Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1053 E. 2026/2575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1053
Karar No
2026/2575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/9 E., 2023/77 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 03... , 2 86... , 2 90... , 26... , 3 00... , 3 03... , 3 04... , 3 14... , 3 22... , 3 28... , 3 82... , 4 07... ve 136 parsel sayılı ve sırasıyla 7.462,35 m², 4.753,58 m², 1.614,16 m², 793,37 m², 5.761,83 m², 3.070,52 m², 1.855,25 m², 434,33 m², 299,17 m², 12.430,75 m², 7.573,94 m², 770,18 m², 3.226,42 m² ve 639,80 m² yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, bilahere yapılan itirazlar kadastro komisyonu tarafından reddedilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; kadastro tespiti sonucu 3 22... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, taşınmazın tamamının ... oğlu ...'a ait olduğunu ve ... mirasçıları adına tespit ve tescili gerektiğini, 3 04... , 3 14... , 4 07... , 136, 3 82... , 2 86... , 1 03... , 2 90... , 26... , 3 00... ve 3 03... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yapılan tespitlerinde hatalı olduğunu, taşınmazların ... kızı ...a ait olduğunu belirterek, bu taşınmazların ... mirasçıları adına tespit ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... 12.05.2021 tarihli beyan dilekçesinde; miras bırakan babasının sağlığında tüm taşınmazlarını kız erkek ayırt edilmeksizin taksim ederek ... Köy Muhtarlığınca tasdikli 30.12.1972 tarihli senet ile paylaştırdığını, taksim tarihinden bu yana taşınmazın kendisinin zilyetliğinde

olduğunu, davacılara ait olan hiç bir taşınmaza müdahalesinin olmadığını ve davanın haksız olduğunu belirterek, reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2012/95 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile "dava konusu 3 22... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazların ... tarafından başkalarından satın alındığı ve öncelerinde ... ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, 3 22... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile 3 22... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir. Davacılar tarafından, dava konusu 3 04... , 3 14... , 4 07... , 136, 3 82... , 2 86... , 1 03... , 2 90... , 26, 94, 3 00... ve 3 03... parsel sayılı taşınmazların ...a ait olduğu ve bu durumu ispata yarayan senet ve belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğu belirtilmiş ancak belirtilen belge ve senetlerin keşif mahallinde uygulanması sonucunda dava konusu bu taşınmazların öncesinde ...a ait olduğu hususunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu bu parsellerin önceleri ... oğlu ... tarafından, ölümünden sonrada ...'ın mirasçıları tarafından kadastro tespiti yapılıncaya kadar 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığı mahalli ve tespit bilirkişileri anlatımları ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. ... tarafından kime, neresinin paylaşım sonucu verildiğinin belli olmadığı ve geçerli bir taksimin yapılmadığı anlaşılmakla, dava konusu 3 04... , 3 14... , 4 07... , 136, 3 82... , 2 86... , 1 03... , 2 90... , 26, 94, 3 00... ve 3 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarında belirtildiği gibi ... oğlu ... mirasçıları adına veraseten iştirak halinde tespit gibi tesciline karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 3 22... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tespit tutanaklarının iptal ile ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 3 04... , 3 14... , 4 07... ve 136, 3 82... , 2 86... , 1 03... , 2 90... , 26... , 3 00... ve 3 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit ve komisyon tutanaklarında olduğu üzere tespit gibi tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 23.10.2014 havale tarihli dilekçesinde 1 03... parsel üzerindeki ve krokide (A) harfi ile gösterilen iki katlı kargir evin ve (D) harfi ile gösterilen ahırın ... oğlu ...'a ait olduğunun, (B) harfi ile gösterilen merek ve (C) harfi ile gösterilen ahşap tek katlı evin ... oğlu ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 3 00... parsel üzerindeki ve krokide (A) harfi ile gösterilen iki katlı kargir evin ve (B) harfi ile gösterilen deponun ... oğlu ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 3 22... parsel üzerindeki kargir tek katlı evin ... oğlu ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 3 28... parsel