İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/80 E. 2026/764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/80
Karar No
2026/764
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2026/80 KARAR NO : 2026/764

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.01.2026 KARAR TARİHİ : 21.09.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı- Borçlu'ya ait... plakalı araçlar ile 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiğini, bu süre içerisinde ödenme yapılmaması üzerine, ... 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde takip borcuna itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli ve alacağın likit olması sebebiyle asgari % 20 oranında icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dava cevabında özetle; Davacı vekili tarafından da dava dilekçesinde belirtilmiş olduğu üzere ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına müvekkil şirket tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini ancak dosyanın halen derdest olup kesinleşme işlemleri yapılmadığını, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyanın gerekçeli kararı vekalet süresi dolan vekile tebligat çıktığı anlaşıldığından güncel vekaletname sunan vekile 18/02/2026 tarihinden yeniden tebligat çıkartıldığını, kesinleşme işlemleri yapılmadığını, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirket merkezinin Sancaktepe'de olup yetkili icra müdürlükleri ve yetkili mahkemelerin ... İcra Daireleri ve ... Adliyesi olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ödeme emri usulüne uygun olmadığından takibin iptali gerektiğini, müvekkili şirketin ihlalli geçişlerinin olmadığını, HGS kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere hesapta ihlali belirtilen tarihlerde bakiye bulunduğunu, geçiş anında veya geçişten itibaren 15 günlük süre içerisinde bakiye olmasına rağmen davacı tarafın hesaptan söz konusu ücreti alma imkanı varken usulsüz olarak icra takibi başlattığını (Emsal; ... 5. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esas ....), 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali başlıklı 30/3. Maddesi gereğince takip konusu idari para cezasına ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir ihtarat yapılmaksızın icra takibine geçildiğini, faiz ve KDV taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı borcun (Otoyol Geçiş Ücretleri) ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında davacının işletmesindeki otoyollardan davalının araçlarının geçiş yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davalının dava dilekçesinde belirtilen araçlarla otoyol hizmetinden faydalanması nedeniyle geçişlerin "ihlalli geçiş" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Yetki İtirazı Yönünden; Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine, cevap dilekçesinde de mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir, hükmü gereğince davacının adresinin... olması nedeniyle icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş, itiraz yerinde görülmemiştir (Emsal;Yargıtay 4.HD.nin ... E.... K.). Derdestlik İtirazı Yönünden; Davacı tarafın daha önce 11.11.2024 tarihinde davamıza konu aynı araçların aynı tarihlerde ihlalli geçişler yapılmasından dolayı ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptali istemiyle ... 20. ATM'de itirazın iptali davası açtığı, mahkemenin 05.01.2026 tarihinde... E... K. ile HMK.nun 150/5 maddesi gereğince davanın "açılmamış sayılmasına" karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili bu kararın kesinleşmesi beklenmeden huzurdaki davanın açıldığı, dolayısıyla derdestlik bulunduğundan davanın derdestlik dava şartından reddi gerektiğini savunmuştur. 6100 sayılı HMK derdestlik konusunu dava şartı olarak düzenlemiştir. HMK'nun 114/ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması gerektiği dava şartı olarak belirtilmiştir. Dava şartları, mahkmenin davanın esası hakkında yargılamada bulunulabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar varolmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemenin HMK 115 maddesi gereği dava şartı noksanlığı nedeniyle davayı usulden reddetmesi gerekir. Bir davada derdestliğin kabul edilebilmesi için varlığı gerekli üç koşul birlikte aranır. Bunlar: 1- Bu davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması; 2- Davanın görülmekte ( derdest ) olması; 3- Daha önce açılmış ve görülmekte olan o dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması koşullarıdır. Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararların kesin hüküm oluşturmayacağı da yasa gereğidir (Emsal; Yargıtay 3.HD.nin 06.07.2017 tarih ve...E. ... K. - Yargıtay 6.HD.nin 02.10.2014 tarh ve... E.... K.). Yargıtay HGK.da benzer şekilde bu durumunu tamamlanabilir dava şartı olduğu görüşündedir (Emsal; Yargıtay HGK.nun 17.02.2022 tarih ve... E. ... K.). Bu nedenle davalı vekilinin derdestlik dava şartı itirazı yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir. Hak Düşürücü Süre Yönünden; İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 14. