Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6126 E. 2026/6076 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6126
Karar No
2026/6076
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1014 E., 2025/1055 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/307 E., 2025/133 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucunda ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş, tespite karşı ...ve müşterekleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kadastro Komisyonunca itirazın reddine karar verilerek taşınmaz ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 19 75... yıllarında ... ... ...'dan satın alındığını belirterek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalı vekili; davacının komşu taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının iddia ettiği tarihten çok daha önce 1970 yılında satın alındığını, satıcı ... ...’dan satın alınırken davalının babası tarafından 50 kuzunun bedeli ile 2.000,00 TL ödendiğini, davacının yapılan tespitten şimdi haberi olduğu iddiasının da gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahallinde yapılan keşifte alınan tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının bir kısmında; davacının taşınmazın tamamını kullandığının, bir kısmında ise fen bilirkişisi raporundaki krokide A harfi ile gösterilen kısmını kullandığının beyan edildiği, hava fotoğrafı incelemesinde tüm hava fotoğraflarında taşınmazın bir bütün halinde kullanıldığının belirtildiği, bu haliyle davacının 20 yıl boyunca nizasız-fasılasız malik sıfatıyla zilyetlik şartının sağlanamadığı, zeminde fiilen kullanılan yolun 2014 yılında açılmış olduğu, her ne kadar tanıklar dava konusu taşınmazın üst ve alt kısmının farklı tarihlerde satıldığını belirtmiş iseler de zeminde ayrılmanın 2000'li yıllardan sonra olduğu ve önceki tarihlerde fiili olarak bir bütün halinde kullanıldığı gerekçesi ile davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın gerek alt tarafı gerekse üst tarafı olsun her iki kısmında 20-25 yıldır herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, her iki kısımda da 20-25 yıllık orman ağaçlarının (meşe, gürgen) mevcut olduğunun bildirildiği, hava fotoğraflarında da komşu çekişmeli taşınmazın 1 01... parsel sayılı orman parseli ile aynı görüntüde olduğu, yine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bir çok karar içeriğinde "meşe ağacı tohumunun, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar vs. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün görülmediğine" dair belirtmesi birlikte gözetildiğinde dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihi itibari ile davacının 20 yıla ulaşan ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı, davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve TMK’nın 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, bu nedenle Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6126, K. 2026/6076, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6126-e-2026-6076-k-867f1d8b070a