Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3649 E. 2026/1271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3649
- Karar No
- 2026/1271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2176 E., 2024/556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/14 E., 2022/58 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı .. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 78 parsel sayılı 4.555 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 232 03... parsel numarasıyla 4.452,65 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 25 parsel sayılı 406,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 232 03... parsel numarasıyla 461,38 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı .. vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait .. ili .. ilçesi .. Mahallesi eski 78 (yeni 232 03... ) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, bu azalmanın davalıya ait .. ili .. ilçesi .. Mahallesi eski 25 (yeni 232 03... ) parsel sayılı taşınmaz ile ortak sınırının değiştirilmesinden kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazın sınırının ve yüzölçümünün düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, duruşma sırasında alınan beyanında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davacı Hazineye ait 232 03... (eski 78) parsel sayılı taşınmazın sınırlarında tesis kadastro çalışmalarından günümüze kadar geçen süre zarfında herhangi bir değişiklik olmadığı, uygulama kadastrosu sırasında, davalıya ait dava konusu 232 03... parsel (eski 25) ile olan sınırlarının tesis kadastro çalışmaları esnasında zeminde herhangi bir sabit sınır unsuru bulunmamasına rağmen, uygulama kadastrosu sırasındaki fiili zemin durumu dikkate alınarak sabit sınır tipinin sehven yanlış geçirildiği, uygulama çalışmalarında oluşturulan dava konusu 232 03... parselin (eski 78 parsel), diğer dava konusu 232 03... parsel (eski 25 parsel) ile arasındaki sınırın 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli düzeltme krokisine göre düzeltilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 232 03... (eski 25) parsel sayılı taşınmaz ile 232 03... (eski 78) parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline, 18.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 100,02 metrekarelik kısmın davalı 232 03... parselden ifraz edilerek 232 03... parsele eklenmesine, 232 03... (eski 25) parsel sayılı taşınmazın 361,36 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, 232 03... (eski 78) parsel sayılı taşınmazın 4.552,67 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, davacı .. harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı .. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... Mahkemece anılan kök ve ek bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi hükümleri dikkate alınmadan, davalı aleyhine, davacı .. lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde; ayrıca aynı kanun hükmü gereğince, davalıdan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına karar vermek gerekirken, davacı .. harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasında isabet görülmediği..." gerekçesiyle davacı .. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, dava konusu 232 03... (eski 25) parsel sayılı taşınmaz ile 232 03... (eski 78) parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline, 18.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 100,02 metrekarelik kısmın davalı 232 03... parselden ifraz edilerek 232 03... parsele eklenmesine, 232 03... (eski 25) parsel sayılı taşınmazın 361,36 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, 232 03... (eski 78) parsel sayılı taşınmazın 4.552,67 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, davacı Hazinenin harçtan muaf olması ve 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesine göre davalıdan harç tahsili mümkün olmadığından, bu dava nedeniyle taraflardan karar ve ilam harcı tahsiline yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına ve davacı Hazine lehine, davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı .. vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunun eksik araştırmaya dayandığını ve hüküm kurmaya yetecek nitelikte olmadığını, .. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, dilekçesinde yer alan ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 22/2-a işlemi sonrası komşu parsellerde de mevcut kadastral güncellemeler sonrası kaymalar olduğunu, ancak gerekçeli kararda bu durum açıklanmadığı gibi bilirkişi raporlarında da bu hususlardan bahsedilmediğini, kararın hangi hukuki gerekçelere dayandığı belli olmayıp, somut olgulardan uzak olduğunu, hukuki zemine ve bilimsel verilere dayalı olmayan hüküm nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.