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 21.12.2022 tarihinde, davalı aleyhine, 192.335,00.-TL asıl alacak geçiş ücreti, 26.677,58.-TL ticari faiz, 4.802,03.-TL KDV olmak üzere toplam 223.814,61.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 02.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.05.2023 tarihinde zamanaşımı def'i ve yetki itirazında bulunarak, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 28.01.2026 tarihinde 223.814,61.-TL üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkememize verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Davanın yazılı olmasa da geçiş ile birlikte otoyol hizmetinden faydalanmak suretiyle yasadan ve sözleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, TBK.nun 146.maddesi gereğince davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava icra takibine dayanak alacağın 2021 - 2022 yıllarına ait olduğu, 21.12.2022 tarihinde icra takibi başlatılarak alacağın talep edildiği, TBK.nun 154/2.maddesi gereğince zamanaşımının kesildiği, davanın da 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 28.01.2026 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Mahkememizce alınan 19.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Karayollarına ait tüm otoyollar ile 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda 6001 sayılı kanunda belirtilen şekilde geçiş ücretlerinin tahsil edildiği, 6001 Sayılı Kanun'da ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, E-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili düzenlemenin bulunmadığı, Davalının HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığına cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu ve davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plakalarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak çalışır vaziyette tutmak cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu, 3095 Sayılı Katma Değer vergisi Kanununun 24. Maddesinin c bendinde faiz alacağıda KDV matrahları arasında gösterildiğinden ve yaygın Yargıtay kararlarında da aynı yönde içtihatlar olduğundan davacının, davalıdan icra yoluyla tahsil edeceği faiz alacaklarından KDV tahakkuk ettirmeye ve talep etmeye hakkı olduğu, Davalı ...TİC. A.Ş adına kayıtlı ait olan ... plakalı 16 adet araçla ilgili olarak dava konusu ödenmemiş kalan 1.432 ADET İHLALİ GEÇİŞ olduğu yapılan 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında yapılan ihlalli geçişler ile ilgili olarak ödeme olmadığından dolayı İhlalli geçiş tarihinden sonra davacı firma tarafından her bir geçiş için gün içerisinde yapılan provizyon sorguların yapıldığı, Davacı tarafından her bir geçiş için AYRI AYRI yapılan provizyon sorgularından görüldüğü üzere PROVİZYON RED NEDENİ olarak “İPTAL ÜRÜN”, “ÜRÜN KARA LİSTEDE", “ÜRÜN BAKİYE YETERSİZ” açıklama ile provizyon sorgularının yapıldığı. Gün gün 17 18 19 KEZ bakiye sorgulamasının yapıldığı ve geçiş ücretleri geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tahsil edilememiş olduğundan 4 katı tutarında ceza miktarı eklendiği tespit edilmiştir. Dava dosyasına gönderilen ... Bankasına ait ve PTT tarafından dava dosyasına sunulan davalıya ait “Hesap Ekstreleri ve kayıtlar incelenmiş olup davaya konu olan ... plakalı araçlarla ile ilgili olarak davacı ait şirket otoyolundan 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında arasında 1.432 KEZ ihlalli geçiş ile ilgili olarak dava konusu geçiş ücretlerinin ödendiği gösterir ödeme kayıtlarına rastlanılmadığı, Davalı ... TİC. A.Ş. firmasına ait olan ...plakalı aracın dava konusu ödenmemiş kalan 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında 1.432 ADET İHLALLİ GECİŞİN yapıldığı, dava konusu ödenmemiş kalan ihlalli geçiş ücretinin ödenmesi gereken dört katı cezalı tutarının 38.467,00 TL (Geçiş Ücreti) x 4 (Katı ceza) =153.868,00TL (Ceza Miktarı) + 38.467.00TL Geçiş Ücreti) = Toplam 192.335.00TL BORÇLU olduğu, Taraflar arasında sözleşme incelenmiş olup Akdi ve Temerrüt faiz oranları sözleşmede belirtilmediği anlaşılmış olup taraflar tacir olup 3095 sayılı Yasanın 2.Maddesi gözetilerek T.C.Merkez Bankasınca yayımlanan Avans İşlemlerine Uygulanacak Faiz oranı nispetinde Faiz ve Gider Vergisi isteyebileceği, 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında ödenmemiş 1432 adet GECİŞ ÜCRETİNİN ÖDENMEYEN 4 KAT Cezası, temerrüt faizi ve (020 KDV Miktarı aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. (davacı tarafından takipte talep edilen Faiz ve KDV tutarı tespitlerimizden fazla olup aşan kısmının yerinde olmadığı, DAVACININ: 21.12.2022 Takip Tarihi itibari; 92.335.00TL asıl alacak, 26.372,48TL Gecikme Faiz + 4.747,05TL KDV olmak üzere Toplam 223.454,52TL alacaklı olduğu, davacının, 21.12.2022 Takip Tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan Toplam 192.335,00TL ASIL Alacak üzerinden (TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda) % 15,75 Avans Faiz ve KDV talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Davacının 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre ... Köprüsü ve...Otoyolunun işletme hakkı sahibidir. İşletme hakkı sahibi davacı şirketin sorumluluğundaki, köprü ve otoyollardan geçişlerin, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30.maddesinin 5.fıkrası kapsamında ücretlendirildiği ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 Sayılı Kanunun 18.maddesi ile 6001 Sayılı Kanunun 30.maddesinin 1. ve 5. fıkralarında yer alan "on" ibareleri "dört" şeklinde değiştirildiği, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30. maddesinin 7. fikrasının “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz" hükmünü haiz olduğu, anılan madde gereği otoyol ve köprüden çıkış yapılan tarihi izleyen 15 gün içinde ödeme yapılması durumunda, 6001 sayılı Kanunun 30.maddesinin 7. fıkrasına göre ceza uygulaması yapılmadığı, ceza uygulama süresinin 15 günlük süre hitamında başlatıldığı anlaşılmaktır. Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere; Davacının işletme hakkına sahip olduğu, ..., ücret ödemeksizin geçişler yaptığı belirtilen (yukarıda açıklanan) 16 adet aracın, 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında davalı şirket adına kayıtlı olduğu tescil bilgilerinden anlaşılmıştır. Davacı şirketin 4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı ve 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5.maddesi kapsamında ücretlendirilen Karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araçlar için, 6001 sayılı Kanunun 30/7.maddesinin ihlalli geçiş tarihini izleyen 15 günlük sürede ceza uygulaması yapılmadığı, ancak 15 günlük süre hitamında, geçiş ücretleri ile gecikme ceza tutarının, 25.0S.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanunun 18. inci maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5.maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, 10 katından 4 katına indirildiği ve dolayısıyla da davacının, ödenmeyen geçiş ücretlerinden dolayı izah edilen mevzuattan kaynaklanan 4 kat ceza talep etme hakkı bulunduğu ve hesaplamanın bu şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Davalıya ait ... plakalı araçlarla ile ilgili olarak davacı ait şirket otoyolundan 04.08.2021 - 20.07.2022 tarihleri arasında arasında 1.432 kez ihlalli geçişi bulunduğu, geçiş ücretinin 38.467,00.-TL x 4 katı gecikme cezası 153.868,00.-TL olmak üzere toplam borcun 192.335,00.-TL olduğu bilirkişi tarafından hesaplanarak teyit edilmiştir. Davalının kusurunun bulunmadığı yönündeki savunmaları açısından ise; Bilindiği üzere, araçta hem OGS hem de HGS bulunmasına rağmen hesapta para bulunsa bile OGS/HGS hesabı bulunan bankadan veya PTT şubesinden olumlu cevap gelmemesi halinde gişede bulunan görevliye nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılabilmektedir. Ancak çoğu zaman bu durum fark edilememektedir. Hesabında veya kartında bakiyesi olduğundan emin olan kişiler, ücretin çekildiği düşüncesi ve rahatlığı ile cezalı duruma düşebilmektedirler. Davacı şirketin internet sitesinin incelenmesinde bilirkişinin de tespit ettiği üzere, davacı şirkete https://www.ysskoprusuveotoyolu.com.tr internet adresinden ulaşılabilmektedir. Sitede, bütün uyarcı bilgilendirmelerin yapıldığı ve ihlalli sorgulamaların, plaka, vergi numarası ve TCKN numaraları üzerinden yapılabildiği, ihlalli geçiş varsa öğrenilebildiği, ve online ödeme yapılabildiği görülmektedir. Davalı tacirdir. TTK.nun 18/2.maddesi gereğince, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Teknik nedenlerden dolayı HGS veya OGS bakiyelerinin müsait olmamasına rağmen davacı işletmenin geçiş ücretlerini tahsil edememesinin sorumluluğu davacıya yüklenemez. Zira davalı taraf bu ödeme sistemine ilişkin hizmeti bankadan ve PTT'den almaktadır. Bu hizmetin verilmesindeki aksamaların sorumluluğu da davacıya ait değildir. Zira davalı taraf bu ödeme sistemine ilişkin veri hizmetini bankadan ve PTT'den almaktadır. Davalı ile söz konusu kurumlar anlaşma yapmaktadırlar ancak bu veriler davacı kuruma sağlıklı iletilememektedir. Veya geçiş anında davacı sistemlerinde bir aksaklık bu veri akışını bir an için engellemektedir. Veya o an yaşanan fiziki nedenler veri aktarımını engellemiştir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak bu hizmetin verilmesindeki aksamalar davacıya yüklenemez. Davacının tamamen kendine ait bir ödeme sistemi bulunmamaktadır. Ödemeleri HGS/OGS sistemlerinden almaktadır. Sistem izin verirse geçiş ücretini almakta, izin vermez ise alamamaktadır. Burada tam olarak bir inisiyatifi olduğu söylenemez. Kaldı ki basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının belirli periyotlarla davacının internet sitesinden geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol ederek cezalı duruma düşmeme imkanı vardır. Bu ihmalin sorumluluğu da