Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5197 E. 2026/4464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5197
- Karar No
- 2026/4464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2024/24 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, asıl dosya davacıları vekili, birleşen dosya davacısı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 56 77... parsel sayılı 23.015,01 m² yüzölçümündeki ve 56 85... parsel sayılı 69.900,59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/108 Esasında dava konusu oldukları belirtilerek, malik ve vasıf haneleri boş bırakılarak tespit edilmiş; 56 76... parsel sayılı 24.458,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... mirasçıları vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; İzmir ile ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan, 14.01.1974 tarihli ve 4 sıra numaralı, 11 hektar 8375 m² yüzölçümlü zeytinliğin bir bölümünün orman sınırları içerisine alındığını, bir bölümünün tapulama harici bırakıldığını ve bir bölümünün de mahkeme kararıyla orman yapıldığını ileri sürerek, komisyon kararıyla orman yapılan yerin ve tapulama harici yerin müvekkilleri olan davacılar adına tescilini ve bu mümkün olmadığı takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007. maddesi uyarınca tazminat talep etmiştir. 3. Birleşen 2015/116 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; dava konusu yerin ... Kaymakamlığının 06.07.1948 tarihli ve 24 sayılı Kararıyla ... ve ailesine iskanen verildiğini, 27.08.1956 tarihinde ...'e satıldığını, ...' inde 23.08.1967 tarihinde davacıların murisi . ...'ya sattığını, müvekkili olan davacının ise dava konusu taşınmazı ... Noterliğinin 25.02.2013 tarihli ve ... sayılı satış senediyle ... mirasçılarından devir ve temlik aldığını ileri sürerek, 2015/108 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir. 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, davaya konu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.11.2018 tarihli ve 2018/2741 Esas, 2018/6970 Karar sayılı ilamıyla, "HMUK'nın 45/1. maddesi gereğince, aynı Mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden İlk Derece Mahkemesince birleştirilebilir. 45/3. maddesi gereğince de, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek, nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Mahkemenin 2015/108 Esas sayılı derdest dosyasında, davacı ... mirasçılarının işbu davada dava konusu yapılan aynı taşınmaza yönelik ve aynı tapu kaydına dayalı şekilde tescil, tescil olmadığı takdirde ise 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesi uyarınca tazminat istemiyle dava açtıkları, her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gözetilerek, davaların birleştirilmesi gerekmektedir. " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dayanılan 14.01.1974 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu yerleri kapsamadığı, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, 56 76... parsele yönelik ve terditli 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesine yönelik taleplerin genel mahkemede görülmesi gerektiği, asıl dava davacıları tarafından Kadastro Müdürlüğüne yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği" gerekçesiyle, asıl ve birleşen dava davacılarının açtıkları davaların sübut bulmadıklarından ayrı ayrı reddine, asıl dava davacılarınca Kadastro Müdürlüğüne yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine; İzmir ili Seferihisar ilçesi Atatürk (Doğanbey) Mahallesi 56 77... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla 23,015.01 m² yüzölçümüyle ve 56 85... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla 69,900.59 m² yüzölçümüyle Hazine adına tapuya tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına; asıl ve birleşen dava davacılarınca talep edilen ve teknik bilirkişi heyetinin 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporu eki krokilerinde (A1), (A2) ve (A3) ile gösterilen 63 73... parsel içerisinde kalan kısımlar ile 56 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden mülkiyet istemleri ve dava konusu edilen taşınmazlarda terditli olarak istenilen 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesi uyarınca tazminat istemleri yönlerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca açılan davaların görev itibarıyla usulden reddine, 56 76... parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastro tutanak aslının Seferihisar Tapu Müdürlüğüne iade edilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile çelişkili raporlara dayanılarak karar verildiğini, dava konusu yerlerin müvekkillerine ait tapu kaydının kapsamında bulunduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile çelişkili raporlara dayanılarak karar verildiğini, dava konusu yerlerin müvekkilince devralınan tapu kaydının kapsamında bulunduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarıyla da orman oldukları tespit edilen ve fakat görevsizlik kararı verilen taşınmazlar hakkında da orman vasfıyla Hazine adına tescil kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadıkları ve orman sayılan yerlerden olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. 1. Asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacısı vekilinin dava konusu 56 77... ve 56 85... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Asıl dosya davacıları vekili, birleşen dosya davacısı vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, 56 76... parsel sayılı taşınmazın 1978 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığı, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmadığı ve son yapılan kadastro çalışmasının düzeltme işlemine ilişkin olduğu, düzeltme işleminde ise tescil için ilk defa parsel numarası aldığı, bu sebeple bu parsele yönelik mülkiyet taleplerinin kesinleşen orman kadastrosuna göre çözümlenmesi gerektiğinden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan bu sonuç isabetli değildir. Şöyle ki; davacılar, 14.01.1974 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında bulunan bir kısım yerin orman kadastro çalışması ile orman sınırları içerisine alındığını, bir kısım yerin tapulama harici bırakıldığını ve bir kısım yerin de mahkeme kararıyla orman yapıldığını belirterek, komisyon kararıyla orman yapılan ve tapulama harici bırakılan yerlere yönelik tescil isteminde bulunmuş olup, 56 76... parsel sayılı taşınmaz da davacıların iddiasına konu yerlerden olduğundan aktarılan davanın kapsamında bulunmaktadır. Bu nedenle, dava konusu 56 76... parsel sayılı taşınmaz hakkında, yargılama sırasında yapılan kadastro çalışmasında davalı olarak kadastro tutanağı düzenlenmesi gerekirken, malik hanesi doldurularak tutanak düzenlenmiş olması sonuca etkili değildir. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, aktarılan davanın konusu olduğu halde 56 76... parsel yönünden genel mahkemelerin görevli olduğu belirtilerek, görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir. Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince, teknik bilirkişi heyetinin 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporu eki krokilerinde (A1), (A2) ve (A3) ile gösterilen 63 73... parsel içerisinde kalan kısımlar yönünden de görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak dosya kapsamında bahsi geçen parsele ilişkin yargılama sırasında yapılan kadastro çalışmasında düzenlenen tutanak bulunmadığı gibi, parselin ilk oluşumuna ve sonrasına ilişkin bilgi ve belgelerin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, davacıların iddiasına konu yerlerden olan (A1), (A2) ve (A3) ile gösterilen yerlerin de aktarılan davanın konusu olduğu nazara alınarak, bu taşınmazın idari yoldan mı tescil edildiği, yoksa bu taşınmaza ilk olarak yargılama sırasında yapılan kadastro çalışmasında mı tutanak düzenlendiği ve düzenlenen tutanağın mahiyetinin ne olduğu saptanıp sonucuna göre görev hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 56 77... ve 56 85... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Asıl dosya davacıları vekili, birleşen dosya davacısı vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.