Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1142 E. 2026/10369 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1142
Karar No
2026/10369
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/104 Esas, 2025/170 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye ait olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi eski 283 32... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bedelinin tespiti ile kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkile ait arsadan yola giden yerlerin kamulaştırılmayla mı yoksa düzenleme ortaklık payı olarak mı alındığı konusunda davacı idarenin açıklamada bulunması gerektiğini, bilirkişi katılımı ile keşif yapılmasını, fabrika binasının idari kısımlarla birlikte tamamının kamulaştırma değerinin, 65 ağacın, 58,88 m² yığma trafo binasının, 225 m² bahçe asfaltının, 500 m² taş duvarın, 8 m² ferforje demir doğrama giriş kapısının, spinglerle 2500 m²lik otomatik bahçe sulama sistemi ile sair yıkılacak yapıların bedellerinin ve trafo ile jeneratörün başka yere sökülüp takılması değerlerinin takdir edilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.06.2016 tarihli ve 2015/83 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.06.2016 tarihli ve 2015/83 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu; dava konusu taşınmazda mevcut imar durumuna göre yoldan çekme mesafesinin olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu sorulup, çekme mesafesinin var olması hâlinde 3/A yapı sınıfındaki yapının taşıyıcı sisteminin etkilenmesi nedeni ile 2. kolona kadar yıkılması akabinde kalan binanın çekme mesafesi içinde kalıp kalmayacağı, işletme/yapı ruhsatı alıp alamayacağı, dosyadaki 23.01.2006 tarihli ve 40 sıra numaralı, davalı adına düzenlenmiş iş yeri açma ve çalışma ruhsatının dava konusu taşınmaza ait olup olmadığı, ait ise ruhsat verildiği tarihteki imar planına göre dava konusu taşınmaza uygulanacak çekme mesafesi bulunup bulunmadığı ve yapının o tarihte buna uygun yapılmasından mütevellit mi ruhsat aldığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması; kamulaştırma kapsamında kalan trafo binasının niteliğine göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ uyarınca 2. sınıf A grubu resmi birim fiyatlarına göre hesaplama yapılmaması; taşınmaz üzerinde bulunan trafo binası ve ihata duvarının enkazının alındığı hususunda bilgi ve belge bulunmadığına göre enkaz bedeli düşülmesi; yolda kalan trafonun davalıya ait işletmenin elektrik ihtiyacını karşıladığı anlaşıldığından, öncelikle yeni ve eski trafolara ait onaylı elektrik projeleri TEDAŞ'tan getirtilerek eski trafoda yer alan elektrik aksamından sökülebileceklerin demontaj-montaj bedelleri, sökülemeyecek durumda olanların ise 2015 yılı birim bedelleri üzerinden (KDV hesaplaması yapılmadan) değerlerinin hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi; faiz bitiş tarihinin hükümde gösterilmemesi doğru görülmediğinden karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 11.11.2022 tarihli ve 2020/66 Esas ve 2022/419 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. İMahkemenin 11.11.2022 tarihli ve 2020/66 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu taşınmazın ifraz gördüğü, 3/A yapı sınıfındaki yapının yolda kalan kısmı dışındaki bölümlerine davacı idarece bir el atma olmadığı gibi bu kısımlarının kamulaştırılması yönünde bir karar da bulunmadığı, binada bulunan işletmenin faaliyetine devam ettiği anlaşıldığından davalıya ait 3/A sınıfındaki yapının yolda kalan 74.97 m²lik kısmı yıkıldığından ve hükme esas bilirkişi kurulu raporuna göre bu bölümün yıkılması hâlinde binanın sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesi için 2. kolonuna kadar yıkılması gerektiği belirtildiğinden, bu bölümde eklenerek toplam 157,95 m² kısmının bedeli ile yıkım sonrası cephe onarma ve örme bedeline hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken bu yapı açısından fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın üzerinde bulunan binaya mevcut durumu ile ruhsat verilmeyeceğini, ilk bozma ile davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunu, muhdesat yönünden oldukça ağır neticeler doğuran kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını9 istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının kısmen bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1142, K. 2026/10369, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1142-e-2026-10369-k-e6f7f21be007