Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5726 E. 2026/1279 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5726
- Karar No
- 2026/1279
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/74 E., 2023/17 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dilekçesinde; davacıların mülhak ... Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı, birleşen dava dilekçesinde ise, asıl dava davacılarından ...'nin aynı vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davalı vakfın Mahkeme kararına binaen kayyumlar .. .. ve .. .. tarafından yönetildiğini, ..'nin Mahkeme kararı ile görevden alındığını, davacı tarafın beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2015/743 Esas, 2018/306 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kabulüyle davacıların ... Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2018 tarihli ve 2018/1151 Esas, 2018/1190 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2018 tarihli kararının davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.12.2020 tarihli ve 2019/737 Esas, 2020/7908 Karar sayılı ilamıyla asıl dava yönünden; dava konusu vakfın galle fazlası batın tertibi (ön batında vakıf evladı varsa sonraki batında bulunanların hak sahibi olamayacakları kuralı) ile evlada bırakıldığından, Mahkemece İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/440-587 Esas sayılı kararında adı geçen vakıf mirasçılarının açık kimlik ve nüfus kayıtlarına göre bir soyağacı çizelgesi çıkartılarak, üçüncü batında sağ vakıf evladı bulunup bulunmadığının denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davacıların amcaları dava dışı ...'nin sağ olduğu dikkate alınmadan davanın kabulünün doğru olmadığı; birleşen dava yönünden ise, tevliyetin erkek evladın en yaşlı ve erşedine bırakıldığı buna göre, Mahkemece İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/440-587 Esas sayılı kararında adı geçen vakıf mirasçılarının açık kimlik ve nüfus kayıtlarına göre bir soyağacı çizelgesi çıkartılarak, davacıdan daha yaşlı erkek ve erşed evlat bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığının tespiti halinde davanın kabulüne, bulunduğunun tespiti halinde ise, tevliyeti kabul edip etmediklerinin sorulması, ancak bu kişilerin muvafakati ile davanın kabul edilebileceği, aksi takdirde davanın reddinin gerekeceği düşünülmeden, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davanın kabulü doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile nüfus kayıtları, veraset ilamları ve alınan bilirkişisi raporu birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava da ... ile ...'nin ".. .. .. Bey Vakfı"nın gallesine ölen babalarının payı ile sınırlı olarak müstehik 4. batında vakıf evladı olduklarının tespitine; birleşen dava yönünden ise, davacıdan daha yaşlı erkek ve erşed evlat bulunup bulunmadığının araştırıldığı, ...'nin davacıdan daha yaşlı olması ve davacının tevliyet talebine muvafakat etmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişisi raporunun ilgili bölümünden de anlaşılacağı üzere dördüncü batında yer alan vakıf evladının galle alacağına hak kazanabilmesi için önceki batında yer alan mirasçıların vefat etmiş olmaları vakfiye şartnamesi gereği zorunlu koşul olduğunu, bilirkişisi raporu doğrultusunda 3. batında sağ olarak bulunan şahısların yer aldığını, ilgili şahısların sağ olduğu da gözetilerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti; birleşen dava ise, vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına, özellikle vakfiyede galle fazlasının batın şartı ile evlada şart kılınmış olmasından sonraki kısımda; "bundan sonra vâkıfın zükür ve inas evlâdı evlâdından erkek olsun dişi olsun veledi olarak vefat edenin nasibi veledine ait olacak, bu takdirde babasının tabakasına girecek yani ol veled bir olsun yahut ziyade olsun erkek olsun kadın olsun babasının hissesi ana ait olacak." denilmek suretiyle galle fazlasının vefat edenin hissesinin evlatlarına ait olacağının düzenlenmiş olmasına ve davacıların vakıfta mütevelli olarak görev yapan babaları ... Hüsnü'nün 17.06.2003 tarihinde vefat etmiş olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 77/2. maddesi (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.