Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2290 E. 2026/3194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2290
- Karar No
- 2026/3194
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2040 E., 2026/115 K.
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesine ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 07.04.2025 tarihli ve 2023/6633 Esas, 2025/2661 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde 19.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulamalarının 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapıldığını, bu çalışmalar sırasında ... köyünde hatalı çalışmalar yapılarak halen orman vasfı taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, bu işlemleri yapan memurlar hakkında bulunulan suç duyurusu neticesinde yapılan soruşturmayla ilgili olarak zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, müfettişler tarafından düzenlenen 03.01.2001 tarih ve 14-1 inceleme raporu ile "... köyünde yapılan 2/B uygulamalarının hatalı yapıldığının, 1987 yılında dahi orman vasfında olan alanların 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığının, tutanaklardaki sınır tariflerinin detaylı olarak yazılmadığı ve röperlenmediğinin, kesinleşen sınırların ölçümlerinin hatalı olması ve yanlış değerlendirilmesi sonucu 1982 yılında orman vasfında olan alanların orman sınırı dışına çıkarıldığının, buna göre ... köyünde hatalı yapılan 2/B uygulamalarının yok hükmünde sayılması gerektiğinin" tespit edildiğini, idareleri tarafından ... ilçesi ... köyünde 1990 yılında hatalı yapılan 2/B uygulamalarının yok hükmünde sayılması için hasımsız olarak açtıkları dava neticesinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/15 Esas, 2002/527 Karar sayılı 02.10.2002 tarihli kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kararın taraflarınca temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2008/13587 Esas ve 2009/1043 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğini ancak onama ilamında; "orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından her hangi bir süreye bağlı kalmaksızın işlemlerin iptali için dava açılabilir ise de böyle bir dava hasımsız görülemez. Mevcut kanun ve yönetmeliklere göre aykırı yapılan işlem ve çalışmalar kim yada kimlerin hukukunu yada hakkını etkiliyor ise bu konudaki iptal davalarında husumetin o kişilere yöneltilmesi gerekir." şeklinde gerekçe bulunduğunu, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la 6831 sayılı Kanun'a eklenen ek madde 10'da; orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğine dair hüküm bulunduğunu, bu nedenle davanın hak sahibi olan Hazine aleyhine açıldığını, ... köyünün dava konusu 2/B çalışmalı 1990 yılında yapıldıktan sonra ... ve ... köyleri olarak ikiye ayrıldığını, dilekçeleri ekinde sunulan 1982 yılı hava fotoğrafları ve müfettiş raporu eki olan 1987 yılı menşeli ortofoto haritalarına göre İstanbul ili ... ilçesi ... ve ... köy köylerinde orman olduğu halde hatalı 2/B çalışmalarına konu edilen tüm parsellerin dilekçelerinde yazılı olduğunu ileri sürerek, hatalı 2/B çalışmalarına konu edilen bu parsellerin 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesine, tapu kayıtlarına konan şagil şerhlerinin terkinine, üzerilerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş; bilahare, ... Mahallesi 1 14... ve 2 parsellere yönelik dava tefrik edilerek temyize konu dosyaya kaydedilmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2014/591 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 14... parsele yönelik davanın reddine, 1 14... parsele yönelik olarak kabulü ile bu parselin tapu kaydındaki "bahçe" olan vasfının "ağaçlık" olarak, beyanlar hanesindeki; "işbu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri ... oğlu ...'ün fiili kullanımındadır" kaydının "işbu taşınmaz eylemli orman vasfında olup fiili kullanıcısı yoktur" şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2023 tarihli kararı ile davalı Hazine vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davanın İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 14... parsele yönelik olarak reddine, davanın İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 14... parsele yönelik olarak kabulü ile bu parselin tapu kaydındaki "bahçe" olan vasfının "ağaçlık" olarak, beyanlar hanesindeki; "işbu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri ... oğlu ...'