Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2670 E. 2026/4633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2670
- Karar No
- 2026/4633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/305 E., 2024/1621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/135 E., 2021/437 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar ..., ... ve ... vekili dava dilekçelerinde; tapuda ham toprak vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunan Bingöl ili .. ilçesi ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri olan davacıların tasarrufunda bulunduğunu, ancak Bingöl Tapu ve Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonrası taşınmazın Hazine adına kaydedildiğini, taşınmazın uzun yıllardan beri davacıların elinde olduğunu, kadastro çalışmalarında hata yapıldığını, keşif yapılması ve tanıkların dinlenmesi halinde gerçeğin ortaya çıkacağını ileri sürerek, taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ..., ... ve ... vekili müdahale dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın kadimden beridir müvekkilleri olan asli müdahillerin tasarrufunda bulunduğunu, dava konusu taşınmazın yanında ve etrafındaki bir çok taşınmazın da asli müdahillere ait olduğunu, davacının ve davalı Hazinenin taşınmazda bir haklarının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın asli müdahiller adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, orman olarak tespiti yapılan dava konusu özel mülkiyete konu olamayacağı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazda 19 84... yıllarına ait hava fotoğraflarında kullanım ve tarımsal faaliyetin olmadığı, ziraat bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek tarım arazisi olmadığı, dolayısıyla davacıların ve asli müdahillerin dava konusu taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliği ispatlanamadığı gibi lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davalılar vekili ve asli müdahiller vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 1 20... ve 25 parsellerin uzun yıllardır müvekkillerinin kullanımında olduğunu, 25 parselle ilgili yeterli araştırma yapılmadığını, iki taşınmazın birlikte kullanıldığını, tanık ifadelerinin bu yönde olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının reddedildiğini, zilyetliğin uzun yıllardır müvekkillerinin babası ve sonra müvekkilleri tarafından sürdürüldüğünü, buğday tarımı yapıldığını, işlenmeme nedeni ile çalı ve ot yetiştiğini ve orman vasfında olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kadimden beri taşınmazda müvekkillerinin tasarruflarının olduğunu, komşu taşınmazların da müvekkillerine ait olduğunu, orman vasfında olmadığını, imar ihyaya konu olduğunu, hayvan geçiş yeri olduğu için işleme yapılmadığını, delillerin değerlendirilmediğini, zilyetlik şartlarının oluştuğunu, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar ve asli müdahiller lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılar ve asli müdahillerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.