Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1768 E. 2026/3190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1768
Karar No
2026/3190
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/300 E., 2025/15 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 E., 2023/7 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda, 1 49... parsel sayılı 2373,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davalı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun süredir müvekkili ve ailesinin zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkiline miras yoluyla intikal ettiğini, taşınmazın orman sınırları içinde yer almadığı gibi orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına kaydedilmiş bir taşınmaz da olmadığını, müvekkili lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamu malı, mera, yaylak ve kışlak alanları ile umuma ait çayır ve otlak alanları kapsamında değerlendirilecek taşınmazlardan olmadığı, orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, ilk kadastro çalışmasından bu yana tarla olarak kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki zirai faaliyetin 47 yıldır devam ettiği ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen şartların davalı yararına oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yapılan keşif, alınan orman bilirkişisi raporlarına göre dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit hattı dışında orman sayılmayan alanda kaldığı, bilirkişilerce 19 73... yıllarına ait hava fotoğrafları, 20 04... yıllarına ait ortofoto görüntüleri üzerinde yapılan incelemede taşınmazın ekili-sürülü vaziyette olup üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığının rapor edildiği, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımının net olarak göründüğü, imar ihyasının tamamlandığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığının belirlendiği, adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu ve kendisini vekille temsil ettirmiş davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, imar planı kapsamında bulunduğunu, davalı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının da oluşmadığını ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1768, K. 2026/3190, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1768-e-2026-3190-k-dd2d8cb6b4b7