Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2257 E. 2026/4629 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2257
Karar No
2026/4629
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/65 E., 2025/462 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sandıklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/447 E., 2024/380 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; mera vasfıyla özel sicilinde kayıtlı bulunan Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... köyü 1174 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde olduğunu, orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını, aktüel durumunun da orman olduğunu ileri sürerek, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadimden beri mera olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın tamamının orman tahditi içerisinde kaldığı, mera vasfı taşımadığı, komşu ormanlarına devamı niteliğinde olduğu ..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Askı ilan süresi içinde itiraz edilmediği için kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacak tahdidin iptali davası ile orman kadastrosundaki niteliği iptal edilmedikçe orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeniyle orman vasıflı olduğuna ilişkin kabulünde hukuka aykırı yön yoktur. Ancak mera vasıflı taşınmaz sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiğine göre mera sicil kaydının iptali ile özel sicilinden silinmesine karar verilmesi gerekirken tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kamu düzenine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve 1174 parsel sayılı tapuda mera olarak kayıtlı taşınmazın mera sınırlandırılmasının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve kamu orta malları özel sicilinden silinmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu mera parselinin fiili olarak orman olmadığını, açıklık alan olduğunu ve halen mera olarak da fiili kullanımın mevcut olduğunu, ancak buna rağmen orman kadastrosu ile orman sınırlarına alınarak eldeki davaya konu edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davaya konu edilen yerler ile ilgili 2019 yılında orman kadastrosu çalışması yapılmış olduğunu, çalışmaların 2018 tarihinde askıya çıktığını ve ilan tutanağına karşı herhangi bir dava açılmadığının belirtilmesine rağmen dava açma hak ve süresinin devam etmesi sebebi ile orman kadastrosunun kesinleşmediğini, taşınmazda ağaç dikilmesinin mera vasfını ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek, iddiası ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera sınırlandırılmasının ve mera özel sicil kaydının iptali ve orman olarak tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2257, K. 2026/4629, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2257-e-2026-4629-k-f78e6aee7ff5