını ispat etmesinin gerektiği, davacı yanın gecikmediğini ispat edemediği, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartların bulunmadığı iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf yüklenici, davalı taraf ise iş sahibidir.
Davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş karşılığı alacağının ödenmediği iddiasıyla başlattığı icra takibine itirazın iptalini, teminat kesintisinin tahsiline ve teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici iş bu davayla tek taraflı düzenlediği 6 ve 7 no'lu hak edişlerin bedeli ile sözleşme gereğince davalı iş sahibine verdiği teminatların iadesini istemiştir.
Mahkemece dosyada mevcut 30/05/2016 tarihli belgeye istinaden bu tarih itibarıyla sözleşmenin ifa ile sona erdiğinden bahisle davacının tüm taleplerinin kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamından bu tarihten sonra da işe (ifaya) devam edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, iş bu belgenin sözleşmenin sonunda düzenlenmiş işin taraflarca tümüyle tasfiye edildiğine dair ibralaşma belgesi niteliğinde olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
Davacı bakiye iş bedeli alacağı bakımından 6. Ve 7. Hak edişlere dayanarak talepte bulunmuş ise de teminatların iadesi ve hükümsüzlüğüne yönelik talebinin değerlendirilmesi bakımından işin tümden tasfiye edilmesi gerekir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, tasfiye kesin hesabının çıkartılması için dosyadaki tüm raporlar dikkate alınarak yapılacak keşif ile işin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, daha sonra, davalı iş sahibinin gecikmeden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı belirlenip varsa mahsuplaştırma yapılması, bundan sonra teminatların iadesi koşulları da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, 30/05/2019 tarihi itibariyle tasfiye yapılmış olması dosya kapsamına uygun olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-(KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/10/2022 tarih, 2020/443 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.