Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/5233 E. 2026/4355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5233
Karar No
2026/4355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/582 E., 2025/729 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/209 E., 2022/544 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından duruşma istemli temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 30.05.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2025 tarihli ikinci ek kararı ile bu kez ek karara yönelik temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen (08.07.2025 tarihli) ek karar davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11/1. maddesi; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır…” şeklinde düzenlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen (30.05.2025 tarihli ilk) ek kararın, davacı vekiline 07.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise davacı vekili tarafından iki haftalık yasal süreden sonra 30.06.2026 tarihinde sunulduğu, işbu kararın davacı vekilinden sonra davacı asıla da tebliğe çıkarılmış olmasının tarafa yeni bir temyiz hakkı vermeyeceği gözetildiğinde, temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.07.2025 tarihli (temyiz başvurusunun süreden reddine ilişkin) ek kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/5233, K. 2026/4355, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-5233-e-2026-4355-k-5a6bf08d9d9d