Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1692 E. 2025/5212 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1692
Karar No
2025/5212
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2130 E., 2020/1442 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/119 E., 2019/166 K.

Taraflar arasındaki terditli olarak açılan tapu iptali-tescil ve tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, tapu iptal ve tescil talebine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacılar vekili 21.07.2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili ... iıçesi ... Mahallesi 147 parsel sayılı taşınmazın 1980 yılında yapılan kadastro sonucunda tapuda müvekkillerin miras bırakanı babaları ... adına kayıtlandığını, ancak 1986 yılında Orman İdaresi tarafından açılan, murislerinin taraf olmadığı Tekirdağ 1. Kadastro Mahkemesinin 1991/98 Esas ve 1992/79 Karar sayılı dosyası ile görülen dava sonucu orman olarak tesciline karar verildiğini, 2015 yılında Tapu Müdürlüğünce bu ilama dayalı olarak tapu kaydının iptal edilip, taşınmazın Hazine adına orman olarak tescil edildiğini, müvekkillerin murisinin taraf olmadığı bir Mahkeme kararı ile müvekkillere ait tapunun iptali ve tescilinin yasal olarak mümkün olmadığını, Tapu Müdürlüğünün iptal ve tescil işleminin kanuna aykırı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini istemiş, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise, tapu kaydının iptal olunması nedeniyle tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... Mahallesi, ... mevkii 147 parsel sayılı taşınmazın, bu mahalde 1980 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında davacıların murisi adına tescil gördüğü, 19 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından taşınmazın bulunduğu mahalde 1985 yılında 6831 sayılı yasa kapsamında yapılan Orman Kadastrosu ve 2-B uygulaması sırasında taşınmazın bulunduğu mevkide bulunan Çavuşbağı Devlet Ormanı ismi ile sınırlandırılan orman alanı içinde dava konusu taşınmazın gösterilmediği, bu tespit sonrası Orman Genel Müdürlüğünün 1986 yılında Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinde tespite itiraz davasını davalı Hazine aleyhine açtığı, davanın görevsizlik ile gönderildiği Tekirdağ 1. Kadastro Mahkemesince 1991/98 esas sayılı dosya üzerinde görülen dava sonucunda taşınmazın orman niteliği ile ... adına tesciline karar verildiği, kararın 1992 tarihinde kesinleştiği, kararın 07/01/2015 tarihinde tapuya tescil edildiği, anılan davada taraf gösterilmeyen ve yokluğunda yargılama yürütülerek aleyhine karar verilen ve hüküm tapu kaydına işlenmekle durumdan haberdar olan davacıların tapulamada babaları adına tescil görmüş işbu dava konusu taşınmaza ilişkin olarak dava açarak mevcut tapu kaydının iptali ile murislerinden dolayı miras hisseleri oranında adlarına tescil için işbu davayı açtıkları, öncelikle, tescile konu hüküm, davacıların taraf olarak gösterilmediği ve yargılamanın yokluklarında yürütülerek karar verilmesi nedeniyle davacılar için kesin hüküm değeri taşımadığı, davacılarca açılan dava dolayısıyla, tarafların delilleri toplandıktan, dava konusu taşınmazı kapsayan eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları getirtildikten sonra oluşturulan bilirkişi heyeti ile yerinde keşif ve incelemeler yapıldığı, tanık ve mahalli bilirkişinin dinlendiği, mahalli bilirkişi ve tanıklar ortak beyanlarında, dava konusu yerin eskiden beri tarımsal amaçlı maliklerince kullanıldığını, murisin ölümü üzerine çocuklarca tarımsal faaliyete ara verme nedeniyle mevcut fiili durumun oluştuğunun bildirildiği, bilirkişi heyetinin de, taşınmazın orman vasfında olmadığı, eskiden beri kültür tarımı yapılan tarım arazisi vasfında olduğu, eski harita ve hava fotoğraflarında da orman olarak görülmediği, üzerinde orman bitkisi olmayan açık alanda kaldığı, eskiden beri tarımsal faaliyet yapılan alanlardan olarak görüldüğü, devlet ormanı ile ilgisinin olmadığı, taşınmazın orman tanımına girmediği, mevcut orman alanı içinde ya da ağaçlandırmaya ayrılmış olarak belirtilen alan içerisinde olmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı olarak Tapu Müdürlüğü davacılarca gösterilmiş ise de, taşınmaz kaydının orman vasfı ile davalı hazine adına oluşu, davalı ... Müdürlüğünün kesinleşen ve kendisine gönderilen mahkeme kararını icrasının da davada husumet yöneltilmesi için gerekli ve yeterli bir durum olmadığı" gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davanın, davalı Hazine ve dahili davalı ... İdaresi yönünden kabulüne, dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi 147 parsel sayılı taşınmazdaki Hazine adına olan kaydın iptali ile taşınmazın davacıların murisleri ...'den dolayı veraset payları oranında tüm mülkiyet üç pay kabul edilerek davacılar adına birer pay olmak üzere tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, iş bu karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi 147 parsel sayılı taşınmazın, 1981 yılında yapılan tapulama çalışmalarında ... adına tespit gördüğü ve tespitin itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edildiği, daha sonra 1984 yılında 19 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosu yapıldığı, yapılan bu çalışmada dava konusu 147 parselin orman sınırları dışarısında bırakıldığı, bu çalışmaya karşı Orman İdaresince, Hazine ve Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına karşı, taşınmazın orman sınırları dışarısında bırakılmasına rağmen, sanki 2. Madde gereğince orman sınırları dışına çıkarılmış gibi kabul edilerek, orman kadastrosuna itiraz davası açıldığı, Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/509 esas 1988/867 Karar sayılı ilamı ile Kadastro Kanununun 26. Maddesi gereğince kadastro davalarında 3533 sayılı Kanun hükümleri uygulanamayacağından, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Kadastro Mahkemesinin 1990/33-44 Esas ve Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair verilen kararın, davacı ... İdaresinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 1991/2035-3148 Esas ve Karar sayılı ilamı ile davaya Kadastro Mahkemesince Hakem sıfatı ile bakılması gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle verilen kararın bozulduğu, bozma ilamından sonra, dosyanın Tekirdağ 1. Kadastro Mahkemesinin 1991/141 Esasına kaydı yapıldığı ve 1991/98 esas sayılı dosya ile birleştirildiği, 1991/98 Esas, 1992/79 Karar ile orman sınırları dışarısında bırakılan dava konusu 147 parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve verilen kararın, taraflarca temyiz olunmadığından 11/05/1992 yılında kesinleştiği, yukarıda ayrıntılı olarak incelenen Tekirdağ 1. Kadastro Mahkemesinin 1991/98 Esas 1992/79 Karar sayılı dosyasında, davanın orman kadastrosuna itiraz mahiyetinde olduğu, Mahkemece taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına veya alınmamasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, Mahkemenin tapu iptal ve tescil hükmü kurduğu, bu dosyada tapu maliki ... taraf olmadığından, tapu malikinin yokluğunda yapılan bu yargılamanın, tapu maliki yönünden bağlayıcı olmayıp kesin hüküm niteliğinde de bulunmadığı, istinaf incelemesine konu dosyada yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazın 1939, 1965, 1990, 1997 ve 2013 tarihli hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapılmış yer olduğu, üzerinde orman bitki örtüsü niteliğinde ağaçlar bulunmayan açık alan olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; terditli olarak tapu iptali ve tescil ile tazminat istemlerine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1692, K. 2025/5212, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1692-e-2025-5212-k-b8eea986baa1