davacıya yüklenemez. Yasal düzenlemelerde geçişlere ilişkin hizmet bedelinin takibi sürecinin yükümlülüğünün davacı şirkete yüklenmediği, bu yönde bir ihtarname, bildirim, SMS veya elektronik yollarla bildirim vb. yükümlülüğü yüklenmemiştir. Hizmet alan kişilerin bu yöndeki şikayetleri bilindiğinden, otoyol işleticisi şirketlerin ödeme sürecine ilişkin otoyolda levhalar koymak suretiyle yolcuları bilgilendirmeye çalıştığı bilinmektedir. Bu nedenle yasal düzenlemeler karşısında otoyol geçiş hizmeti alanların (en azından tacirlerin) bu süreci kendilerinin takip etmesi gerekmektedir. Davalı vekili 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali başlıklı 30/3. Maddesi gereğince takip konusu idari para cezasına ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir ihtarat yapılmaksızın icra takibine geçildiğini belirterek tebligat zorunluluğuna işaret etmiş ise de madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere (1) fıkraya gönderme yapıldığı, (1) fıkrada Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için uygulamayı belirttiği, (5) fıkranın ise 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayolları ile ilgili olduğu, dolayısıyla davalı vekilinin bahsettiği yasal düzenlemenin davacı açısından geçerliliği bulunmadığı açıktır. Bu nedenle savunmasına iştirak edilmemiştir. Her ne kadar; ... tarih ve ... sayılı yasanın 53.maddesi ile 6001 sayılı yasanın 30/5.maddesine ekleme yapılarak "...bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü hükmü getirilmiştir. Buna göre davacı firmanın ceza uygulaması yapmadan önce hizmet alan tarafa ihlalli geçiş yaptığını bildirmek zorundadır. Ancak bildirim yapılmaz ise yaptırımının ne olacağı yasada öngörülmemiştir. Tebligatların bila infaz dönmesi durumunda da ne olacağı sorusu cevapsız bırakılmıştır. Düzenleme ile yasa koyucu hizmet alan kişilere bilgi verilmesini istemektedir. Bu bilgi de ihlalli geçişten 45 gün sonra ve 4 kat cezanın uygulandığına yöneliktir. Diğer bir anlatımla yasa koyucu, işletene icra takibine başlamadan önce hizmet alan şahıslara bilgi (ceza uygulanmış haliyle) verilmesini öngörmekte ama bilgi verilmez ise bunun sonuçlarının ve yaptırımının ne olacağını söylememektedir. Bu nedenle, hizmeti alan kişi ve firmaların üzerindeki sorumluluğun (yukarıda işaret edildiği üzere) devam ettiğini söylemek mümkündür. Bu yöne İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... E. ...K.sayılı kararında "...Davacının, ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmekte olup OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca provizyon alınamaması karşısında HGS bakiyesinin yeterli olduğuna yönelik itirazların, banka ile yapılan sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirket yönünden kabul edilemeyeceği, bu nedenle istinaf başvurusunda ileri sürülen kayıtların celbinin de sonuca bir etkisinin olmayacağı..." yönündeki kararı mahkememizin görüşünü destekler niteliktedir. Bilirkişi raporuna göre icra takibinde istenen miktarlar ihlalli geçişlerle uyumludur. Rapora itibar etmemek için bir neden yoktur. Bu nedenle hükme esas alınmıştır. Sonuç olarak her ne kadar icra takibinde 192.335,00.-TL asıl alacak, 26.677,58.-TL işlemiş faiz, 4.802,03.-TL KDV, olmak üzere 223.814,61.-TL talep edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre asıl alacağın 192.335,00.-TL olduğu ancak işlemiş faizin 26.372,48.-TL, % 18 KDV'nin ise 4.747,05.-TL olmak üzere toplam alacağın 223.454,52.-TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra takibindeki taleplerle bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan geçiş ücretlerine dayalı borca itirazı haksız olduğundan takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 14. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 192.335,00.-TL asıl alacak, 26.372,48.-TL işlemiş faiz, 4.747,05.-TL %18 KDV olmak üzere toplam 223.454,52.-TL üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi ve faiz üzerinden KDV UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (223.454,52.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 44.690,90.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 15.264,17-TL olup, peşin alınan 2.703,13-TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.561,04-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvuru harcı, 2.703,12-TL peşin harç toplamı 3.435,13-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 468,70-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.468,70-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 12.448,63-TL'sinin davalıdan alınarak davcıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 360,09-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 3.114,97-TL'sinin davalıdan alınarak, B) 5,03-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/09/2026

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/80, K. 2026/764, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-80-e-2026-764-k-8f1e7a5bc712