ün fiili kullanımındadır" kaydının "işbu taşınmaz eylemli orman vasfında olup fiili kullanıcısı yoktur" şeklinde değiştirilmesine, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine istinaden 9.200,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalı Hazineye ödenmesine, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2023 tarihli kararının davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce1 14... parsel sayılı taşınmaz açısından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına, 1 14... parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları bakımından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” hükmünü ihtiva ettiği, somut olayda; davacı Orman İdaresinin talebinin, ... ilçesi ... Mahallesinde 1990 yılında yapılan 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına ve dava konusu taşınmazların vasfının orman olarak değiştirilmesine karar verilmesi olduğu, dosyada mevcut teknik bilirkişisi raporlarından 1 14... parsel sayılı taşınmazın akasya ve orman ağaçları ile kaplı olduğu ve eylemli orman durumunda bulunduğu, 20 07... tarihli hava fotoğraflarında da benzer durumun sözkonusu olduğu gözönüne alınarak, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 1 14... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacı Orman İdaresinin 1 14... parsele yönelik davasının kabulüne, 1 14... parsele yönelik davasının ise reddine karar verildiği, davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf dilekçesinde açıkça 1 14... parsele yönelik verilen karara itiraz etmediklerini, ancak 1 14... parsele yönelik davanın reddine dair kararı istinaf ettikleri belirttiği, davacı Orman İdaresi tarafından dava konusu 1 14... parsel hakkında verilen karara yönelik istinaf talebi bulunmadığından, bu parsel hakkında verilen kararın Orman İdaresi yönünden kesinleştiği, Orman İdaresinin kesinleşen 1 14... parsele yönelik temyiz talep hakkı da bulunmadığından Yargıtayca 1 14... parsele yönelik verilen bozma ilamı da yerinde olmadığı gerekçesi ile önceki hükümde direnilmesine, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddi ile davanın İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 14... parsele yönelik olarak reddine, davanın İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 14... parsele yönelik olarak kabulü ile bu parselin tapu kaydındaki "bahçe" olan vasfının "ağaçlık" olarak, beyanlar hanesindeki; "işbu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri ... oğlu ...'ün fiili kullanımındadır" kaydının "işbu taşınmaz eylemli orman vasfında olup fiili kullanıcısı yoktur" şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanun'a (3116 sayılı Kanun) göre orman tahdidinin yapılarak kesinleştiğini, 1974 yılında 1744 Kanun'la değişik 2. madde uygulamaları yapılmış ancak itirazlara karşı yapılan komisyon çalışmalarının sonuçlandırılıp ilan edilmediğini, bu çalışmaların geçerlilik kazanmadığını, daha sonra 1988 yılında dava konusu edilen 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulaması 94 numaralı orman kadastrosu komisyonu tarafından yapılarak 19.04.1990 tarihinde ilan edildiğini, ... köyünde hatalı çalışmaların yapılarak orman vasfındaki yerlerin orman dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, Orman Bakanlığı Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından 03.07.2000 tarihli ve 14/1 sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, yine aynı müfettişler tarafından hatalı işlem yapan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ancak ... Cumhuriyet Savcılığı tarafından zamanaşımı nedeni ile takipsizlik kararı verdiğini, müfettişler tarafından ... köyünde yapılan hatalı çalışmalar sonucu 2/B uygulamasının yok hükmünde sayılması gerektiğini belirttiklerini, idare tarafından hatalı çalışmaların belirtilmesinden sonra yok hükmünde sayılması için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine 2002/15 Esasında hasımsız dava açtıklarını İlk Derece Mahkemesinin hak düşürücü süre yönünden davayı reddettiğini, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesine yapılan temyiz sonucu 2008/13587 Esas ve 2009/1043 Karar sayılı kararıyla davanın husumetsiz görülemeyeceği hatalı çalışmalar ile kim zarar görmüşse husumetin o tarafa karşı açılacağı bahsi ile onandığını, dava konusu yerlerin tamamının orman vasfında olduğunu, 2/B uygulamasının yok hükmünde sayılmasının orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanmaları ya da görevlerini kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları kararlarda açılan davalar sonucu bu kişilerin yaptığı çalışmaların yok hükmünde sayılacağı ve dava açmalarının herhangi bir süreye bağlanmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılmasına istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek vasıfta görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.