Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1533 E. 2026/3191 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1533
- Karar No
- 2026/3191
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1510 E., 2024/1627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/323 E., 2023/353 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 3 62... parsel sayılı sırasıyla 60.350,00 m² ve 94.600,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığını, evveliyatı ve eylemli durumunun da orman vasfına haiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların 2003 yılında ... köyüne tahsis edildiğini, tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde ise "31.12.2016 kesinleşme tarihli orman kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın tamamı orman olarak tespit görmüştür." şeklinde mükerrer kayıt oluşturulduğunun görüldüğünü, taşınmazların kadimden beri mera vasfında olduğunu, tekrar kadastroya tabi tutulmasının kanuna uygun olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, sonradan ağaçlandırıldığı, mera arazisi vasfında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas fen bilirkişisi ve orman bilirkişi heyetince ayrı ayrı düzenlenen birbirleri ile uyumlu raporlar ve dosya kapsamında yer alan orman kadastrosuna ilişkin belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılıp 30.11.2016 tarihinde ilan edilen orman tahdidi içinde oldukları, davalılar tarafından orman tahdidinin iptali istemiyle dava açılmadığının tespit edildiği, orman tahdidi iptal edilmedikçe tahdide göre karar verilmesi gerektiği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü 362 (yeni 1 41... parsel) ve 413 parsel (yeni 1 16... parsel) sayılı taşınmazların mera tahsis kaydı ve mera özel sicili kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda mera vasfıyla sınırlandırılarak 2003 yılında ... Köyü Tüzel Kişiliği'ne tahsis edildiğini, sonrasında yapılan orman kadastro çalışması ile taşınmazların orman sınırları içinde bırakılmasının kanuna uygun olmadığını, kesinleşmiş parsel sınırlarına uyularak çalışma yapılması gerektiğini, bu nedenle yapılan tespitin geçerli olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera tahsis kararının ve mera sınırlandırılmasının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.