Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4995 E. 2026/2375 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4995
- Karar No
- 2026/2375
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3034 E., 2024/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2021/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 23.423,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ..., ... ve ...ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından satın alınıp kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazda müvekkili olan davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu taşınmazın bitişiği konumunda olan tarla vasfındaki tapulu araziyi 1999 yılında ... isimli şahıstan hisse şeklinde satın aldığını, davacı tarafın bu araziyi satın almasından önce müvekkillerinin ... isimli şahıs ile kendi aralarında icar sözleşmesi bulunduğunu, müvekkillerinin işbu icar sözleşmesine dayalı olarak araziyi 1998 yılından beri işlemekte olduklarını, davacı tarafın dava konusu taşınmaza hiçbir zaman zilyet olamadığının tüm köy halkınca bilindiğini, davacı tarafın zilyetliğe dair beyanlarının asılsız ve haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, kanuni süre içerisinde yetkili mahkemede açılmadığını, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera, orman ya da 2/B vb. olup olmadığını ileri sürerek, davacı tarafın davasını ispat edemediği takdirde davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "1 02... parselin eskiden beri 777 parsel ile beraber tek parsel olarak ekilip biçildiği ve dosyada incelenen hava fotoğraflarının da bu durumu doğruladığı, 777 parselin eski maliklerince açılarak tarla haline getirildiği ve bu kişilerin de tarlayı davacı ...'a bir bütün olarak sattığı, davacı ... satın alınca bütün olarak kullanmaya başladığı ve devam ettiği, ne var ki şikayet olunca orman ekiplerinin gelip tutanak tuttuğu, mahsulün köy okuluna getirildiği ve ... hakkında ceza davası açılarak mahkumiyet kararı verildiği, mahkeme sebebiyle yer bıraktırılınca bir daha da dava konusu yeri kullanan olmadığının beyanlar ve dosya içeriğinden anlaşıldığı, 1990 yıllarında davalıların kök murisinin dava konusu yeri bir önceki maliklerinden icar sözleşmesiyle bedelli olarak kiraladığı, icar sözleşmesi gereği dava konusu yerin davalıların kök murisine teslim edilerek verildiği, dosyada yer alan Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki karar içeriğine göre de davalı ...'ın dava konusu olmayan 5 53... parselleri kira ile kullandığı, aslında dava konusu yerde davalıların asli zilyetliğinin hiç olmadığı, feri zilyet şeklinde kullanımları olduğu, bu kullanıma bağlı hak talebinin de iyiniyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, dava konusu yerin satın alınmadan sonra son zilyet olarak davacı tarafından kullanıldığı, bu hususun keşifte ve ceza mahkemesi dosyasında alınan beyanlar ile de doğrulandığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 1 02... parsel sayılı taşınmazda davalı gerçek kişiler lehine verilen şerhin iptali ile davacı ... lehine kullanıcı şerhi verilmesine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile ve araştırma yapılmaksızın verildiğini ve hükme esas raporun eksik değerlendirme içerdiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/105 Esas ve 2001/61 Karar sayılı dosyanın imha edildiğine karar verilerek değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, bu dosyada kendileri ile o zamanki taşınmaz zilyetleri arasında icar sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye istinaden taşınmazı kullandıklarının görüleceğini, İlk Derece Mahkemesince deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, eksik incelemeye dayalı olduğunu, kendilerinin son icarcı ve kullanıcı olduklarının sunulan deliler ile sabit olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkarılan dava konusu taşınmazda davacının fiili kullanımının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekili ile Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.