Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2886 E. 2026/4636 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2886
Karar No
2026/4636
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1355 E., 2025/240 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/241 E., 2024/40 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. Maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmalarında, 1 12... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetiği nedeniyle, ... çocukları ... ve ... adlarına 1/2' şer paylı olarak tespit edilmiştir. 2. Asıl davanın davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 1 12... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi çalışması kapsamında davalılar adlarına tespit gördüğünü, taşınmazın uydu fotoğraflarında ham toprak durumunda kullanılmayan bir yer olarak göründüğünü, imar ve ihyanın tamamlanmasından itibaren 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin aralıksız ve nizasız geçmesi gerektiğini ileri sürerek, 1 12... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile Hazinesi adına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının murisi tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanılan Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin davacı ile birlikte diğer kardeşlerine kaldığını ve dört kardeş murislerinin ölümünden itibaren taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini, davacı ... kardeşlerinin anılan taşınmazı tarla olarak birlikte ekip biçmelerine ve ilgili taşınmazın 1/4 oranında davacıya tescil edilmesi gerekmesine rağmen taşınmazın sadece kardeşlerden ... ve ... adlarına 1/2' şer pay ile tespit edildiğin, davacı ... ve kardeşi ... bu bilgilendirme tutanağına 16.11.2020 tarihinde itiraz etse de Antalya Valiliği Kadastro Müdürlüğünün 30.11.2020 tarihli yazısı ile itirazın reddedildiğini ileri sürerek, taşınmazın 1/4 pay oranında davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davanın davalıları ... ve ... cevap dilekçelerinde; davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın Hazine ile bir ilgisinin olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığını, tamamıyla tarım ve kültür arazisi olduğunu, dava konusu taşınmazı miras bırakan babaları ...'a ait olduğunu, kendisinin ölünceye kadar bu yeri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla sürüp ektiğini, ölümünden sonra da adı geçenin mirasçılarına kaldığını, mirasçılarının ..., ..., ... ve ... olduğunu, kadastro tespitinde sadece davalılar adına tespit yapıldığını, bu yerde diğer mirasçıların da hakları olduğunu, eklemeli olarak zilyetlik süresinin en az 50 - 60 yılın üzerinde olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/995 Esas, 2023/1368 Karar sayılı kaldırma kararı sonrası 16.01.2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1992 yılı hava fotoğrafında taşınmazın üzerinde dağınık şekilde ağaçların olduğu, herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı ve komşu parseller ile ayırt edici belirgin bir sınırın oluşmadığı ve imar-ihya edilmediği, 2016 yılı uydu görüntüsünden sonra dava konusu taşınmazın orta bölümünde tarım yapılmadığı, kuzey ve güney bölümünde kısmen tarım yapıldığı, taşınmazın sınırının oluşmadığı ve imar ihyanın tamamlanmadığı, davacı şahıs lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı, her ne kadar 19 71... hava fotoğrafında taşınmaz üzerinde kısmen tarımsal faaliyet yapıldığı tespit edilmiş ise de 1992 yılında taşınmazın üzerinde yeniden ardıç ağaçlarının çıktığı ve tarımsal faaliyet yapılmadığı, 1992 yılından 2016 yılına kadar toprağın işlenmediği, 2016 yılından sonra taşınmazın kuzey ve güney bölümünde kısmen toprağın işlendiği, davalıların babalarının sürdürdüğü zilyetliğin imar ihyanın tamamlanmadan 30 yıldan fazla süre ile terk edildiği değerlendirildiğinden, her ne kadar birleşen dosya yönünden davalı ... ve ...'un kabul beyanı olsa da zilyetlik şartları oluşmadığı" gerekçesiyle asıl davanın davacısı Hazinenin davasının kabulüne, birleşen dava davacısı ...'nın davasının sübut bulmadığından reddine, dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. madde gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen davanın davacısı ... vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, birleşen davanın davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen davanın davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; kaldırma sonrası alınan rapora itirazlarının giderilmediğini, delillerin toplanmadığı ve tanıkların dinlenmediğini, toprak konusunda test de yaptırılmadığını, İlk Derece Mahkemesince taraf teşkili sağlanmadan ve ilan işlemi gerçekleştirilmeden karar verildiğini, davalı ... kardeşlerin müvekkil lehine davayı kabul iradeleri mahkemece dikkate alınmamış olup bu durumun hukuka aykırı olduğunu, yine ana dosya yönünden 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi kapsamında vekalet ücreti dahil hiçbir aleyhe yargılama giderine hükmedilmemiş iken, birleşen dosya davacısı müvekkil aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesi hak arama hürriyetine ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacı ... ve davalı taraf lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı ve taşınmazda davacı ...' nın payının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kala 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2886, K. 2026/4636, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2886-e-2026-4636-k-92927f20fb9b