Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/688 E. 2026/2323 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/688
Karar No
2026/2323
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/104 E., 2022/309 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, masraf yokluğundan davacılar vekilinin duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait ... ilçesi ...köyünde bulunan 508 parsel sayılı taşınmazın, Hazine tarafından açılan dava sonucunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/270 Esas ve 1977/870 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline ve tescil harici bırakılmasına karar verildiğini, daha sonra taşınmazın zeytinlik niteliğiyle 28.07.2000 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini belirterek, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7/4. maddesine göre hesaplanacak rayiç bedel üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, tapu iptali ve tescil kararı veren Mahkemece yapılan incelemede taşınmazın taşlık, çalılık ve makilik olduğunun belirlendiğini, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesinin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2017/266 Esas, 2018/836 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2019/1014 Esas, 2019/2658 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece davanın yanlış nitelendirildiği, dava dilekçesi ve davacı taleplerine bakıldığında davanın kaynağının 6292 sayılı Kanun'a dayandığı, bu sebeple Mahkemece 6292 sayılı Kanun'a göre inceleme yapılmak üzere davanın esasına girilmesi ve buna göre deliller toplanarak, Kanun'un 7. maddede düzenlenen koşulların bulunup bulunmadığı tartışılarak karar verilmesi gerekirken, Mahkemece taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman tahdit tutanakları, haritası getirilmek ve keşifte uygulanmak sureti ile taşınmazın orman alanında kalıp kalmadığı, daha sonra orman vasfını yitirmek sureti ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, bu sebeple mahkemece taşınmazın bulunduğu yörede yapılmışsa orman tahdidi, aplikasyon, 2 veya 2/B çalışmalarına ilişkin çalışma ve askı tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösterir orman tahdit haritalarının dosya arasına alınması, daha önce keşfe katılmamış fen, orman ve ziraat bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak taşınmazın tahdit haritasındaki yerinin belirlenmesi, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesinde düzenlenen koşulları sağlayıp sağlamadığının tartışılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesinde belirtilen nitelikte bir taşınmaz olmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece vekalet ücretine hükmedilirken dava dilekçesinde yazan miktarın dikkate alınması gerektiği halde iade edilen harç miktarının da dikkate alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın rayiç bedeli nisbetinde Hazineden alacaklı olduklarını, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gerekçe gösterilerek ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, mülkiyet hakkının Anayasal bir hak olup bu hakkın ihlali nedeni ile doğan zararın karşılanması gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un 7/4. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/688, K. 2026/2323, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-688-e-2026-2323-k-563f99bd59d3