Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1594 E. 2025/10777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1594
Karar No
2025/10777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1104 Esas, 2024/984 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/204 Esas 2020/265 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya, davalı Belediyeye ait ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu davalı ... şirketine Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı aracın 04.06.2018 tarihinde çarpması neticesinde müvekkilinin kazada görme yetisini kaybettiğini, akli dengesinin bozulduğunu, kendisine bakması için yardımcı tutulmasına ihtiyacı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL iş gücü kaybı tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili, 500.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 28.09.2020 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatını 622.744,17 TL, sürekli bakıcı giderini 720.871,98 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kazada kusurlu olduğunu, kusur oranlarının tam olarak belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkini ve ayrıca kaza yerinde keşif yapılarak kazaları önleyici tedbir alınıp alınmadığının tespitini talep ettiklerini, zira kaza mahallinin Karayolları denetiminde olduğu alınması gereken bir tedbirin alınmamasından kaynaklanan kusurun Karayollarına ait olduğu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, kazanın meydana geliş şekli ve kaza yeri dikkate alındığında davacının müterafık kusuru bulunduğunu, maluliyetin ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurun davacıda olduğunu, davalı sürücünün kendisine yeşil ışık yanması ile hareket ettiğini, davacının ise yola kontrolsüz olarak çıktığını, kırmızı ışıkta geçtiğini, davacının eşi ve çocuklarının başka bir dosyada manevi tazminat talepli dava açtıklarını bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; temerrüte düşmediklerini, usule uygun başvuru yapılmadığını, öncelikle dava şartı noksanlığından ret kararı verilmesi gerektiğini, poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, tüm tedavi evraklarının ibrazı ile maluliyet durumuna Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi gerektiğini, davacının herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile davanın yaralamalı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur oranları ile ilgili uyuşmazlık bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun olmadığının belirlendiği, meydana gelen kaza neticesinde davacı asilin uğradığı maluliyetin belirlenmesi amacıyla ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın verdiği raporda davacının %94 oranında maluliyeti, 9 ay iyileşme süresi ve ömür boyu bakıcı ihtiyacının olduğunun belirlendiği, tüm bu bilgiler ışığında alınan aktüerya raporu ile 13.851,63 TL geçici, 622.744,17 TL sürekli iş göremezlik, 719.871,98 TL sürekli bakıcı ihtiyacının olduğunun hesaplandığı, davacı vekilinin 1.000,00 TL tazminat talebinin 500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 500,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan ettiği, Yargıtay içtihatları uyarınca bakıcı giderinin tedavi giderleri içinde sayıldığı, davacı vekilinin taleplerini ıslah ettiği, davacının manevi tazminat talebi bulunduğu, kusur oranları, olayın cereyan ediş şekli, sosyal ve ekonomik durum birlikte değerlendirildiğinde talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...’nden müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 622.244,17 TL maddi tazminatın (500,00 TL geçici iş göremezlik, 621.744,17 TL sürekli iş göremezlik ) davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren, 720.871,98 TL sürekli bakıcı giderinin davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2022 tarih ve 2021/323 Esas, 2022/324 Karar sayılı kararı ile kazada davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacının %94 oranında malul kalması ve hayat boyu bakıcı ihtiyacının olması, 150.000,00 TL manevi tazminatın yetersiz olduğu, davalıların bu yöndeki istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenlerinin kabulü ile 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verildiği; davalıların kusur raporuna yönelik istinaf nedenlerine gelince, kaza tespit tutanağı ve kusur raporunun birbirinin teyit ettiği ve davalı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin verilen raporun usul ve yasaya uygun olduğu; tüm davalıların maddi tazminat miktarına yönelik istinaf nedenlerine gelince, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan rapor uyarınca %94 maluliyet oranı, %100 kusur oranı ve davacının ev hanımı olduğu da dikkate alınarak hazırlanan hesap raporunda belirlenen maddi tazminat miktarın fahiş olmadığı; kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmış maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu bu nedenle maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği; davalı ... şirketin bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarına dair istinaf nedenlerinin irdelenmesinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapıldığı, bakıcı giderinin tedavi gideri teminatı içine girmekle teminat miktarı ile davalı şirketin sorumlu olduğu; dava açılmadan önce davalı şirkete 12.09.2018 tarihinde başvuru yapıldığı ve 8 iş günü sonrası 24.09.2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğünden bu davalı bakımından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı; davalı Belediyenin istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde, tazminat alacağının haksız fiile ilişkin olduğu ve haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verildiği, hizmetten yararlanan kişinin zarara uğraması halinde bu zararın tazmini ancak idarenin ağır kusuru halinde mümkün olacağı, meydana gelen kazada ise davacının hizmetten yararlanmadığı, kaza esnasında davacının yaya olduğu, kaza tespit tutanağında ve alınan kusur raporunda davacının kusuru olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...’nden müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 622.244,17 TL maddi tazminatın (500,00 TL geçici iş göremezlik, 621.744,17 TL sürekli iş göremezlik) davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun, sigorta poliçesinin sakatlık limiti ile sınırlı (360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren, 720.871,98 TL sürekli bakıcı giderinin davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 2.Dairenin 29.05.2024 tarih, 2022/8500 Esas, 2024/5412 Karar sayılı ilamı ile; "1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, kaza tarihi itibari ile geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olmasına, tazminat hesaplamasının davalı lehine olacak şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılmış olmasına, Adli Tıp kurumundan alınan kusur raporu ile davalı sürücünün kazada %100 oranında kusuru olduğunun anlaşılmasına, davalı ... şirketinin sürekli bakıcı giderinden sorumlu olmasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı 04.06.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile 500.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş İlk Derece Mahkemesi 150.000,00 TL manevi tazminata karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacı lehine 250.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Ancak, davacı 04.06.2018 tarihli kazada %%100 oranında görme kaybına uğramış, beyin hasarı nedeni ile davranışsal bozukluk göstererek %40 oranı ile birlikte toplam %94 oranında malul kalmıştır. Kaza tarihinde 41 yaşında olan ve 3 çocuğu bulunan davacının kaza nedeni ile uğradığı maluliyet derecesi, olayın cereyan ediş şekli, sürücünün kazada tam kusurlu olması gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi sonucu takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olması nedeni ile kararın kaldırılarak tekrar hüküm kurulmasına karar verildiği, davacı lehine 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilidği, kararın taraflarca temyiz edilmesi ile Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarih, 2022/8500 Esas, 2024/5412 Karar sayılı bozma ilamı ile manevi tazminat miktarının düşük olması nedeni ile bozma kararı verildiği, istinaf mahkemesinin verdiği kararın manevi tazminat dışındaki hususlar bakımından kesinleştiği bu nedenle manevi tazminat dışındaki hususların yeniden değerlendirilmediği, davacının kazada kusuru olmaması, maluliyet oranı, davacının en temel ihtiyaçlarını dahi başkasının yardımı olmaksızın karşılayamayacak olması nedeni ile davalıların istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...’nden müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, 622.244,17 TL maddi tazminatın (500,00 TL geçici iş göremezlik, 621.744,17 TL sürekli iş göremezlik) davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun, sigorta poliçesinin sakatlık limiti ile sınırlı (360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren, 720.871,98 TL sürekli bakıcı giderinin davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... bakımından olay tarihi olan 04.06.2018 tarihinden davalı ... bakımından ise (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının gerçekle bağdaşmadığı, davacının tedavisinin devam ettiği, tekrar maluliyet raporu alınması halinde maluliyet oranının daha düşük çıkacağı, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın, davacı yayaya 04.06.2018 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ...'ın adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından aşağıda yazılı harcın tahsili ile hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1594, K. 2025/10777, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-1594-e-2025-10777-k-c2634e8f3a8b