üzerindeki ve krokide (A) harfi ile gösterilen tek katlı evin ... oğlu ...'a ait olduğunun, (B) harfi ile gösterilen tek katlı evin ... oğlu ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 2 86... parsel üzerindeki ve krokide (A) harfi ile gösterilen iki katlı kargir evin ... oğlu ...'a ait olduğunun, (B) harfi ile gösterilen iki katlı kargir evin ve (C) harfi ile gösterilen mereğin ... oğlu ...'a ait olduğunun ve (D) harfi ile gösterilen tek katlı evin ... oğlu ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2016/7660 Esas, 2019/5811 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince, 16.12.2015 tarihli kısa kararda davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine, 3 22... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 03... , 2 86... , 2 90... , 26... , 3 00... ve 13, 3 04... , 3 14... , 3 82... ve 4 07... ve 136 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Kısa kararın gerekçeli karara aykırı olması, mahkemelere olan güveni zedeleyeceği gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298/2. maddesine de aykırılık oluşturmaktadır. Bu durum; 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma nedeni olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğü" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların anlatımları ve dosya kapsamından dava konusu 3 22... parsel sayılı taşınmazın ... tarafından başkalarından satın alındığı, muris ... sağlığında bu taşınmaz üzerine kendisine ait ev inşa ettiği ve öncelerinde ... ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığı, dava konusu 3 28... parselin ise muris ... tarafından satın alındığı sağlığında bizzat kullandığı, üzerine kendisine ait ev inşa ettiği, oğlu ...'in söz konusu taşınmazda müstakil herhangi bir hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, 3 22... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanaklarının iptali ile 3 22... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir. Davacılar tarafından, dava konusu 3 04... , 3 14... , 4 07... ve 136, 3 82... , 2 86... , 1 03... , 2 90... , 26... , 3 00... ve 3 03... parsel sayılı taşınmazların ...a ait olduğu ve bu durumu ispata yarayan senet ve belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğu belirtilmiş, belirtilen belge ve senetlerin keşif mahallinde uygulanması sonucunda dava konusu 4 07... ve 136, 2 90... , 3 00... , 3 03... ve 3 04... parsel bu parsellerin evveliyatının muris ...a dayandığı, ... ile eşi ...'nin amca çocukları olmaları nedeniyle kendilerine murislerinden intikal eden taşınmazların birbirlerine yakın mevkilerde bulunduğu, ...'nin eşi ...'e babasından gelen yerlerin 3. kişiler tarafından kullanılmasına müsaade etmeyip ...'e ait taşınmazların bakımı ve kullanımıyla bizzat ilgilendiği, ...'in ölümünden sonra taşınmazları kullanmaya devam ettiği bununla birlikte ...'nin 2. bir evlilik gerçekleştirdiği, murislerin vefatından sonra murislerden intikalen gelen yerlerin kullanımının ...'nin erkek çocukları, ... ve ...e geçtiği, fakat dava konusu 4 07... ve 136, 2 90... , 3 00... , 3 03... ve 3 04... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ... mirasçılarının miras payının bulunduğu, mirasçıların kendi aralarında usulüne uygun bir taksim yapmadığı, haricindeki kimselerin miras payının bulunmadığı kanaatine varıldığından bu parseller bakımından davacıların davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava konusu 3 21... parsel, 2 86... parsel, 2 90... , 2 90... , 3 14... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların ise evveliyatının muris ...'a dayandığı, taşınmazların önceleri ... oğlu ... tarafından, ölümünden sonrada ...'ın mirasçıları tarafından kadastro tespiti yapılıncaya kadar 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığı mahalli ve tespit bilirkişileri anlatımları ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. ... tarafından kime, neresinin paylaşım sonucu verildiğinin belli olmadığı ve geçerli bir taksimin yapılmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 3 22... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 3 21... , 2 86... , 2 90... , 2 90... , 3 14... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit ve komisyon tutanaklarında olduğu üzere tespit gibi tapuya tesciline, 4 07... ve 136, 2 90... , 3 00... , 3 03... ve 3 04... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 22.03.