Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5090 E. 2026/4506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5090
Karar No
2026/4506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/350 E., 2025/889K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/215 E., 2024/63 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 1 92... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava dışı ... adına kayıtlı iken 29.11.1973 tarihinde 3.060,00 metrekare olarak müvekkilinin satın aldığını, taşınmazın 22/2-a uygulama kadastrosu çalışması ile yüzölçümünün 2.345,17 metrekare olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini, tapuya kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün kadastral faaliyetler neticesinde azaltılması sebebiyle oluşan maddi zararın bilirkişilerce tespit edilerek ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; idare aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, Amasya ili ... ilçesi ... köyü 1 92... numaralı parsele ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan yenileme uygulamasının doğru olduğu, ilk tesis kadastrosu sırasında 1 92... numaralı parselin güneyindeki köşe noktasının hatalı tersimat yapıldığı, bu hatanın 2020 yılında yapılan yenileme çalışmalarında düzeltildiği, ilk tesis kadastrosu sonrasındaki tapu alanı ile 22/2-a yenileme çalışmaları sonucunda oluşan yeni alan arasındaki farkın parselin güney kısmındaki noktanın tersimat hatasından ve ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü tekniği yönteminin teknolojik yönden yetersiz olmasından kaynaklandığı, 22/2-a uygulama kadastrosunun doğru olması nedeniyle, uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindeki dava açısından Yargıtay içtihatlarına göre, sınır ihlali-hatası bulunmadığından Kadastro Müdürlüğünün yasal davalı konumunda olduğu ve 22/2-a uygulama kadastrosunun doğru olduğu dikkate alınarak tüm davalılar yönünden davanın esastan reddine, taşınmaza ilişkin bilirkişi raporuna göre ilk tesis kadastrosunun tersimat hatası yapılması nedeniyle hatalı olduğu ve uygulama kadastrosunda hatanın düzeltilerek taşınmazın yüzölçümünün azaldığı, bu kapsamda Yargı içtihatları doğrultusunda 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması sebebiyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacının tapu sicilinin başlangıçta yanlış tutulması sebebiyle taşınmazının daha sonra yüzölçümünün azalmasından kaynaklanan maddi zararının tazminini davalı Hazineden talep edebileceği, uygulama-yenileme kadastrosunun kesinleştiği tarih itibarıyla azalan taşınmaz yüzölçümü açısından mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle taşınmazının yüzölçümü azalan gerçek ve tüzel kişilerin zararının oluşacağı, zararın tazminine ilişkin zararın tespiti için ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümü miktarı ile uygulama kadastrosundaki yüzölçümü miktarı farkının mülkiyetin kaybedildiği, yüzölçümünün azaldığı yani uygulama kadastrosunun kesinleştiği tarih itibarıyla değerinin tespit edilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazdaki ilk tesis Kadastrosu ile uygulama kadastrosu sonrası oluşan 3.060,00 metrekare (773 parsel)- 2.345,17 metrekare (192 /13 parsel) =714,83 metrekare alan azalmasının tapu-uygulama kadastrosu kesinleşme tarihine göre (30.12.2020) değerinin 83.718,74-TL olduğu" gerekçesiyle davacı tarafından davalı Hazine aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 83.718,74 TL maddi tazminatın (talep doğrultusunda) dava tarihi olan 24.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafından Hazine haricindeki diğer davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasında davalıların Devletin tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklı sorumluluğuna ilişkin davalı sıfatının ve sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle Hazine haricindeki davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescile tâbi tutulan dava konusu taşınmazın, sonradan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümlerinin azaldığı, bu hatanın tersimat hatasından ve tesis kadastro sırasındaki teknolojik yetersizlikten kaynaklandığının belirlendiği, eski alan ölçüsüne göre bedel ödeyerek satın alan davacının zararının oluşmasına, tazminat miktarının taşınmazın ceviz bahçesi olarak kullanıldığından gelir metoduna göre değer biçilerek tespit edilmesinde ve davacının terditli olarak talepte bulunmamış olmasına göre takdir edilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı '' gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın dava sırasında tekrarladıkları itirazlarını karşılamadığını ve somut gerçeğe ulaşmadığını ve hakkaniyetli olmadığını, kararın idari başvuru hususunun değerlendirilmesi, taraf ehliyeti, husumet, zamanaşımı, davacının davasını ispatı, inceleme, hukuki nitelendirme ve somut olayın nitelendirilmesi, kanunun uygulanması, tapu kayıtlarının ve idari yazışmaların değerlendirilmesi, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi, taşınmazın değeri, değerinin belirlenme usulü, faiz tarihi, yargılama giderleri, azalma miktarının başka taşınmaz lehine olup olmadığının değerlendirilmesi ve davanın kabulü hususlarında hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5090, K. 2026/4506, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5090-e-2026-4506-k-8dfcce7ee354