Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1488 E. 2025/10281 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1488
- Karar No
- 2025/10281
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2118 Esas, 2024/2990 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Erciş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/24 Esas, 2023/344 Karar
Taraflar arasındaki kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın tahsili istemine ilişkin davada, kamulaştırma bedelinin yeniden belirlenmesi, terditli olarak tazminat bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ilk talebinin usulden, terditli talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 102 ada 3 nolu (eski 5 nolu) parseldeki taşınmaz üzerinde ... tarafından kamulaştırmasız el atıldığını, bedelinin ödenmesi için 17. Bölge Müdürlüğü aleyhine Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 02.04.2015 tarihinde dava açıldığını, dava sonucunda Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve 2018/616 Esas, 2019/551 Karar sayılı kararı gereği olarak müvekkil davacı lehine 94.566,21 TL kamulaştırma bedeline hükmedildiğini, anılan kararın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/1053 Esas, 2022/2332 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilerek, 11.10.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, uzun süren yargılamalar nedeniyle gecikmeler için uygulanan yıllık %9 faizin hak kayıplarını önleyemediği için, el atılan kısmın bedelinin yeniden belirlenerek ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile idareden tahsiline, bu talep kabul edilmeyecek ise enflasyonist ortamda paranın alım gücünün azalması nedeniyle ekonomik kayıp yaşadığından bahisle ekonomik kaybına ait mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara Tapu Kadastro Bilgi Sisteminden bakıldığında tarla olarak görülmediğini, bu nedenle taşınmazın bilirkişilerce arsa vasfında olduğunu kabul edilerek hesaplama yapması doğru olmadığını, asıl davayı ıslah etmeyerek ek dava açan taraf açıkça kötü niyetli olduğunu, haksız ve mesnetsiz bir dava olduğunu, kesinleşmeden icraya konulan bir dosyada munzam zarar talep edilmesi esasen hakkaniyete de hukuka da aykırı olduğunu, müvekkil kurumun munzam zarar noktasında yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere hiçbir kusuru olmadığını, munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında illiyet bağı olması gerektiğini, borçlunun varlığını iddia ettiği asılsız munzam zarar ile müvekkil kurumun temerrüdü arasında illiyet bağı da bulunması gerektiğini, illiyet bağının varlığını ispat yükü de davacının üzerinde olduğunu, davacı uğradığını iddia ettiği zararları ile müvekkil kurumun temerrüdü arasında illiyet bağı bulunduğunu tüm yönleriyle ispat etmek zorunda olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, mahkeme masrafları ile yasal vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ilk talep yönünden usulden, terditli olarak da esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk davalarının esasının 2015 yılında olduğunu, gecikmeler için belirlenen %9 faizin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın 2017 yılında belirlenen değerinden çok daha yüksek olduğunu, bu nedenle yeniden emsal belirlenip değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki tüm belgelere göre Kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında davacının herhangi karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut değildir. Somut olayda, davacı; para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu; somut delilerle ispat edemediğinden yerel mahkemece davacının terditli talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek enflasyon karşısında bedelin değer kaybettiğini bu nedenle zararın ispatlandığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırma bedelinin yeniden belirlenmesi, terditli olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.