Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3448 E. 2026/2378 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3448
- Karar No
- 2026/2378
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/342 E., 2024/528 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/43 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, temyize konu 6 53... parsel sayılı 1.378,89 metrekare ve 1 50... parsel sayılı 1.422,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından beri ...’in kullanımında olduğu" şerhleri yazılarak, 6 53... parsel sayılı taşınmazın meyve bahçesi, 1 50... parsel sayılı taşınmaz ise tarla niteliğinde; 6 54... parsel sayılı 766,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1975 yılından beri ...’ın kullanımında olduğu" şerhleri yazılarak, tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; miras hakkında dayanarak, ... Mahallesi 6 53... , 1 50... ve 6 54... parsel sayılı taşınmazlarda 1/2 oranında adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 6 54... parsel sayılı taşınmazın babasına aitken, ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksim ile oğlu...'ya isabet ettiğini ve ...'dan da kendisinin 2015 yılında satın aldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; ortak murislerinin mirasını taksim ettiklerini, dava konusu 1 50... parsel sayılı taşınmazı kardeşi ...den satın alarak kullanmaya başladığını ve 6 53... parsel sayılı taşınmazın da taksimde kendisine isabet ettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu 1 50... ve 6 54... parsel sayılı taşınmazların tereke malı olmadığı, 6 53... parsel sayılı taşınmazın ise muris ...'ın sağlığından kendisi tarafından kullanıldığı, ölümünden sonra ise geçerli bir taksim yapılmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle, 6 53... parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın kabulüne, "6 53... parsel tamamı 7 hisse kabul edilerek 1 hissesi 58.....56 T.C kimlik Nolu ... oğlu ... tarafından, 6 hissesi 58.....24 T.C kimlik nolu ... oğlu ... tarafından kullanılmaktadır." ibaresinin yazılmasına ve taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "6831 sayılı kanunun 2/b maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." şerhi baki kalmak üzere taşınmazın tespit gibi meyve bahçesi niteliği ve 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1 43... , 1 50... ve 6 54... parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın reddine, kadastro tespitlerindeki tarla nitelikleri ve 2/B vasıfları ile Hazine adına tapuya tescillerine beyanlar hanelerinin aynen bırakılmasına verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ...'in istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 50... , 6 53... ve 6 54... parsel sayılı taşınmazların muristen intikalen gelen taşınmazlar olmasına karşın ... ve ... adına tescil edildiğini, davalı ...'in vermiş olduğu beyanların çelişkili olduğunu, herhangi bir taksim yapılmadığını belirten davalı ... ile davalı ...'nın beyanlarının birbiri ile çeliştiğini, davalıların kötüniyetli olduğunu ve aşamalarda değişen ve birbiri ile çelişen beyanları ile Mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını ve davaya konu taşınmazların muristen intikal eden taşınmazlar olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; Dava konusu 6 53... parselin evveliyattan beri mülkiyetinde olan bir taşınmaz olduğunu, babası ile herhangi bir alakası olmadığını, 1 50... parselde babasının herhangi bir kullanımı olmadığını, babası vefat ettikten 10 sene sonra orayı bahçe haline getirdiğini, davacının dava açtığında ...'den satın aldığı 1 50... parsele dava açtığını düşündüğünü, o nedenle dava konusu edilen yeri ... ...den aldığını söylediğini, ancak keşifte dava açılan yer olan 1 50... parseli ormandan tarla haline getirdiği parsel olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava ve temyize konu 1 50... , 6 53... ve 6 54... parsel sayılı taşınmazların tereke malı olup olmadıkları ve terekenin mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı ve davalı ...'den ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.