Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1608 E. 2026/4554 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1608
- Karar No
- 2026/4554
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/14 E., 2024/102 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 28... parsel sayılı 425,17 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği tapusuz taşınmazda müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6. maddesi gereği taşınmazın Hazine adına tescilinin gerektiğini, davacı yönünden imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesini ve şartların oluşmaması halinde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazları bulunduğunu, imar planına dahil olan alanlarda imar-ihya suretiyle mülkiyet kazanımının mümkün olmadığını ve imar-ihya şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 10.03.2016 tarihli ve 2014/70 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 16.03.2015 tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfiyle gösterilen 500,71 m²lik taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2017/4105 Esas, 2020/3468 Karar sayılı ilamıyla kanuni hasım konumundaki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada yer alması gerektiği, eksik taraf teşkili ile işin esası hakkında hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek dosya Manavgat Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporlardan dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar-ihyasının 1958 yılında başladığı ve 1986 yılından önce tamamlandığı, taşınmazın davacıya babası tarafından bağışlandığı ve gerek babası gerekse davacının kullanımının ekonomik amaca uygun olduğu ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 28... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline ve kadastro tutanağının bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden hüküm kurulduğunu ve dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, davacı lehine 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri kapsamında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar-ihya yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.