Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18188 E. 2026/5487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18188
Karar No
2026/5487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/254 E., 2025/2395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/144 E., 2023/347 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dosya davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı/birleşen dosya davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2011 yılında boşanmasından sonra babasının hak sahipliği sıfatıyla ölüm aylığı almaya başladığını, Kurum tarafından boşanmanın muvazaalı olduğundan bahisle aylığı kesilerek 15.07.20 11... .04.2017 dönemi yersiz ödeme tutarı 7.780,44 TL borç çıkarıldığını, müvekkilinin aylık almak için boşanmadığı ve eski eşi ile birlikte yaşamadığını, müvekkilince Kuruma 13.04.2020 tarihinde yapılan aylığın yeniden bağlanması ve 7.780,44 TL ödemenin iadesine ilişkin işlemin iptali talepli başvurunun reddine ilişkin ve yersiz ödeme tutarının ödenmesini isteyen Kurum işleminin iptali ile 25.04.2017 tarihinden beri ödenmeyen ölüm aylıklarının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya kapsamında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşaması nedeniyle 15.07.2011 tarihinden itibaren aylıklarının kesildiğini, 15.07.2011-25.04.2017 tarihleri arasında 7.780,44 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2124 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı/birleşen dosya davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dosya kapsamında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile eski eşinin birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Ankara 16. İş Mahkemesinde Kurum işleminin iptaline ilişkin açılan 2020/144 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek haksız açılan davanın reddi ile davacı aleyhinde yüzde yirmi kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın tüm talepler yönünden reddine, birleşen 13. İş Mahkemesinin 2020/289 esas sayılı dosyasında birleşen davanın kabulü ile Ankara 8 İcra Müdürlüğünün 2019/2124 E. sayılı takip dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında 1.556,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen dosya davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen dosya davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen re kararının hatalı olup, müvekkilinin eski eşiyle birlikte yaşamadığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu beyan ederek temyiz yasa yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2. fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali istemine ilişkin olup, birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleşen dosya davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18188, K. 2026/5487, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18188-e-2026-5487-k-19f13de71de5