Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2425 E. 2026/4583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2425
- Karar No
- 2026/4583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/1 E., 2024/27 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 24, 221, 223, 453, 465, 1564, 1639, 1640, 1641, 1642, 1650, 1680, 2056, 2459, 2769, 3238, 3270, 3303, 3552, 3935, 3954, 3964, 3965, 39 66... parsel sayılı taşınmazlar, genel mahkemede görülmekte olan davanın konusu olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... ve ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazların, müvekkilleri olan davacıların dedeleri Mekkarecioğullarından ... ile oğlu ...'nin eşi ve ...'in ikinci eşi olan ...'den miras yoluyla kendilerine ve davalılara intikal ettiğini, dava dilekçesinde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11, 13, 14, 15, 16, 18, 20, 21... sıra numaralı taşınmazların ...'ten, 9, 10, 12, 17, 19, 22, 24... sıra numaralı taşınmazların ise ...'den kaldığını, taşınmazların yaklaşık 50-60 yıldan beri taraflarca malik sıfatıyla nizasız, fasılasız ve aralıksız şekilde kullanıldığını, zilyetliklerinin devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazların tarafların veraset payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen davada davacılar ... ve ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını gösterdikleri taşınmazların murislerinden kaldığını, hisseli mülkiyete konu olduğunu ve davalılar tarafından haksız şekilde müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek, müdahalenin men'ine ve taşınmazların veraset payları oranında kendilerine teslimine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal eden ve paylaşılmamış taşınmazlar olmadığını, mirasçılar arasında taksimin yapıldığını, taşınmazların uzun yıllardır müvekkilleri tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, bir kısmının haricen satın alma ve bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2010 tarihli ve 1976/55 Esas, 2010/81 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazların tarafların müşterek murisleri ... ile ...'den intikal ettiği, mirasçılar arasında taksim yapıldığına ilişkin davalı savunmasının dosya kapsamıyla ispatlanamadığı, taşınmazların murislerden kaldığı ve mirasçıların veraset haklarının devam ettiği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 24, 1680, 1642, 2459, 3552, 3238, 2056, 2769, 3270, 3967, 3954, 3964, 465, 1640, 3965, 1564, 3966, 3935, 221, 1641, 3303, 1639, 223, 16 50... parsel sayılı taşınmazların malik hanelerinin Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.1970 tarihli 1970/42 Esas, 1970/161 Karar ve 1970/249 Esas, 1970/224 Karar sayılı dosyalarında belirtilen mirasçılar adına veraset payları oranında doldurulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.11.2010 tarihli ve 1976/55 Esas, 2010/81 Karar sayılı kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.02.2017 tarihli ve 2016/7981 Esas, 2017/782 Karar sayılı ilamıyla, "birleşen davanın taraflarının usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmediği, dava konusu taşınmazların sınırlarının ve hangi parsellere karşılık geldiğinin tam olarak belirlenmediği, taksim, vergi kayıtları, satış senetleri, zilyetlik durumu ile taşınmazların orman veya mera niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarında yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, hava fotoğrafları, memleket haritaları ve teknik bilirkişi incelemelerinin eksik olduğu, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği ve eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen Kayseri Kadastro Mahkemesinin 1990/17 Esas, 1991/109 Karar sayılı dosyasının davacıları ... ve ...'ın davalarının reddine; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 24 (yeni 31 02... parsel), 221 (yeni 32 11... parsel), 223 (yeni 32 11... parsel), 453 (yeni 32 14... parsel), 1564 (yeni 30 80... parsel), 1639 (yeni 31 08... parsel), 1640 (yeni 31 08... parsel), 1642 (yeni 31 08... parsel), 1680 (yeni 31 05... parsel), 2056 (yeni 31 02... parsel), 2769 (yeni 30 80... parsel), 3270 (yeni 30 61... parsel), 3552 (yeni 31 21... parsel), 3954 (yeni 31 28... parsel), 3964 (yeni 31 28... parsel), 3966 (yeni 31 28... parsel) ve 3967 (yeni 31 28... parsel) sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına; eski 1650 (yeni 31 08... parsel) ve 3965 (yeni 31 28... parsel) sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına; eski 3935 (yeni 31 21... parsel) sayılı taşınmazın ... ile ... adlarına eşit paylarla; eski 465 (yeni 32 14... parsel) ve 3238 (yeni 31 02... parsel) sayılı taşınmazların ..., ... ve ... adlarına eşit paylarla; eski 2459 (yeni 30 48... parsel) sayılı taşınmazın ... oğlu ...adına; eski 1641 (yeni 31 08... parsel) sayılı taşınmazın ise ... mirasçıları adına tapuya tesciline; eski 3303 (yeni 32 14... parsel) sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tescillerine, ... Mahallesinde bulunan 150, 1546, 26 44... parseller ile ... Mahallesinde bulunan 18 40... parseller yönünden tesis kadastrosuna ait tutanak asıllarının ilgili Tapu Müdürlüğüne iadesine ve 32 59... parsel sayılı taşınmazların eldeki dosyada davalı olmadıklarının Tapu Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle 07.10.2022 tarihli keşfin eksik incelemeyle yapıldığını, dava konusu taşınmazların hava fotoğrafları ile jeodezi ve fotogrametri uzmanları tarafından geçmişe yönelik kullanım durumunun araştırılmadan karar verilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, ... tarafından dosyaya sunulan satış senetlerinin gerçekliğinin ve imzalarının aidiyeti konusunda yapılan itirazların dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazların ortak muris ...'ten geldiğini, ...'un münhasır mülkiyet iddiasının dosya kapsamıyla doğrulanmadığını, miras hisseleri oranında tescil kararı verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; eski 3303 (yeni 32 14... parsel) yönünden verilen Hazine adına tescil kararının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın ..., ... ve ...'a ait olduğunu, dedelerinden intikal ettiğini ve halen mirasçıları tarafından tarımsal amaçla kullanıldığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanılmaları mümkün olmadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi gerçek kişiler lehine verdiği tescil kararlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların nitelikleri itibariyle zilyetlik yoluyla iktisaplarının mümkün olup olmadığı ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenler davacı ... ve davalı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.