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 3 00... parsel üzerindeki ve krokide (A) harfi ile gösterilen iki katlı kargir evin ve (B) harfi ile gösterilen deponun ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 3 22... parsel üzerindeki kargir tek katlı evin ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi 15.09.2023 tarihli ek kararı ile "dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda Mahkememizin 10.05.2023 tarihli ve 2020/9 Esas, 2023/77 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 3. maddesinde ''3- Dava konusu Giresun ili Espiye ilçesi .... beldesi 3 21... , 2 86... , 2 90... , 2 90... , 3 14... , 1 03... ve 3 28... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit ve komisyon tutanaklarında olduğu üzere tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline yazılmasına, kararın bu şekilde düzeltilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahalli bilirkişilerin beyanlarında dava konusu taşınmazların en eskiden ...’ın babasına ait iken daha sonra ...’a kaldığını, ... ile ...’ın evlendiğini, daha sonra ...’ın 1957 yılında vefat ettiğini ve ...’dan intikal eden taşınmazların ...’ın oğulları tarafından kullanıldığını, 3 22... ve 3 28... parsel dışındaki taşınmazların ... ve ...’dan kaldığını ve 1972 yılında ...’ın oğullarına paylaştırdığını beyan ettiklerini, Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/91 Esas ve 2012/690 Karar sayılı kararıyla ...’ın ölüm tarihi 1952 iken düzeltilerek 1957 olarak tescil edildiğini, anılan dava dosyasından; eldeki dosyamıza 04.07.2012 havale tarihi ile sunulan, ...’ın taşınmazlarını 10.04.1956 tarihinde oğlu olan ...’a hibe ettiğine dair ... ve ... ...’ın tanıklık ettiği senedin geçersiz kılınmak üzere kötü niyetli olarak ...’ın ölüm tarihinin 1952 olarak kaydedildiğinin anlaşıldığını, kök Muris ... bu yolla ...’ın tüm taşınmazlarını kendi zilliyet ve tasarrufuna geçirmeye çalıştığını, ancak nüfus düzeltim davasının kabul edildiğini ve ...’ın, senedi 1956 tarihinde düzenlediği ve 1957 yılında vefat ettiğinin anlaşıldığını, İlk Derece Mahkemesi kararında bu hususun tartışılmadığını, bahse konu senedin geçerliliği kabul edildiği takdirde ...’dan kalan tüm taşınmazların oğlu olan ...’ın mirasçısı olan davacılara intikal etmiş olacağının bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, 04.07.2012 havale tarihi ile sunulan, ...’ın taşınmazlarını 10.04.1956 tarihinde oğlu olan ...’a hibe ettiğine dair ... ve ... ...’ın tanıklık ettiği senet incelendiğinde ‘küçüklüağnak ve küçüklüburun mevkilerini’ kapsadığı ve bu mevkilerde bulunan taşınmazların dava konusu edilen 3 00... , 2 90... , 4 07... ve 4 07... parsellere isabet ettiği mahalli bilirkişi beyanları ve fen bilirkişisi raporuyla anlaşıldığını, İlk Derece Mahkemesince yapılan 18.11.2022 tarihli keşifte; ... 2 90... ve 94, 3 82... , 4 07... ve 136, 3 03... ve 3 04... sayılı parsellerin ...dan geldiğini, mahalli bilirkişi ... 2 90... , 3 00... , 3 03... , 3 04... ve 4 07... ve 136 parsel sayılı taşınmazların ...dan geldiğini, mahalli bilirkişi ... ise bozma öncesinde tespit bilirkişi olarak verdiği ifadesinin aksine taşınmazların ...dan geldiğine dair bilgisi olmadığını beyan ettiğini, fen bilirkişisi raporunda yalnızca 4 07... ve 15 parsel sayılı taşınmazların ... adına olan senede uyduğunun açıklandığını, dava konusu edilen 3 00... , 2 90... , 4 07... ve 4 07... parsellere isabet ettiği bozma öncesi alınan mahalli bilirkişi beyanları ve fen bilirkişisi raporundan anlaşıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin bozma kararında bahsi geçen eksiklikleri tamamlayıp ilk hükümden bağımsız yeni bir hüküm kurduğunu İlk Derece Mahkemesince çelişkili gerekçe ile aleyhine karar vermiş olduğunu, dosya kapsamında yer alan 1972 tarihli hibe senedi, mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını, kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, ...'in mirasçılarına pay verildiği ancak ... ve ...'nin mirasçılarına hiç pay verilmemesinin mirasçılık belgesine ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, ayrıca mahalli bilirkişilerin kadastro tespitine kadar taraflar arasında taksim ve kullanıma yönelik hiçbir niza ve anlaşmazlığın bulunmadığını beyan ettiklerini, kadastro tespiti yapılıncaya kadar 40 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olarak kullanım karşısında hükmünü yitiren eski tapu senet vs. belgelerin dikkate alınmaması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi kararında bulunmayan son kararında ilk kez yer alan 4 numaralı hüküm fıkrasının delillere göre değil yoruma göre tespit edildiğini, bu hüküm fıkrasının da miras payı açısından tümüyle ... mirasçılarına verilerek hukuka aykırı hale geldiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Dava konusu 2 90... ve 3 14... parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava konusu 2 90... ve 4 07... parsellere yönelik davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; davacının bu taşınmazların murisi ...'ten intikal ettiğini beyan ettiğine ve İlk Derece Mahkemesince de bu kapsamda hüküm kurulduğuna göre davacının bu taşınmazlar yönüyle temyiz talebinde bulunmasında hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Dava konusu 2 90... ve 4 07... parsellere yönelik davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamı ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında davacıların, taşınmazların ...dan intikal ettiği hususunu ispat edememeleri karşısında bu taşınmazların kök muris ...'den intikal ettiği ve ...'nin tüm mirasçıları adına tespit ve tescili gerekirken, İlk Derece Mahkemesince taşınmazların ...dan intikal ettiği kabul edilerek, ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş olması doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılardan ...'ın temyiz isteminde bulunması karşısında durumun davanın diğer tarafları yönünden usuli kazanılmış hak oluşturacağı hususu da dikkate alınarak temyiz isteminde bulunan ...'ın bu taşınmazlar yönüyle temyiz itirazının kabulü ile taşınmazların miras payı oranında adına tescili gerekmektedir. 4. Dava konusu 1 03... , 2 86... , 2 90... , 3 00... , 3 03... , 3 04... , 3 22... parsel, 3 28... ve 4 07... parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde gelince; tarafların murisi ... tarafından düzenlenmiş olunan 30.12.1972 tarihli arazi bağış mukavalenamesi başlıklı hibe senedinde yer alan taşınmazların mahalli bilirkişilerin müşterek beyanları ve yer göstermeleriyle yapılan uygulaması neticesinde dava konusu edilen taşınmazlardan 1 03... , 2 86... , 2 90... , 3 00... , 3 03... , 3 04... , 3 22... , 3 28... , 3 82... ve 4 07... parsel sayılı taşınmazları kapsadığı ve anılan satış senedi ile taşınmazların muris tarafından sağlığında oğulları davacılardan ..., davalılardan ... ve ...'e bırakıldığına, senedin sahteliğine yönelik bir iddiada da bulunulmadığına göre murisin sağlığında yaptığı hibe senedinde yer alan taşınmazların oğulları... ve ... adına tespiti gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgı değerlendirme sonucu anılan taşınmazlardan 3 22... parselin ... mirasçılarına, 1 03... , 2 86... , 2 90... , 3 00... , 3 03... , 3 04... , 3 28... ve 4 07... parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi ...'ın mirasçıları adına tescili doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılardan ... ve davalılardan ...'ın temyiz isteminde bulunması karşısında durumun davanın diğer tarafları yönünden usuli kazanılmış hak oluşturacağı hususu da dikkate alınarak, temyiz isteminde bulunan davacı ... ve davalılardan ...'in miras payları (1/3'er hisse) oranında taşınmazların adlarına tesciline, kalan payın (1/3) ise tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekmekte olup, İlk Derece Mahkemesince bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi 3 82... parsel sayılı taşınmazın taraflarca dava konusu edilmesine rağmen 3 82... parsel hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması ile taraflarca dava konusu edilmeyen 3 21... parsel yönüyle hüküm kurulması da doğru olmamıştır. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... vekili ile davalı ...'ın dava konusu 2 90... ve 3 14... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca 2 90... ve 3 14... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, 2 90... ve 4 07... parsellere yönelik davacı ...'ın temyiz talebinde bulunmasında hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin REDDİNE, Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, 2 90... ve 4 07... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... vekili ile davalı ...'ın dava konusu 1 03... , 2 86... , 2 90... , 3 00... , 3 03... , 3 04... , 3 22... parsel, 3 28... ve 4 07... parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1053, K. 2026/2575, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1053-e-2026-2575-k-cba8255ec5b0