Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4719 E. 2026/3002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4719
- Karar No
- 2026/3002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2037 E., 2024/1176 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/555 E., 2021/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... ve ...adlarına kayıtlı bulunan eski 1064 parsel sayılı, 9.640 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 1 39... parsel sayılı ve 6.713,97 m² yüzölçümlü olarak; ... adına kayıtlı bulunan eski 1065 parsel sayılı 5.000 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 1 39... parsel sayılı ve 4.681,70 m² yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1066 parsel sayılı 5.000 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 1 39... parsel sayılı ve 5.267,24 m² yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1067 parsel sayılı 5.000 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 1 39... parsel sayılı ve 4.870,46 m² yüzölçümlü olarak ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1068 parsel sayılı 5.000 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 1 39... parsel sayılı ve 6.685,55 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 1 39... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalılara ait 1 39... ve 24 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
3. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 1 39... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalılara ait 1 39... , 24... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında rızai taksim bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, kadastro kayıtları, ifraz işlemleri ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen muvafakatnameler birlikte değerlendirildiğinde; tarafların müşterek sınırları yönünden resmi makamlar huzurunda fiili sınırlara muvafakat ettikleri, bu muvafakatnamelere karşı sahtelik iddiası bulunmadığı, fiili kullanım sınırları ile uygulama kadastro sınırlarının örtüştüğü ve davacıların farazi yüzölçümüne dayalı iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ile ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... ile ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında müvekkillerine ait taşınmazların yüzölçümlerinin hatalı biçimde azaltıldığını, buna karşın komşu parsellerin yüzölçümlerinin arttığını, İlk Derece Mahkemesinin muvafakatnameyi ikrar olarak değerlendirerek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkillerin yaşları itibarıyla kadastro işleminin kapsamını tam olarak kavrayamadıkları ve neye onay verdiklerini bilmeksizin söz konusu belgeyi imzaladıklarını ve ayrıca 21.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ile ifraz krokisinin müvekkillerin iddialarını destekler nitelikte olduğunun belgelendiği hâlde bu delillerin gerektiği gibi değerlendirilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak hem asıl dosya hem de birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava sürecinde sarf edilen emeğe karşın İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince "davanın niteliği gereği" gerekçesiyle vekâlet ücretine hükmedilmediğini, oysa 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/3. maddesi uyarınca keşif yapılmış davalarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin zorunlu olduğunu ve davacıların taşınmazı 20-30 yıl önce fiilen bölüp çekişmesiz kullandıktan sonra kadastro tespitine itiraz ederek dava açmasının iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun yapılıp yapılmadığı, buna bağlı olarak uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen muvafakatnamenin hukuki niteliği ile bağlayıcılığı bulunup bulunmadığı ve nispi vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ile ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.