Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/826 E. 2026/3546 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/826
Karar No
2026/3546
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı borçlunun borca itiraz ve şikayet nedenlerini ileri sürerek icra mahkemesine yaptığı başvuru üzerine İlk Derece Mahkemesince, istemin süresinde olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.04.2010 gün ve 2010/11-195 E. 238 K. sayılı usulden bozmayı kapsayan ilamının gerekçesinde de vurgulandığı üzere, "Yasa'nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.". Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hakimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında, İlk Derece Mahkemesinin süre nedeniyle usulden ret kararının hatalı olduğu ve başvurunun esastan reddi gerektiğine işaret edildikten sonra, istinaf isteyenin borçlu olması sebebiyle usulden ret kararının daha lehine olduğu değerlendirilerek usulden ret kararının ayakta tutulduğu belirtilmiş ise de; borçlunun istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, hüküm kısmının, “ esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine” başlıklı (B) bendinde şikayetin reddine hükmedildiği görülmekle, kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde çelişki oluşturulması HMK'nın 298/2. maddesine aykırı ve başlı başına bozma sebebi olup, anılan çelişki giderilmek suretiyle yeniden hüküm tesisi için kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan; şikayete konu takip dosyasının Kandıra İcra Müdürlüğünün 2022/342 E. sayılı dosyası olduğu görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesi kararında dosya numarasının 2022/322 E. olarak yazılması doğru bulunmamış ise de, gerekçede yazılı takip dosyası içeriği şikayete konu takip ile uyumlu olduğundan, söz konusu yanlışlığın maddi hataya müstenit olduğu kabul edilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. SONUÇ : Yukarıda izah edilen sebeplerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 08.12.2025 tarih ve 2025/772 E. - 2025/1346 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, bozma nedenine göre borçlunun esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/826, K. 2026/3546, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-826-e-2026-3546-k-fa08192e59be