Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6218 E. 2026/2112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6218
Karar No
2026/2112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/98 E., 2024/1402 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2021/134 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1 01... parsel sayılı 21.618,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 22.572,81 m² yüzölçümlü olarak; tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı bulunan eski 1 02... parsel sayılı 35.979 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 35.095,13 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1 02... parsel sayılı 22.492 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 22.326,72 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 02... parsel sayılı 15.329 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 15.277,29 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1 02... parsel sayılı 5.333 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 4.423,58 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 02... parsel sayılı 17.600 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 17.121,79 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 02... parsel sayılı 13.950 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 14.046,24 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1 11... parsel sayılı 904 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 821,99 m² yüzölçümüyle tespit edilmiş; bilahare yapılan itirazlar üzerine kadastro komisyonunca 1 01... parsel sayılı taşınmaz 22.473,50 m² yüzölçümlü olarak; 1 02... parsel sayılı taşınmaz 34.936,42 m² yüzölçümlü olarak; 1 02... parsel sayılı taşınmaz 22.397,89 m² yüzölçümlü olarak; 1 02... parsel sayılı taşınmaz 15.277,29 m² yüzölçümlü olarak; 1 02... parsel sayılı taşınmaz 4.488,87 m² yüzölçümlü olarak; 1 02... parsel sayılı taşınmaz 17.970,81 m² yüzölçümlü olarak; 1 02... parsel sayılı taşınmaz 13.240,85 m² yüzölçümlü olarak; 1 11... parsel sayılı taşınmaz 821,99 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş; bilahare, yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı kanuna göre 2. madde uygulaması yapılarak 28.11.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı 1 02... , 3 ve 4 parsellerin sınırlarında 6 parselin dava dışı 1 01... parselle olan sınırında, 7 parselin yanındaki mezarlık alanıyla, 9 parselin sınırları içerisinde bulunması gereken havuzun parsel dışında gösterilmesi, 1 01... parselin dava dışı 12 parselle olan sınırında ve 1 11... parselin de dava dışı 2 ve 4 parsellerle arasındaki sınırın hatalı olarak tespit edildiğini, 12 parsel malikleriyle aralarında hakkı olmayan yere tecavüz ve mala zarar verme ile ilgili ceza dosyaları ve suya el atmanın önlenmesine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/518 Esas ve 2008/178 Karar sayılı dosya getirilerek karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, 22/2-a uygulamasının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1 02... parselin bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 02... , 4, 6, 7 ve 9, 1 01... ve 1 11... parsel sayılı taşınmaz ve komşu taşınmazlarla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uygulama çalışmalarında sınırlandırmasının ve ölçüsünün doğru yapıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasının doğru olduğu, 1 02... parsel sayılı taşınmazda davacının tapu kayıt maliki olmadığı..." gerekçesiyle 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 1 02... , 4, 6, 7 ve 9 parsel, 1 01... ve 1 11... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine ve taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazların komşu taşınmazlarla olan sınırların bir kısmının sabit sınır niteliğinde bir kısmının geçerli sınır niteliğinde olduğu, davacının talep ettiği alanların bir kısmının orman sayılan yerde kaldığı, taşınmazlardaki yüz ölçüm eksikliğinin ilk tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ve alan hesaplama yönteminin teknik yetersizliğinden kaynaklandığı, 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uygulama çalışmalarında sınırlandırmasının ve ölçüsünün doğru yapıldığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Ancak, 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi kararında her ne kadar; uygulama tespiti gibi tescil kararı verilmiş ise de itiraz üzerine kadastro tespitleri kadastro komisyonunca iptal edilerek yerlerine kaim olmak üzere komisyon tutanakları düzenlenerek yüzölçümlerinin değiştiği ve davanın komisyon tespitine karşı açıldığı anlaşıldığından iptal edilen uygulama tespiti gibi tesciline şeklinde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendindeki “uygulama tespiti gibi” ifadesi çıkartılarak yerine “kadastro komisyon tespitindeki gibi” kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6218, K. 2026/2112, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6218-e-2026-2112-k-5f06103914d9