Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5728 E. 2026/2436 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5728
- Karar No
- 2026/2436
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/246 E., 2024/53 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Burhaniye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2021/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, asli müdahiller ... vekili, ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 2 37... , 2 38... , 2 39... , 2 40... parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla 48.901,47 m², 9.860,01 m², 10.772,06 m² ve 2.731,22 m² yüzölçümlü olarak hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; aynı çalışma alanında bulunan 2 38... , 2 39... , 2 41... , 2 42... parsel sayılı taşınmazlar ise, sırasıyla 6.648,54 m², 3.161,46 m², 41.644,49 m², 16.267,56 m² yüzölçümlü olarak, çamlık ve hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve tutanağın beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldıklarına ilişkin şerh verilmiştir. 2. Davacı... (.... Belediyesi) temsilcisi dava dilekçesinde; taşınmazların Hazine adına tespit gördüğünü, ancak taşınmazların 06.04.1967 tarihli satış senedi ile köy tarafından satın alındığını, bu nedenle köy tüzel kişiliği adına tespit ve tescil edilmesi gerektiğini belirterek, 2 37... nolu parsel, 2 38... ve 2, 2 39... ve 2, 2 40... , 2 41... ve 2 42... parsellerin kadastro tespitinin iptaline, söz konusu parsellerin ... ilçesi... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 2 38... , 2 39... , 2 40... ve 2 41... parsel sayılı taşınmazların öncesinin orman olduğunu ve bu yerlerin şahıslarca ormandan açılarak kullanıldığını belirterek, dava konusu taşınmazların orman vasfını taşıyan kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. 4. Asli Müdahil ... (... Belediyesi) temsilcisi müdahele dilekçesinde; davacı ... köyü muhtarlığı tarafından Hazine aleyhine yukarıda yazılı bulunan parsellerle ilgili olarak kadastro tespitine itiraz davası açıldığını, dava konusu parsellerin ... köyü hudutları içerisinde olup, köylerinin bu parsellerden bir kısmını mera olarak kullandığını belirterek, bu parsellerin mera olarak sınırlandırılmasını, bir kısım parselin ise 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında olduğunu, bu taşınmazların da zilyetlikleri altında bulunduğunu açıklayarak, zilyet oldukları yönünde şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçelerinde; asıl davanın ve müdahillerin davalarının reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli ve 2007/209 Esas, 2018/18 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu 2 37... , 2 40... , 2 39... , 2 38... parsel sayılı taşınmazların kadimden beridir taşınmazın bulunduğu köy ve çevre köylerce mera olarak hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığı, 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 41... parsel, 2 42... parsel sayılı taşınmazların ise 1968 yılında orman sahası içinde sınırlandırıldığı daha sonra 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, davacının dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların köy senedi ile satın alındığı ve köy tüzel kişiliği adına tescil edilmesini talep ettiği ancak dava konusu taşınmazların tapuya kayıtlı olmadığı ve davacı Köy Tüzel Kişiliğinin aralıksız ve davasız 20 yılı aşan ekonomik amaca uygun zilyetliği olduğuna dair dosya kapsamında mevcut bir delilin bulunmadığının anlaşıldığı, kaldı ki öncesi orman veya mera olan bir yerin hiçbir suretle zilyetlik ile kazanımının olmayacağının Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu, asli müdahil Orman İdaresinin iddiası bakımından ise dava konusu taşınmazların orman olmadığının mahkemece yapılan keşifte anlaşıldığı, asli müdahil ... köyünün dava konusu taşınmazların bir kısmının kadimden beridir mera olarak kullanıldığına ilişkin davası bakımından 2 37... parsel, 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 40... parsel sayılı taşınmazların mahalli bilirkişi beyanları ile ziraat bilirkişisi raporu birlikte değerlendirildiğinde kadimden beridir yörede bulanan halk tarafından hayvan otlatmak amacıyla kullanılagelmesi sebebiyle mera olduğu vicdani kanaatine varıldığı ve 2/B statüsündeki taşınmazlara zilyetik şerhi verilmesi talebi yönünden 2/B statüsündeki 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 41... parsel, 2 42... parsel sayılı taşınmazların zilyetlik şerhi verilebilmesi için ekonomik amaca uygun kullanım arandığı ve bu taşınmazların yanlızca ... köyünün kullanımında olmadığı yörede bulunan diğer komşu köylerce de kullanıldığının keşfen belirlendiği" gerekçesiyle, ...köyü tarafından açılan davanın reddine, asli müdahil ... tarafından açılan davanın reddine, asli müdahil ... köyü tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; 2 37... , 2 38... , 2 39... , 2 40... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline taşınmazların mera vasfı ile sınırlandırılmalarına ve özel sicillerine yazılmalarına; aynı yer 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 41... parsel, 2 42... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı" gerekçesiyle müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine, davacı ...köyünün (...Belediyesinin) istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazların tümünün köy ahalisi tarafından hayvan otlatmada kullanılan yaylak alanı olduğu bu nedenle gerçek yada tüzel kişilerce zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olmadığı, Orman İdaresince orman olduğu iddia edilen parsellerden 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 40... parsel ve 2 41... parselin içerisindeki orman alanlarının 3,0 hektardan küçük olduğu ve üzerlerinde en az 2 kapalılıkta (%40 üzeri) orman ağaçları bulunmadığından fiili orman tanımına uymadığı ve bu haliyle Orman Genel Müdürlüğü'nce tahsisi talep edilecek ve dava açılacak yerlerden olmadığı, dava konusu yerlerde ekim-dikim gibi tarımsal faaliyet yapılmadığı, otlak olarak kullanıldığı yönünde rapor ibraz edildiği, bilirkişi heyetinin raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, buna göre yapılan kadastro çalışmasının hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davacıların ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı reddine, 2 37... , 2 38... ve 2, 2 39... ve 2, 2 40... , 2 41... ve 2 42... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, bahsi geçen taşınmazların yaylak vasfıyla sınırlandırılarak, özel sicillerine yazılmalarına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, asli müdahiller ... vekili, ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve hatalı raporlara dayanılarak karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; toplanan deliller ışığında davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında, orman sınırları dışında ve hali arazi vasfında taşınmazlar olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olup olmadığı ve davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin, asli müdahiller ... vekilinin, ... vekilinin tüm ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; dava konusu 2 38... , 2 39... , 2 41... ve 2 42... parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartıldıkları ve mezkur kadastro çalışması sırasında çamlık ve hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit edildikleri anlaşılmaktadır. Davacı... (...) dava konusu taşınmazların tamamını noter senendi ile satın aldıklarını ve lehlerine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleştiğini belirterek, tespitin iptalini ve taşınmazların köy adına tescilini talep etmiş; asli müdahil ... vekili, 2 38... , 2 39... , 2 40... ve 2 41... parsel sayılı taşınmazların orman sayılan kısımlarının orman vasfı ile tescili istemiyle, asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği (...) ise, dava konusu taşınmazların bir kısmının köylerine ait mera olduğu bir kısmının ise, köylerinin kullanımında olduğunu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışarısına çıkartılan arazisi niteliğinde olduğunu belirterek davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ilk olarak, davacı ...köyünün ve asli müdahil Orman İdaresinin davalarının reddinde, ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 37... , 2 38... , 2 39... ve 2 40... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılmalarına ve özel sicillerine yazılmalarına; aynı yer 2 38... , 2 39... , 2 41... ve 2 42... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş ve bu karar, davacı ... vekili, asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğinden bahisle kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı, asli müdahil ... vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmediğinden, adı geçen Belediye yönünden kesinleşmiştir. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2 38... , 2 39... , 2 41... ve 2 42... parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava ve müdahale taleplerinin reddine karar verildiğinden parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kadastro tespitlerinin iptaline, yaylak vasfıyla sınırlandırılmalarına ve özel sicillerine yazılmalarına karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekili, asli müdahiller ... vekili, ... vekilinin tüm ve davalı Hazine vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı "2- ...Mahallesi 2 37... parsel, 2 38... ve 2 parseller, 2 39... ve 2 parseller, 2 40... parsel 2 41... parsel ve 2 42... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline" bendinin ve (3) numaralı "3-Çekişmeli ...Mahallesi 2 37... parsel, 2 38... ve 2 parseller, 2 39... ve 2 parseller, 2 40... parsel 2 41... parsel ve 2 42... parsel sayılı taşınmazların yaylak vasfıyla sınırlandırılmalarına ve özel sicillerine yazılmalarına" bendinin hükümden çıkartılmasına ve yerine, (2) numaralı bent olarak "2-Çekişmeli ...Mahallesi 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 41... parsel, 2 42... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline ve 2 37... parsel, 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 40... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline" ve (3) numaraları bent olarak "3- ...Mahallesi 2 37... parsel, 2 38... parsel, 2 39... parsel, 2 40... parsel sayılı taşınmazların yaylak vasfıyla sınırlandırılmalarına ve özel sicillerine yazılmalarına" kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.