Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1762 E. 2026/3189 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1762
- Karar No
- 2026/3189
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/272 E., 2024/3045 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/26 E., 2022/398 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 1 67... parsel sayılı 2.813,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, yapılan incelemede taşınmazın başka bir şahıs tarafından idari yoldan Hazine adına tescilinin sağlanarak satışının talep edildiğini, zilyetlikle kazanma süresi ve diğer şartlarının da oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dilekçe ekinde sunulan tapu senedine göre komşu taşınmazların özel mülkiyete konu tarla vasfında olduklarını, dava konusu taşınmazın müvekkiline atalarından kaldığını, uzun süredir çekişmesiz, aralıksız, tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar-ihyanın tamamlandığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu ve kendisini vekille temsil ettirmiş davalı lehine nispi vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, imar planı kapsamında kaldığını, Hazine adına tescili gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.